sozbizde.com
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
sozbizde.com
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana sayfa YAZARLAR

SARI HAKİM VE MÜDİRE…

Ali Dizdar Ekleyen Ali Dizdar
Eylül 12, 2024
in YAZARLAR
0
SARI HAKİM VE MÜDİRE…
0
Paylaş
3
Gösterim
Share on FacebookShare on Twitter

(Kısım-1)

1919 Nisan ayı ortalarında işgal kuvvetleriyle mücadele etmek üzere Kuvayi Milliye Kuşadası örgütü Mahmut Esat BOZKURT ve Şükrü SARAÇOĞLU tarafından kurulur. Başta Demirci Mehmet Efe olmak üzere yerel milislerle beraber işgalci Yunan kuvvetlerine baskınlar düzenleyip kayıplar verdirerek bölgeye sokmazlar. 23 Nisan 1920 ‘de Ankara Hükümeti Meclisinin açılması ile beraber Mahmut Esat BOZKURT ve Şükrü SARAÇOĞLU milletvekili olarak seçilir ve Ankara’ya giderler. Bu aşamada Kuvayı Milliye örgütleri bir yandan düşmanla çatışırken, bir yandan da Ankara hükümetine ekonomik destek çıkmak için düzenli mali yardım görevini de üstlenirler.

Mahmut ERGENE Kastamonu Muallim Mektebi’nden 8 yıllık öğretim veren Numune Mektebi öğretmeni olarak mezun olmuş ve Söke-Ortaklar Numune Mektebinde öğretmenlik yaparken 1918 de mektebinin yanması üzerine boşta kalır. Yeniden atanması yapılmadığından ve öğretmenlerin orduya alınmadığından Kuşadası Belediyesi hesap işlerinde iş bulup çalışmaya başlamıştır. Belediyedeki görevi yanı sıra muhasip üye olarak da Kuvayi Milliye Kuşadası örgütünde mücadeleye katılmıştır.

1919-20 yılları arasında Yunan ve İtalyan kuvvetleri Kuşadası’nı işgal etmek için birbirleri ile savaşırken İngilizlerin araya girip tarafları yatıştırması sonunda Kuşadası’nı 12 Temmuz 1920 de İtalyanlar işgal eder. İtalyan işgal komutanı, bölgede örgütlenmiş Kuvayi Milliye’den şeklen rahatsız olsa da kendisinin bizzat yaşadığı bazı tecrübelerle yurt savunmasında olan Türklere karşı çıkamayacağını kısa zamanda öğrenmiştir. Tarihi olarak da İtalyanlar Yunanlılardan hoşlanmadıklarından, Kuvayı Milliye’nin örgütlenip silahlanmasına göz yummuş hatta el altından yardım da etmiştir.

İstiklal savaşı sonlarına doğru İtalyanlar Antalya’dan başlamak üzere Anadolu’daki kuvvetlerini çekmeye karar verirler ve işgal ettikleri Türk topraklarını tahliyeye başlarlar. İtalyanların boşalttıkları bazı bölgeleri Yunanlılar işgale başlar ve 26 Nisan 1922 günü İtalyanların tahliye ettikleri Kuşadası’nı işgal ederler.

O sıralarda Kuşadası Belediyesi hesap işlerinde çalışmakta olan Mahmut ERGENE aynı zamanda Kuvayi Milliye muhasip üyesidir ve herkesçe bilinmektedir. Yunanlıların Kuşadası’nı işgalinden önce İtalyan garnizon komutanı 30 yaşlarındaki Kuvayi Milliyeci Mahmut ERGENE’yi ikaz ederek Kuşadası’ndan İtalyan ticaret gemisiyle ayrılmasını sağlar.

O zamanlar İtalyan hakimiyeti altındaki 12 adalar ve Osmanlı kıyı kentleri arasındaki ticareti İtalyan gemileri sürdürmektedir. İstanbul’dan İskenderun’a kadar kıyı kentleri arasında mal değiş tokuşlarıyla ticaret yaparak devamlı sefer yapan İtalyan ticaret gemisi o sıra Kuşadası’na uğramıştır. Gemiye binen Mahmut ERGENE hamile eşi Hanife ve 3 yaşındaki kızı ile Muğla Kuvayi Milliye’ye katılmak üzere Kuşadası’ndan ayrılırlar. Gemi Bodrum Yalıkavak açıklarından geçerken Mahmut Ergene’nin hamile eşi Hanife Hanım sancılanır, doğum korkusuna mecburen Yalıkavak’ta inerler.

ERGENE ailesi Yalıkavak sahilde ne yapacaklarını bilemez bir halde bir başlarına kalırlar. Yalıkavak’taki köylüler görür, hâl hatır sorar yardımcı olup misafir ederler. Tanışma faslında Mahmut Bey’e ne iş yaptığını sorarlar. Mahmut Bey de “ben öğretmenim” der. Yalıkavak DİRMİL köyünde okul vardır ancak öğretmeni yoktur. Köylüler altın bulmuş gibi sevinirler. Mahmut Bey’i katıra bindirip Bodrum’a kaymakama getirirler. (Dirmil Köyü ismi günümüzde GÖKÇEBEL olarak değiştirilmiştir)

Kaymakam’a “Biz bir öğretmen bulduk bize bu öğretmeni memur et” ricasında bulunurlar. Kaymakam da kabul eder ve Mahmut ERGENE tahmini 1 yıl DİRMİL’de öğretmenlik yapar.

