Savaş uzmanı generaller, uluslararası politika uzmanları, silah üreticileri ve tüccarlarının temsilcileri, dünyamızın dört bir yanında yaygınlaştırılan savaşları tartışsınlar, konuşsunlar. Yaşamı boyunca eline bir silah almamış insanlar da bu savaşlar konusunda yorumlarda bulunuyorlar. Benim yaşadığım kentte binlerce Rus ve Ukraynalı, ayrıca onlarca yıldır Ortadoğu’daki iç çatışmalar ve savaşlar nedeniyle bu alandaki bütün ülkelerden çok sayıda insan yaşıyor. Bu ülkelerin hepsinden gelen insanlarla, 50 yıldan fazladır yaşadığım kentte, başta ressamlar, müzisyenler, yazarlar, öğretmenler ve doktorlar olmak üzere her alandaki meslek sahibi ve mesleksizlerle ilişkilerim var. Büyük çoğunluğun çocukları, okul stajyerliklerini bizim kurumda yaptıkları için oldukça güvenilir.
Bu kentte, Alman Yahudilerinin geçmişte ağırlıkta bir yerleşik alanları olduğu için halen önemli sayıda Yahudi Kültür Merkezi, Vakıf ile Sinagogları bulunuyor. Kısaca, her milliyetten ve her inançtan toplumumuz içinde büyüyen çocuklarla ve aileleriyle ilişkilerimiz sürüyor. Savaşlar sadece yaşadıkları alanlara zarar vermiyor; dünyanın neresinde olursa olsun dostluk ve komşuluk ilişkisini bozmakla da kalmıyor. En çok da çocukların psikolojisini bozuyor.
Buradaki Yahudi dostlarımızın hemen hemen tamamı Netanyahu’nun savaş politikasını benimsemiyor. Benim torunumun babası İranlı, kadrolu doktorum İranlı, kurumumuzdaki 10 kişilik “İranlı Kadın Müzik Grubu”nun Farsçaya çevrilmiş kitaplarımın çevirmeni İranlı ve çok sayıda yazar ve ressam İranlı arkadaşım var. Bunların hepsi bu Şeriatçı İran rejimine karşılar; ancak İsrail’in İran’a saldırmasıyla birlikte büyük çoğunluğu, ülkenin savunulması gerektiği nedeniyle İsrail’le karşı tutum alarak İran hükümetine destek vermek gerektiğini dillendiriyorlar. En az her üç kişiden biri de “Bu savaş iyi oldu. Belki bu rejim yıkılır” diyor. ABD’nin bir müdahalesiyle İran hükümetinin yıkılmasını istiyorlar. Bu nedenle İsrail ve Amerika savaş güçlerine ülke içinde yardımlar yapıldığını da dillendiriyorlar.
Yahudilerin de beşte dördü, Netanyahu hükümetinin bu savaş nedeniyle gideceği beklentisini taşıyor. Bunun için her gün hükümete karşı etkinlikler düzenliyorlar. Yahudiler de biliyor ki, İsrail bir devlet olarak değil, emperyalist güçlerin bir askeri merkezi olarak kuruldu. İsrail’in bir devlet olması için önce sınır komşularıyla dost olması, Filistin’i bir devlet olarak tanıması gerektiğini zaten onlarca yıldır savunuyorlar. Bu görüşte olanlar, Batılı silah tüccarı devletlerin siyasette etkili olmasına izin vermediklerini dile getiriyorlar.
Ne yazık ki gençler arasında bu savaş psikolojisi derin yaralar açıyor; bilinçsizce taraf oluyorlar. Ayrıca, “Savaş nasıl kazanılır?” düşüncesiyle çocuklar ve gençler yapay zekâ savaş oyunlarına kendilerini kaptırdıklarını, özellikle çocukların anneleri dile getiriyor. Bütün evlerde savaş haberleri dinlendiği için 7 yaş altındaki çocukların altlarına kaçırmaya başladığını ebeveynler anlatıyor. Gerçekten, onlarca yıldır süren İsrail, Filistin, Lübnan, Libya, Irak, Suriye, hatta Rusya ile Ukrayna savaşlarından bu halkların bir çıkarı oldu mu? Yanıt elbette ki “Hayır!” Halklar daha fukaralaştı, perişan oldu, yurtları, evleri yıkıldı, göçmen oldular ve evlatlarından on binlerce kişi öldü ve engelli hale geldi. Peki, bu savaşlardan kazançlı çıkanlar var mı?
Elbette, bu alanların yer altı ve yer üstü kaynaklarını sattıkları silahlar karşılığında bir yüz yıl el koymuş olan silah üreticisi ve tüccarı ülkeler var. Yoksa Amerika, Büyük Britanya ve diğer silah üreticisi ülke güçleri neden gelsin, bu alanlardan taraf olsun ki? Amerika, dünyamızın en güçlü silah teknolojisine sahip olduğu için dünyadaki silah tekellerini de temsil ettiği için Avrupalı silah üreticileri Trump’ın etrafında kenetleniyor. Ancak Amerika halkı, çocuklarının silah tekelleri için başka ülkelerde savaşa katılmak istemediği için Beyaz Saray’a kadar binlerce insan yürüyerek sıkıştırıyor.
Dünyanın neresinde olursa olsun savaş, dünyamızdaki bütün çocukları etkiliyor, psikolojisini bozuyor. İnsanlık görevidir savaşa hayır demek, çocukların sağlığını savunmaktır. Ve insanlık görevidir barışı ve sevgiyi savunmak…
18.06.2025
Molla Demirel














