Epeydir ayrıydık. Diyeceksiniz ki neredeydiniz bunca zamandır? Daha evvel de beyan etmiş idim, memlekette bu müstakil medya, bu müstakil yargı, bu hürriyet, adalet, müsavat zenginliği varken benim yazıp durmamın ne anlamı vardı ki? Bu nedenle ben kendi vazifemi benden çok daha iyi yerine getiren bunca güzel müesseseler ve insanlar varken ortalıkta kalabalık etmeyeyim bari diyerek kendimi geri çekmiş idim.
Sizden ayrı kaldığım sürede sanmayın ki cemiyetteki terakkiden muaf kıldım kendimi. Bilakis her gün gelişen hadiseleri yakînen takip etmekte idim. Gavur keferenin o kibirli devletlerinin topraklarında insanların doğalgaz mahrumiyeti sebebiyle eski Milangaz, Aygaz tüplerini çıkarıp oda ortasında yakarak ısınmaya çalıştığını; İngilizya’da, Amerikanya’da evsiz insanların metrolarda, evi olanların elektriksiz, susuz evlerinde açlık ve soğuktan telef olduğunu; marketlerin raflarında hemen hiçbir temel gıda maddesinin bulunmadığı, pek çok yerde ekmeğin karneye bağlandığını bize ayan beyan eden, müstakil ve hakiki haberler vermeyi bir namus mes’elesi olarak gören medyadan okuyup izledikçe Rabbime şükürler ettim.
Bir de memleketimize dönüp bakalım. Bolluk bereket içindeyiz elhamdülillah. Raflarda İspanyol fasulyesinden Çin pirincine, Küba purosundan envai çeşit Amerikan sigarasına, kırk çeşit yerli çay paketi yanında Zeyland’dan gelme kaçak çay paketlerine kadar her şey var bin şükür. Pek çok yerde halkımız alışveriş yapmak için kuyruklara giriyor, birbirini çiğniyor, ömrü alışverişini tamamlayamadan nihayete erenlerimiz bile oluyor kuyruklarda… Öylesine zengin bir millet olduk maşallah. En fakirimiz bile sırf giriş parası adam başına 120 TL olan Avatar: Suyun Yolu filmini üç boyutlu izleyebilmek için bilet kuyruklarında birbiriyle itişip kakışıyor. Sırf filmin özel gözlüğüne 15-20 TL ödüyor. Bir karton kova mısır patlağına 100 TL üstünde para bayılıyor. Geliş gidiş, taksi otobüs dolmuş derken en fakirimiz bir servet ödeyecek kadar zengin bu ülkede. Var mıydı eskiden böyle fiyatlar, böyle ödemeler? Kıymetini bilene tabii. Hora geçilmeyecek insanlara sinemaya girişi 1000 TL yapsanız da geçemezsiniz. Negatiflik kiminin tabiatında var, habitatında var mâteessüf…
Dışarıda itibarımız öyle tavan yapmış ki Arap ülkeleri ve Azerbaycan gibi gardaş ümmetten veyahut da milliyetten ülkeler ellerindeki avuçlarındaki paraları “Bizde para çok, kullanabilecek kabiliyette adam yok, alın bu paraları Allah aşkına siz kullanın, müteahhitlerinize aktarın, lüks arabalar ihale edip Devlet-i Âliye’nin itibarını yükseltin, bütçenizdeki açık kısımları bu paralarla sıva(pla)yın.” diye yalvarıyorlar resmen. Amerikanya’sı oradan ayaklarımıza kapanıyor, “Biz ettik siz etmeyin, bizim sizden stratejik ortağımız mı var, gelin parasını yıllar önce ödediğiniz şu uçaklarınızı alın.” diyor; Rusistan’ı öte yandan “Gelin sizi Havrasya Birliği’ne katalım. Doğalgazı size sudan ucuza verelim, hatta size boruyu (doğalgaz borusu) biz döşeyelim, en güzel koylarınıza körfezlerinize radyoaktif reaktörler kuralım.” diye çağırır durur. Beri yandan Mübaşir Fesat, “Yabancı olduk şimdi / Yazık birbirimize / İstersen gel dönelim / Eski günlerimize.” diyerek yanık sesiyle mesajlı şarkılarla seslenir. Darbeci Zizi zaten “Darbeci olduğum için Allah beni affetsin. Ama abi sana söz, üç vakte kadar seçime gidip bir daha ülkede darbe girişimi yapacak birileri çıkarsa idam ettireceğim.” deyince “Büyüklük bizde kalsın.” deyip elini öptürdü ve bir seferlik onu affetti Ulu Padişahımız.
