2
İstanbul’dan 1:20 uçağı ile havalandık. Sabaha doğru Tataristanın başkenti Kazan’a indik. Yarı uyur yarı uyanık bavullarımızı aldık. Yerel rehberimiz Zülfiye hanım kapıda karşıladı. Otobüsle yarım saatlik bir yolculukla şehire ulaştık. Eşyaları otele bıraktık. Kahvaltı sonrası yürüyerek şehri dolaşmaya başladık. Çok yorgun ve uykusuz haldeyiz. Gördüklerimizi fotoğrafladık. Rehberimizin anlattıklarının ne kadarını anladık, bilemem. Sınav yapsa geçemeyiz.
Tataristan Tatarlarının Kırım tatarlarından farklı olduğunu. Bizim daha çok Kırım Tatarlarını tanıdığımız. Tataristan hakkında bilgimiz olmadığı anlaşıldı.
Tatarlar ve Ruslar eşit derecede nüfusa sahipler. Tatarlar Müslüman, Ruslar Ortodoks inancına sahip. Resmi dilleri Tatarca ve Rusça. Okullar, ibadethaneler neredeyse aynı sayıda. Yaşam tarzlarına saygılı uzun yıllardır birlikte yaşıyorlar. Zengin petrol ve doğalgaz yatakları var. Bütün köylerine kadar doğalgaz ile ısınıyor. Tarıma dayalı Sanayi var. Ayrıca Uçak fabrikası başta olmak üzere Sanayi gelişmiş.
Yirmi altı tane üniversite var. Öğrenci kenti, sanat merkezi, kültürel geçmişi önemli. Meşhur bir çok yazar, bilim adamı çıkarmış. Lenin bu şehirde üniversitede hukuk okumuş. Son fotoğraf genç Lenin diye üniversite bahçesinde duruyor.
Otelin önünde Baum caddesinde, başlayan yürüyüşümüz, Kremlin sarayına kadar sürdü. Çok uzun bir yol. Cadde kenarlarında tarihi binalar var, hepsi devlete ait. Günümüzde devlet kurumları olarak görevlerini yapıyorlar. İpek yolunun buradan geçtiği biliniyor. Kremlin Kale anlamına geliyor. Korunaklı Yönetim merkezi. Sadece Moskova’da değil burada ve başka şehirlerde de varmış. Çarlar, krallar burada yaşamışlar. Şimdiki Tataristan başkanı da burada yaşıyor. Kremlin sarayı yüksek bir alanda yer alıyor. Eski ve yeni kazan yerleşimlerini, akıp akmadığı belli olmayan Volga ırmağını seyretmek mümkün. Volga nehrine Tatarlar İdil diyorlar. Bazı alanlarda genişliği dört yüz elli kilometre yi buluyor. Haritalar da ABD dünyanın en büyük ülkesi olarak görülür. Oysa getirsen buraya Sibirya’nın ortasında bir ada gibi kalır.
Rehberimiz Zülfiye hanım İstanbul’da Boğaziçi üniversitesinde okumuş, Türkçeyi ve Türkiye’yi çok iyi biliyor.
Gittiğimiz yolu farklı güzergahtan döndük. Dönüş yolunda, Tatar yemeklerini tattığımız fast food restoranına uğradık. Batı Kapitalizmi nin Rusya ya uyguladığı ambargo nedeniyle Macdonald gibi ünlü firmalar isim değiştirmiş olarak faaliyetlerini sürdürüyorlar.
Yakında yapılacak olan BRİCS, toplantısına şehri hazırlıyorlar. Caddelerde, sokaklarda güzelleştirme çalışmaları var. Gecenin ve günün yorgunluğu ile erkenden otelimize geldik. Akşam yemeği otelde olacak. Konaklama Kazan Shalyapin Palace oteli. Genç yaşta ölen Tatar şairin ismini almış. Bahçe de heykeli yer almakta. Beş Bin kilometreden fazla gideceğimiz yolun başındayız. Gündüz yaz havası vardı. Tişört, spor ayakkabı yeterliydi. Güneşten gölgelere kaçtığımız oldu.

22- AĞUSTOS- 2024
Nihayet internet problemini çözdüm. Anlatacaklarım birikti. Kazan’da ki ikinci gün ve bu günü anlatacağım. Artık gezdiğim yerleri anında paylaşırım diye umuyorum. Fotoğrafları paylaşayım. İki günlük fotoğraflar, çok farklı yerlerde çekildi.
Kazan şehrinde ikinci gün, otelde alınan kahvaltı ile başladı. Önceki günün yorgunluğunu attık. Yerel rehberimizin gelmesi ile bir saatten fazla sürecek olan otobüs yolculuğumuz başladı. Bütün dinler tapınağını görmeye gittik. Yerel sanatçı İldar Manseveevich Khanov tarafın yapılan, dünyada ki on altı dinin mimari özelliklerini barındıran, inşaatı halen devam eden bir kompleks. Barselona’daki Sagra de Familia hikayesine benzer bir çalışma. Burada da sanatçı ölmüş ama İnşaat devam ediyor. Bir yandan da ziyaretçi akınına uğruyor. Daha sonra dört nehrin kesiştiği noktada ki adada Korkunç İvan’ın yaptırdığı Sviyajsk kalesine gittik. Rusya’nın kuruluşunda önemli yeri olan Kale sonraları değişik dönemlerde siyasî cezaevi olarak kullanılmıştır.
Buraya kadar bey olan Korkunç İvan, bu kaleyi fethederek, Tataristanı Rusyaya katmış ve Çar unvanını almıştır.
Akşama doğru otel emanetine bıraktığımız bavulları alarak Kazan havaalanına gittik. Kazan, Ekaterinburg uçağı iki saat rötar yapınca, otele varmamız gece yarısını geçti.
Ekaterinburg, Rusya’nın üçüncü, dördüncü büyük şehri. İkinci dünya savaşı sırasında Stalin ağır ve savunma sanayi buraya taşımış. Hitler’in saldırılarından korumak amaçlı. Uralların başkenti. Asya ile Avrupa’nın birleştiği yer. Son Rus çarı Romanovların öldürüldüğü şehir. Bugün Çar ve ailesinin öldürüldüğü yerde yapılan katedrali aynı zamanda müzeyi gezdik. Daha sonra maden kuyularına atıldığı yere gittik. Oraya da Ortodoks katedralleri yapılmış, müze olarak kullanılıyor. Çar ve ailesi aziz ve Azize mertebesine atanmışlar. Ortodoksların kutsal mekanı olmuş.
Değerli taşlar müzesini gezdik. Akşama doğru kara Lale olarak bilinen Afganistan yenilgisini sembolize eden anıtı gördük. Afganistan savaşı Rusya’nın Vietnam’ı olarak kabul edilse de, hatalarıyla yüzleşmeyi başarmış.
Ekaterinburg Yeltsin komünist parti sekreteri olduğu şehir. Buradan devlet başkanlığına gidiyor

.
Baba- Oğul- Kutsal ruh.
24- Ağustos- 2024














