sozbizde.com
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
sozbizde.com
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana sayfa GEZİ

ULUDAĞ KÜÇÜK ZİRVE

Duran Çoban Ekleyen Duran Çoban
Şubat 12, 2025
in GEZİ, YAZARLAR
0
ULUDAĞ KÜÇÜK ZİRVE
0
Paylaş
24
Gösterim
Share on FacebookShare on Twitter

Beklenen gün gelip çattı. O güne kadar hiç kullanmazdı, saatin alarmını kurdu. Keman yayı gibi gergin haldeydi. Uyudu uyandı, gözü saatteydi. Zil çalmadan yataktan çıktı. İlaç içmek mecburiyetinden, bir parça peynir ekmekle, çayını içti. Akşamdan hazırladığı çantayı kaptığı gibi evden çıktı.

Sabahın sessizliğinde sokaklar boştu. Buluşma noktasına yarım saat önce ulaştı. Uludağ’daki karın soğuğu Bursa’da hissediliyordu. Arabada beklemeye başladı. Evden çıkarken çayın altını kapatmadığını fark etti.

Hareket saati geldi. Bir kişinin on dakika gecikmesi, onu azıcık rahatlattı.

Araç milli parktan içeri girdiğinde hava aydınlanmıştı. İnen on sekiz kişi savaş meydanına bırakılan askerler gibi davranıyorlardı. Kafaları sarılı, kalın giysileri, sırtlarında çantaları vardı.

Kısa tanışma ve bilgilendirme konuşmaları sonrası yola çıktılar.

Rehber öğretmenin ayak izlerine basarak ip gibi dizildiler, beyaz örtünün üzerine.

Çok geçmeden el parmaklarının uyuştuğunu hissetti. Oysa, iki eldiveni üst üste giymişti.

Gittikçe, Batonlarını kavramakta zorluk çekiyor, parmakları kapanmıyordu. Ellerini ovuşturuyor, hareketler yapıyordu.

İlk molada, rehber öğretmen “problemi olan var mı?” diye sorunca, “benim parmaklarım donuyor” diye atıldı.

Usta dağcı Enver’in kaz tüyü yedek eldivenleri, kısa sürede parmaklarını canlandırdı. Dört kayak pistini geçtiler. Kayakçılar da erken başlamışlar. Otobanda yolun karşısına geçmek kadar güvenli!. Yaya geçidi yok, trafik lambası yok. Üstelik kayakçıların frenleri tutmayabilir. Gözleri yukarıda, ayakları buzda kalp atışlarının sesi duyuluyordu.

Gökyüzünde kuş sürüleri yerine insanlar geçiyordu. Aşağıda sıra sıra dizilmiş insanların, kara, bata çıka yürümeleri garip görünüyordu.

Ekip kısa sürede insan kalabalığından uzaklaştı. Artık doğa ile baş başa kaldılar. Çölde su arayan insanlara benzediler. Rüzgar karları kum taneleri gibi savurmaktaydı. Sadece gözleri açık kalacak şekilde yürüyorlardı. Gözlüğü olanlar şanslıydı. Fırtınanın sırtlardan uçurduğu kar vadilere dolmuş. Sırtlar buz, vadiler insan boyu kar olmuştu.

Gide gide hapishane duvarlarından daha heybetli karla kaplı dağın önünde kaldılar. Dağcı kazmaları ile merdiven yaptılar. Rehber öğretmen tepeye çıktı. Kapak açılmış yetenekler yamaca saçılmıştı. Dağın yamacına rengarenk saksılar yerleştirilmiş çiçekler vardı. Yukarıdan sallandırdığı ipe tutunarak, rehberin bastığı yerlere basarak tek tek yukarı çıktılar.

Rehber öğretmen, mayın tarlasından karşıya geçmeye çalışan kaçakçının hassasiyeti içerisindeydi. Bastığı yeri ölçüp biçerek sessizce yürüyordu. Güneşte kalmış koyun sürüleri gibi yapışık yürümeleri rüzgardan savrulmaktan kurtulmak içindi.

Uludağ küçük zirve, burasıydı. Kar yığını içindeki küçük deliğin kapı olduğu anlaşılıyordu. Rüzgarın geri savurmalarını zorlayarak başını eğerek iki büklüm içeri girebildi. Girişin önündeki çukura düşmeden yanından geçti. Kapısı olmayan ikinci girişten içeri vardığında önce gelen arkadaşlarını gördü. Karşıda penceresi olmayan delikten hafif ışık içeriyi aydınlatıyordu. Her tarafı kar ve buzla kaplı olduğundan yapıldığı malzeme anlaşılmıyordu. Buzların sarktığı delikten karlar içeriye dolmuştu. Yine de rüzgardan korunacak sığınaktı. Dinlenip, rahatlayacakları hayali ile içeri koştular. Termosunda sıcak su donmuş, kapak açılmıyordu. Bazılarının telefonları donmuştu. İlk gelenlerin yiyecek atıştırdığı olsa da, çoğunluk yiyip içmeden çıktı. Yol uzun, akşam erken iner dağlara.

İp bağlayarak çıktıkları uçurumdan bir de inmesi vardı. Uçurumun başından bakınca, inenler küçücük görünüyordu. Sıranın kendisine gelmesini beklerken kuş olmak istedi.

Çocukluğunda rüyalarında uçardı. Dönek dağına yaslanmış köyünden, karşı yamaçta Canik dağlarının kucağındaki köylere giderdi. Vadinin derinliklerinde çılgınca akan Kelkit çayını geçerken daha fazla kanat çırpardı.

Duran Çoban

11-02-2025

BURSA

Post Views: 149
Önceki yazı

Hollanda DİDF 10. Olağan Kongresi Tamamlandı

Sonraki Gönderi

Yazar olmak…

Duran Çoban

Duran Çoban

Sonraki Gönderi
Yazar olmak…

Yazar olmak…

  • Çok okunanlar
  • Yorumlar
  • Son Haberler
Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Ekim 12, 2025
BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

Mart 9, 2025
Ceviz Ağacının Hafızası

Ceviz Ağacının Hafızası

Ağustos 27, 2025
Bir çakma kilise iki yoldaş…

Bir çakma kilise iki yoldaş…

Ağustos 25, 2022
Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

0
Nebati Margarinler Çağı

Nebati Margarinler Çağı

0
Pirus Generali

Pirus Generali

0
Bizden Karikatürler

Bizden Karikatürler

0
Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Güncel Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Kategorilere Gözat

  • BASINDAN
  • BİLİM TEKNOLOJİ
  • BİZDEN KARİKATÜRLER
  • ÇEVRE
  • ÇİZER
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GEZİ
  • GÜNCEL
  • GÜNÜN SÖZÜ
  • Hafta Ortası Karikatürü
  • İMECE DER
  • KADIN
  • KİTAP TANITIM
  • KONUK YAZAR
  • KÖŞE YAZISI
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • MEDYA
  • MİZAH
  • MÜZİK
  • ÖYKÜ
  • ÖZEL HABER
  • ÖZEL RÖPORTAJ
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • ŞİİR
  • SOSYAL MEDYADAN
  • SÖZ BİZDE
  • SÖZ SİZDE
  • SPOR
  • STK
  • TURİZM
  • Uncategorized
  • YAZARLAR
  • YEREL YÖNETİMLER
  • YORUM

Son Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.