sozbizde.com
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
sozbizde.com
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana sayfa YAZARLAR

Türkiye’nin Politik Fay Hattı

Ege Erdem Ekleyen Ege Erdem
Temmuz 8, 2025
in YAZARLAR
0
Türkiye’nin Politik Fay Hattı
0
Paylaş
9
Gösterim
Share on FacebookShare on Twitter

Türkiye, bir kavşakta titriyor. 21. yüzyılın en çalkantılı siyasal dönüşümlerinden birini yaşayan bu topraklar, hegemonik otoriterliğin gölgesinde bir yandan derin bir korku, diğer yandan inatçı bir umut barındırıyor. Rejim, devletin tüm aygıtlarını mutlak kontrol altına almak için yeniden dizayn ederken, toplumun ruhu öfke, yorgunluk ve direnç arasında dalgalanıyor. Yargının siyasi bir silaha dönüşmesi, medyanın tek sesli bir propaganda makinesine indirgenmesi ve muhalefetin sistematik olarak kriminalize edilmesi, bu yeni düzenin omurgasını oluşturuyor. Ancak bu karanlık tablonun içinde, Kürt meselesindeki tarihi bir dönemeç, CHP’nin yeniden doğuşu ve halkın bastırılamayan umudu, beklenmedik bir direniş öyküsü yazıyor. 2025’in sıcak yazında, Türkiye’nin kalbi hem kırılıyor hem de yeniden atıyor.

7 Temmuz 2025’te, maskesiz bir mağarada metan gazından zehirlenerek hayatını kaybeden 12 askerin haberi, ülkeyi bir ateş topu gibi sardı. Halk, sosyal medyada ve sokaklarda galeyana gelirken, iktidar bu trajediyi manipüle ederek öfkeyi muhalefete yöneltti. Aynı gün, Erdoğan’ın CHP lideri Özgür Özel’e yönelik yeni bir soruşturma başlattığı duyuldu; CHP’li milletvekilleri hakkında 240 fezleke Meclis’e sunuldu, hem de CHP seçmeninin meclise yolladığı AKP’ye geçen Serap Yazıcı Özbudun imzasıyla. Dokunulmazlıkların kaldırılması için düğmeye basıldı. Bu, yalnızca bir siyasi hamle değil, rejimin muhalefeti tamamen ezme arzusunun bir yansıması. Ekrem İmamoğlu’nun Mart 2025’teki tutuklanması, yüzlerce CHP’li siyasetçinin “terör” veya “yolsuzluk” suçlamalarıyla hedef alınması, rejimin korkusunu açığa vuruyor: CHP, halkın gözünde birincil parti haline geldi. DEM Parti’nin de bu gerçeği ilan etmesiyle, CHP, yeni dönemin “HDP’si” oldu; iktidarın tüm saldırılarının odağına yerleşti. Her gün yeni bir operasyon, her gün yeni bir tutuklama, her gün bitmeyen mitinglerle CHP, bir yanda halkın umudu, diğer yanda Erdoğan’ın kâbusu haline geldi.

Bu çalkantılı manzara, Türkiye insanının ruhunda fırtınalar estiriyor. Yoksulluk, geleceksizlik hissi ve adaletsizlik, genç kuşaklarda öfkeye dönüşürken, aynı anda bir dayanışma ateşi yakıyor. CHP’nin yükselişi, bu duyguların bir yansıması. Özgür Özel’in liderliğinde, eski elitist bürokrasi tarzı siyaset, Önder Sav ve Deniz Baykal’ın gölgesinden sıyrılıyor. Yerine, sokağın nabzını tutan, agresif ve halkçı bir siyaset yükseliyor. Bu yeni CHP, AKP’nin alışık olmadığı bir rakip: Kararlı, inançlı ve halkın zorlamasıyla bir dava partisine dönüşen bir hareket. AKP, bu dönüşüm karşısında daha sert saldırıyor; çünkü bu yeni dinamizme nasıl karşı koyacağını bilemiyor. Ancak her saldırı, CHP’yi daha da saflaştırıyor, daha da kenetliyor. Halk, bu partiyi bir umut kalesine dönüştürüyor; çünkü çıkmadık candan ümit kesilmez, diyorlar. CHP, bu inancı kanıtlıyor.

Aynı anda, DEM Parti’nin sokaklardan çekilip tepkileri dindirmesi, bir stratejik geri çekilme mi, yoksa daha büyük bir planın parçası mı, sorgulatıyor. Ne DEM Parti CHP’ye tavır aldı, ne de CHP DEM’e. Özgür Özel ve DEM eş başkanlarının yan yana mitinglere katılması, ortak bir muhalefetin direniş ruhunu da ele alıyor.

Kürt meselesi, bu tablonun en karmaşık ve kırılgan parçası. 1992’den bu yana 19 kez denenip söndürülemeyen bu yangın, özgün dinamikleriyle ne Aceh, ne El Salvador, ne de İrlanda’ya benziyor. 2024 sonbaharında Devlet Bahçeli’nin başlattığı süreç, Abdullah Öcalan’ın Şubat 2025’teki “silahlı mücadele bitti” çağrısıyla hız kazandı. 10-12 Temmuz 2025’te, BM temsilcilerinin huzurunda sembolik bir silah yakma töreni planlanıyor. PKK liderlerinden Mustafa Karasu’nun katılacağı bu törende, Öcalan’ın videosu yayınlanacak ve PKK resmen feshedilecek. Bu, örgütün uluslararası “terör listelerinden” çıkmasını sağlayabilir. Ancak süreç, bir barış projesinden çok, kontrollü bir tasfiye operasyonu gibi görünüyor. Bahçeli ve Öcalan, bu adımın Türkiye’yi demokratik bir hukuk devletine dönüştüreceğine inanıyor; ancak Erdoğan’ın isteksizliği, süreci riske atıyor. Bahçeli, MHP ve Ülkü Ocakları’nı milliyetçi kaygıları yatıştırmak için seferber ederken, DEM Parti tabanını ikna etmeye çalışıyor. Erdoğan ise yalnızca Suriye’de rant odaklı projelerle (serbest bölge, lojistik üs, sınır pazarları) sürece dahil oluyor, bu da girişimin dış politikayla sınırlı olabileceği şüphesini güçlendiriyor. PKK’nın silahları tamamen imha edilmeyecek; bir havuz sistemine aktarılacak, üyeler Avrupa, Rojava, PJAK veya IKBY’ye yönlendirilecek. Bu, sembolik bir barıştan çok, stratejik bir yeniden konumlanma.

