Annem ve babam çalışıyor. Annemin karnında yaşadıklarımı hatırlamıyorum. Doğduğumda anneannem yanımdaydı. Kısa bir süre sonra babam askere gitti. Ziyarete annem kundakla götürürdü. Babamın üstünde başka kıyafetler vardı. Uzun zaman görmedim. Çok uzaklara gitmişti. Babam döndüğünde baba demeyi öğrenmiştim.
Babam yokken halam bize geldi. Dedem, halamı bize bırakıp gitti. Artık üç kişiydik, annem, anneannem ve halam. Bir de evin her yerinde babamın fotoğrafları.
Babam geldiğinde halam gitti. Çok seviyorum, hep benimle kalsa. Halamın evlendiğini söylediler. Ara sıra yanında biriyle bize gelirdi. Her gelişinde ben büyüyordum, halam da büyüyordu. Karnı şişmişti. Kardeş gelecek diyorlardı.
Halam yine bize geldi. Kucağında bebeği vardı. Artık beni daha az seviyor. Bebeğini sürekli emziriyor, kucağından bırakmıyordu. Halamın ayaklarına dolanıyor, eskiden olduğu gibi kucağında taşımasını bekliyordum.
– Kuzum sen artık büyüdün, sen abi oldun.
Bu sözler beni çileden çıkarıyordu. Büyümek istemiyorum. Halamın kucağında olmalıyım.
Babam da Meleği çok seviyordu. Annesinin adıymış. Annem, annem diye kucağına alıyor.
Halam, bebeğini emzirdi. Bezlerini değiştirdi, uyuttu. Oyuncaklarımı aldım salonda oynuyorum. Bebeği kundağı ile küçük odada koltuğun üzerine yatırdı.
Akşam yaklaşıyor. Halam mutfağa girdi, yemek yapmaya başladı. Anneannem ve eniştem niye evde yoklar hatırlamıyorum.
Halam, Melek ve ben evde yalnızız. Dış kapının açıldığının farkında değilim. Babamın öfkeli sesini tepemde duydum.
– Ne yapıyorsun sen, bebeği öldüreceksin.
Babamın yanından suçlu suçlu salona doğru fırladım.
Babam kucağında Melek, mutfakta halamın yanına geldi. Halama bağırmaya başladı.
-Nasıl yalnız bırakırsın bunları. Az daha gelmesem çocuk ölecekti. Basmış yastığı üstüne, çocuk nefessiz kalmış.
Yıllar sonra babam bu hikayeyi anlattığında az çok hatırlıyordum. Bu bir oyun mu, yoksa halamı kıskanmak mıydı?
Büyüdükçe öğrenecektim, “sevgi, paylaştıkça çoğalır”.
Artık büyük adam oldum. Dördüncü sınıfa geçtim. Hayatımda büyük değişikler oldu.
Yeni evimize geçtik. Eski okulumdan ayrıldım. Yeni bir okula başlayacağım.
Doğduğumda iki isim koymuşlar. Anneannem yeni ölen eşinin ismini koymuş. Babam kıramamış, ancak kaybettiği arkadaşlarından birinin ismini koymaktan vazgeçmemiş. İki isimli olmuşum.
Artık babamın koyduğu adımı kullanmaya karar verdim. Anneme ve babama “yeni ev, yeni okul, artık Deniz ismini kullanacağım. “ dedim.
Yeni evimiz bahçeli bir sitedeydi. Birçok komşunun köpeği vardı. Evi aldığımız günün akşamı görmek için gitmiştik.
Sürgülü sokak kapısının önünde güzel bir köpek yatıyordu. Annem korktuğu için girmeden, döndük.
Kısa zamanda taşındık. Yeni komşularımızla tanıştık. Anıl abi ile eski okul servisinde birlikteydik. O gece kapının önünde yatan onların köpeğiydi. Blackie, televizyonda seyrettiğim Lassie gibiydi. Uzun tüyleri, pırıl pırıldı. Uzun kuyruğu yerlere değiyordu. Kısa zamanda bize alıştı, biz de ona . Hafta sonları balkonda kahvaltı yaparken yanımıza gelirdi. Balkona çıkmaz, önüne oturur bizi seyrederdi. Babam beni beslediği gibi Blackie’yi de beslerdi. Küçük lokmaları uzatır. Blackie, babamın eline dokunmadan verdiklerini alırdı. Ben de beslemek isterdim, “ya elimi kaparsa?”.
Zamanla alıştım, elime dokunmadan yiyecekleri alıyordu. Sitede kediler de çoktu. Ben, köpekleri seviyordum.
Köpek alma ısrarlarım sonucu babam beyaz bir yavru getirdi. İsmini “Kardelen” koydum. Blackie, bu durumdan memnun kalmadı. Bizim balkonun önüne gelmez oldu. Kardelen’i çevresinde istemiyordu. Benim çocukluğum gibi davranıyordu. Yakalarsa, Kardeleni boğacak. Blackie ve Kardeleni birlikte gezdirmeye başladık. Kısa sürede birbirlerine alıştılar. Blackie komşu teyze oldu. Başka köpeklere karşı, Kardeleni koruyup kollamaya başladı.
Bütün canlıların yaşama hakkı ve sevilme ihtiyacı var. Sevildiğini hissetmek güzel.
Duran Çoban
17-12-2024
Osmangazi