Mahmut ERGENE’nin Bodrum’da ilk oğlu doğar bir süre sonra Bodrum’dan Muğla Kuvayi Milliye’ye katılan Mahmut Bey, oradan da eşinin memleketi Seferihisar’da görevlendirilir. Seferihisar’da 1925 yılında bir oğlu daha olur, Mehmet Samim doğar.

Mehmet Samim ERGENE 1946-47 dönemi İstanbul Hukuk fakültesinden mezun olur. 1947 yılının mayıs ayında okuldan mezun olurken babasını Mahmut ERGENE’yi kaybeder. Mehmet Samim ERGENE’ye babası ölümünden önce “bir fırsatını bul ve git Bodrum’da hakimlik yap” diye vasiyet etmiştir.

Mehmet Samim ERGENE Erzurum’daki askerlik hizmetinden sonra ilk görev yeri Denizli Stajyer Hakimliği’ne atanır. 1961 yılına kadar Denizli’nin Buldan, Babadağ ve Denizli merkezde hakimlik yapar. 1961 yılında yeni anayasa ile oluşturulan Yüksek Hakimler Kuruluna çağrılır. Başarılı sicilinden dolayı kendisine hangi şehirde hakimlik yapmak istediğini sorarlar. Mehmet Samim ERGENE Bodrum’u ister. Onun bu isteği garip karşılanır. İstediği büyük şehirlerden birini seçme imkânı varken sürgün olmayı ister gibi bu seçiminin nedeni sorulduğundan “Babama sözüm var onu yerine getiriyorum” der ve Annesi Hanife Hanım’ı da yanına alıp uzun ve sıkıntılı bir yolculukla Denizli’den 1961 yılında Bodrum’a gelir. Sarı saçlı ve mavi gözlü olması nedeniyle Bodrumlunun “SARI HAKİM” namıyla andığı Mehmet Samim ERGENE halkının takdirini ve saygısını kazandığı Bodrum’da uzun yıllar hakimlik yapar.

                                                                              *****

Sivas’ın merkezinde Zincirli Minare bölgesinin ağası olan eşi vefat eden “İHRAMCIZADE”lerden Fatma YILMAZYAVUZ, 3 oğlu ile 36 odalı bir konakta yaşamaktadır. Eşinin mülklerinin tek varisi bir HANIMAĞA. Kira ve gelirleri toplamaya atıyla tek başına çıkan geceleri tüfeğiyle mezarlıklarda yatan korkusuz, güçlü, fakire fukaraya yardım eden hayırsever bir kadın. Ancak üç oğlu da talihsiz olaylar sonucu vefat eder. Mülklerini devredeceği bir varisi kalmayınca evlenip çocuk yapması gerekir. Ancak mülklerin dışarıdan birilerinin eline geçmemesi için aile içinden bekar erkek 15 yaşındaki Naşit Bey ile evlenir ya da uygun görülür. Naşit Bey okumakta olduğundan Mülklerinin idaresi Fatma Hanım’dadır. Fatma Hanım, Naşit Bey’le evliliğinde 11 doğum yapar ve bu doğan çocuklardan sadece 3’ü yaşar. Bunlardan biri de 11 Şubat 1932’de doğan kız çocukları SAADET’tir.

Neredeyse pamuklar içinde büyütülen Saadet İlk okuldan henüz mezun olduğu yıl 11 yaşında annesini Fatma Hanım’ı kaybeder. Baba Naşit 1 yıl sonra yeniden evlenip memur olarak Millî Savunma Bakanlığı’nda görevli olarak Ankara’ya tayin olur ve taşınırlar.

Ankara’da yaşamını ev kızı olarak dikiş nakışla uğraşarak geçirmekte olan Saadet bir gün komşularının tıpta okuyan kızlarını övmesi sonucu, aşağılandığını düşünüp çok içerler. Üzüntüsü günlerce sürer. Kızının üzülmesine dayanamayan babasının “okumak ister misin” teklifini kabul ederek dershaneye gitmeye başlar. İngilizce için özel öğretmen tutularak dersler alır ve bir yılda ortaokul 1. 2. 3. Sınıf sınavlarını başarıyla verip 22 yaşında orta okuldan mezun olur. Tahsil hayatı başlamıştır. Hayalinde doktor olmak vardır ancak ağabeyleri “doktorluk eğitimi çok uzun sürer senin yaşın çok ileri, bir an önce meslek edinmen için öğretmen ol” diyerek öğretmen okulunu seçmesine ısrar ederler. Erkek egemen toplumda kabule mecbur kalır ve yaşı ileri olması nedeniyle o zamanın kuralları gereği okula kayıt yaş sınırına erişmesi için yaşı 5 yıl küçültülür. Ankara Zübeyde Hanım Kız Meslek Lisesi’ne kayıt yaptırılır. Saadet Hanım okulundan 1. dereceyle mezun olur ve Ankara Kız Teknik Yüksek Öğretmen Okulu’nun sınavını birincilikle kazanır ve yüksek okuldan birincilikle mezun olur.