Ekonomiden söz etmeye bile gerek yok. Enflasyonun belini kırdık. Her ne kadar o gerdan kırıp dans etmeye devam ediyorsa da hele biraz daha sabretsin, Lozan’ın 100 yıllık gizli maddelerinin geçerlilik süresi bir hafta kadar sonra bitiyor. Ondan sonra çıkar gazı, savur ortaya, yasak yok, engel yok… O enflasyon canavarının belini kırdığımız gibi, kafasını, bacaklarını da kıracağız. Enflasyon neden var? Hep İnönü yüzünden. Lozan’ın gizli maddelerini açık açık imzalamasaydı bugün ne enflasyon olurdu ne de FAK-FUK-FON… Fakirlere eskiden paketi üç lira olan makarna dağıtıyorduk, şu anda en dandik makarnanın kilosu bile 15 lira civarında. Düşünün, en az beş katı kaliteli yardım alıyor fakirler.
Kadına, çocuğa verilen değer ayyuka çıktı artık. Tarihin hiçbir döneminde ne kadınlar ne de çocuklar bu kadar muhafaza altında değildi. Bu kadarına yetmez ama evet, bu nedenle kadınların daha özgürce ve sınırsız örtünebilmeleri için mühim adımlar atıyoruz elhamdülillah. Ülkede baldırı, kalçası, diz kapağı; arkadan altta, yukarıdan önden çatalı görünen son kadın da dize getirilene kadar bu mücadelemiz sürecek inşallah…
Yakında iyice seçim atmosferine gireceğimiz bu günlerde, milleti yalanlarıyla kandırarak kendi kötü emellerine âlet etmek isteyenler mâlumunuz üzerine yine dillerini sivrilttiler. Bu şer odaklarının faaliyetlerini önlemek maksadıyla derhal tedbirler artırılmalı, gerekirse kutlu yürüyüşümüze çelme takmak isteyen tüm muhalefet derdest edilmelidir. Masum masaların yok beşli, yok altılı, yok yedili gibi kötü sıfatlarla anılmasını engellemek için ülkede seçime kadar bütün masalar (köşeli ya da yuvarlak külliyen tamamı) derhal toplanmalı, seçimlere kadar masada yemek yemek yasaklanarak yerde yemek yeme kültürümüze geçilmelidir. Okullardaki sıralar da toplanarak dersliklere rahle sistemi getirilmelidir.
Duyduğumuz üzere, kimi fesat medya silahşörleri açıkça söyleyemedikleri sözleri jestlerle ve mimiklerle söylemekte imiş. Seçimlere kadar her türlü jest ve mimik yasaklanmalı, yasağa uymayan kanallara kapatma cezası verilmelidir.
Kimse kusura bakmasın. Demokrasi var bu ülkede. Demokrasinin nimetlerinden istifade edip hükûmeti seçimle bile olsa devirerek kendi şer cephesi iktidarlarını kurmak isteyenlere fırsat asla verilmemelidir.
Özlemişim sizlerle hasbıhâli. Arada böyle irtibat kurarım ben sizle yine. Siz siz olun hak yolundan, iman yolundan, Padişah Efendimizden gelen ferman yolundan ayrılmayın. Ayrılanların bacaklarını ayırmadan da vazgeçmeyin. Bizleri bu 100 yıllık CEHAPE zulmünden, ahlaksızlıklarından, hırsızlıklarından, adaletsizliklerinden, liyakatsizliklerinden, hukuksuzluklarından ancak Padişah Efendimizin iktidarı kurtarabilir, bunu asla unutmayın. Ülkeyi yetmiş sente muhtaç edeceklere, enflasyonu kudurtacaklara; devletin gelirlerini, halkın parasını yandaşlara peşkeş çekecek CEHAPE zihniyetine; derelerimizi, ormanlarımızı, tarlalarımızı, zeytinliklerimizi, bağlarımızı imha ederek bire bin veren bitek topraklarımızı siyanürlü madencilerimize kurban etmek için avuçlarını birbirine sürten açgözlü, doymak bilmez CEHAPE şirketlerine izin vermeyecek olan iman yüklü kalplerinize itimadım hudutsuzdur.
2022’den 2023’e son haftaya girdiğimiz bu günlerde ben hepinizin iman tahtasının güçlü, biatın ve şeriatın sorgusuz sualsiz hâkimiyet sağladığı bir sene olmasını temenni ederim. Ayrıca eğlence falan derken yankesicilere amman dikkat!.. Vallahi ülke hırsız kaynıyor. Böyle bir devir ülke tarihinde görülmemiştir.
Hepinize ehlen ve sehlen…