Erken seçim tartışmaları, bu çalkantılı tablonun bir başka boyutu. Özgür Özel’in temkinli söylemleri, toplumun yarısına yakın bir kesimin erken seçimi desteklediğini gösteriyor, ancak anayasal engeller bu ihtimali zorlaştırıyor. İktidar, erken seçimi bir taktik olarak kullanabilir; ekonomik kriz ve toplumsal hoşnutsuzluk, meşruiyet tazelemeyi gerektiriyor. Ancak “iç güvenlik” veya “dış tehdit” gerekçeleriyle olağanüstü hal ilan edilerek seçimlerin ertelenmesi de mümkün. Anayasa değişikliği tartışmaları, Erdoğan’ın üçüncü dönem adaylığına zemin hazırlama çabası. Muhalefetin bu sürece mesafeli duruşu, rejimin meşruiyet arayışını zorlaştırsa da, merkez sağdan vekil transferleriyle bu engelin aşılabileceği konuşuluyor.

Küresel konjonktür, Türkiye’nin otoriterleşmesine alan açıyor. ABD’nin pragmatik dış politikası, Türkiye’yi yaptırımlardan korurken, Avrupa’nın göç ve enerji güvenliği bağımlılığı, Ankara’ya manevra serbestliği sağlıyor. Ancak ekonomik krizin derinleşmesi, bu avantajları kırılganlaştırıyor. Toplumun ruhu, öfke, yorgunluk ve umut arasında dalgalanıyor. CHP’nin yükselişi, bu duyguların bir yansıması. Erdoğan, yenilmez değil; 2015 seçimlerinde ve İstanbul’da İmamoğlu tarafından yenildi; şimdi ancak koalisyonla ayakta. Oturduğu tahtıravallinin diğer tarafında Bahçeli oturuyor. Ancak CHP’nin halkçı dönüşümü, rejimi köşeye sıkıştırıyor. DEM Parti ile kurulan ittifak, ortak mitinglerle somutlaşırken, rejimin saldırıları ters tepiyor. Her baskı, CHP’yi daha kararlı bir dava partisine dönüştürüyor.

Türkiye’nin geleceği üç senaryoya gebe. İyimser bir olasılıkta, Bahçeli silahların tasfiyesini geri dönülemez bir noktaya taşır, Erdoğan’ı devre dışı bırakır ve demokratikleşmeye kapı aralanır. Ancak kötümser senaryo, dron saldırıları gibi sabotajların süreci rayından çıkararak İsrail, ABD, İran ve Türkiye’yi içine çeken kanlı bir kaosa yol açabileceğini söylüyor. Daha gerçekçi bir senaryoda, rejim hibrit otoriterlikle ayakta kalmaya çalışır, ama toplumsal patlamalarla sarsılır. 2025-2026, Türkiye’nin yalnızca rejiminin değil, ruhunun da sınanacağı bir eşik. Bu, ya hegemonik otoriterliğin kalıcılaşması ya da beklenmedik bir çöküşle sonuçlanabilir. Türkiye, tarihsel bir kavşakta; yolun nereye varacağı, halkın direnci ve küresel güç oyunlarının kesişimine bağlı.

Ege Erdem
07.07.2025

Post Views: 216
Önceki yazı

Yüreğimdeki Sermaye

Sonraki Gönderi

Orhan’dan…dan…dan…

Ege Erdem

Ege Erdem

Sonraki Gönderi
Orhan’dan…dan…dan…

Orhan'dan...dan...dan...

  • Çok okunanlar
  • Yorumlar
  • Son Haberler
Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Ekim 12, 2025
BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

Mart 9, 2025
Ceviz Ağacının Hafızası

Ceviz Ağacının Hafızası

Ağustos 27, 2025
Bir çakma kilise iki yoldaş…

Bir çakma kilise iki yoldaş…

Ağustos 25, 2022
Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

0
Nebati Margarinler Çağı

Nebati Margarinler Çağı

0
Pirus Generali

Pirus Generali

0
Bizden Karikatürler

Bizden Karikatürler

0
Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Güncel Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Kategorilere Gözat

  • BASINDAN
  • BİLİM TEKNOLOJİ
  • BİZDEN KARİKATÜRLER
  • ÇEVRE
  • ÇİZER
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GEZİ
  • GÜNCEL
  • GÜNÜN SÖZÜ
  • Hafta Ortası Karikatürü
  • İMECE DER
  • KADIN
  • KİTAP TANITIM
  • KONUK YAZAR
  • KÖŞE YAZISI
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • MEDYA
  • MİZAH
  • MÜZİK
  • ÖYKÜ
  • ÖZEL HABER
  • ÖZEL RÖPORTAJ
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • ŞİİR
  • SOSYAL MEDYADAN
  • SÖZ BİZDE
  • SÖZ SİZDE
  • SPOR
  • STK
  • TURİZM
  • Uncategorized
  • YAZARLAR
  • YEREL YÖNETİMLER
  • YORUM

Son Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.