İlk görevi 18 ay stajyer öğretmenliktir. Görev yeri kura çekiminde BODRUM’u çeker. Kararnameyi imzalamaya gittiğinde, görev yerini Bodrum’u isteyen biriyle değiştirmeye çalışan görevlilerle sen BURDUR’u çektin derler. Ancak görevlilerle girdiği mücadele sonucu kurada çektiği Bodrum’u geri alır. Ve mesleğe adım attığı Milli Eğitimle ilk mücadelesini vermiştir. Bu mücadeleyi hem kayırılmaya karşı hem de büyük dayısından dinlediği Bodrum’a olan merakı ve gidip görmek isteği nedeniyle vermiş ve kazanmıştır.

Saadet Hanım’ın büyük dayısı Macit SUNER Medine hakimliğinden sonra 1890’larda Bodrum’da savcı olarak görev yapmış daha sonra 1919 Sivas kongresine Saruhanlı delegesi olarak katılmış sonrasında da Atatürk’ün Emri ile 1932’ye Kadar İstiklal mahkemelerinde ağır ceza reisliği yapmış bir hukukçu idi. Yeğenine Bodrum da geçen dönemini sürgün yeri olmasına rağmen çok severek geçirdiğini anlatarak fırsat bulduğunda bir gün gidip görmesini tavsiye etmişti. Ayrıca dedesinin kuzeni olan, İsmail Hakkı TOPRAK, Bodrum’da bizim Kışla olarak adlandırdığımız mevkideki askeri birlikte askerlik yapmıştı. (İkinci Dünya savaşı sonrası buradaki birlik kaldırılmıştır.)

Böylelikle her iki yönden Bodrum hakkında çok övgü ile bahsedilen hikayeler dinlediğinden kurada çektiği Bodrum’u görmesinin engellenmesine izin vermez ve Onu yalnız başına bırakmayan babası Naşit Bey ve cici annesi Arife Hanım ile birlikte 1961 yılında Bodrum’a gelip yerleşirler. Baba Naşit Bey kızı Saadet’e “bak kızım 18 ay stajyerlik görevin biter bitmez Ankara’ya geri döneceğiz senin paraya ihtiyacın yok” diyerek söz almıştır.

1960 yılında inşası biterek öğretime başlayan Kumbahçe Mahallesi’ndeki iki katlı Bodrum Atatürk İlkokulu’nun alt katındaki henüz dolmayan boş sınıflar sürekli mekân değiştirerek Bodrumlu kızlara dikiş nakış öğretmeye çalışan Akşam Kız Sanat Okulu’na tahsis edilmişti. İlk kez bir okul binasına kavuşan Akşam Kız Sanat Okulu’na atanan Saadet Hanım 1961 öğretim yılında stajyer öğretmen olarak göreve başlar.

Yazımı uzunluğu nedeniyle iki kısma ayırdım ikinci kısımda buluşmak üzere

Saygılarımla… Ali DİZDAR

Post Views: 249
Önceki yazı

KANALİZASYON GİDERLERİNE DÜZENLİ BAKIM YAPILMALI.

Sonraki Gönderi

Bir Dönemin Otopsisi….

Ali Dizdar

Ali Dizdar

Sonraki Gönderi
Bir Dönemin Otopsisi….

Bir Dönemin Otopsisi....

  • Çok okunanlar
  • Yorumlar
  • Son Haberler
Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Ekim 12, 2025
BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

Mart 9, 2025
Ceviz Ağacının Hafızası

Ceviz Ağacının Hafızası

Ağustos 27, 2025
Bir çakma kilise iki yoldaş…

Bir çakma kilise iki yoldaş…

Ağustos 25, 2022
Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

0
Nebati Margarinler Çağı

Nebati Margarinler Çağı

0
Pirus Generali

Pirus Generali

0
Bizden Karikatürler

Bizden Karikatürler

0
Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Güncel Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Kategorilere Gözat

  • BASINDAN
  • BİLİM TEKNOLOJİ
  • BİZDEN KARİKATÜRLER
  • ÇEVRE
  • ÇİZER
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GEZİ
  • GÜNCEL
  • GÜNÜN SÖZÜ
  • Hafta Ortası Karikatürü
  • İMECE DER
  • KADIN
  • KİTAP TANITIM
  • KONUK YAZAR
  • KÖŞE YAZISI
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • MEDYA
  • MİZAH
  • MÜZİK
  • ÖYKÜ
  • ÖZEL HABER
  • ÖZEL RÖPORTAJ
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • ŞİİR
  • SOSYAL MEDYADAN
  • SÖZ BİZDE
  • SÖZ SİZDE
  • SPOR
  • STK
  • TURİZM
  • Uncategorized
  • YAZARLAR
  • YEREL YÖNETİMLER
  • YORUM

Son Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.