KİM NE DEDİ?
Zengin dedesi İlyas ölünce, küçük Temel, babası Dursun’a; “Keşke sen hiç doğmamış olsaydun!” demiş “Ne güzel, dedemun tüm mirasu bana kalacaktu!”
Ne yazık ki Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e karşı nefret besleyenlerde de küçük Temel ile aynı mantık var.
Keşke Atatürk hiç doğmasaydı, hilafet ve saltanat da dahil olmak üzere, Osmanlının tüm mirası ne güzel bize kalacaktı, diye düşünüyorlar.
Küçük Temel, biraz büyüyünce, babası hiç olmasaydı, kendisinin de hiç olamayacağını herhalde öğrenmiştir.
Fakat Atatürk düşmanları, hala Atatürk olmasaydı ne Osmanlı ne de Bağımsız Türkiye Cumhuriyetinin olmayacağının farkında bile değiller.
Evet fıkradaki küçük Temel’in söyledikleri bizi güldürmüş olabilir.
Gerçek hayatta ise Küçücük Maya’nın söylediği bir kelime gözlerimizi yaşarttı.
İBB davasında tutuklu yargılandığı için kızı Maya’nın doğumuna gidemeyen Ramazan Gülen’e, doğumdan sekiz ay sonra dünkü duruşmada eşi, kızının ilk kelimesinin müjdesini uzaktan bağırarak vermiş:
“MAYA, BABA DEDİ!”
Bir ara da “Allah!” diyen Aslan haberlerine de çok gülerdik.
Aslan demişken, siyasetimizin Aslan’ı Sayın Erdoğan’ın dün söylediği söz de benim yüzümü güldürdü.
Sayın Erdoğan, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e 2025 Atatürk Uluslararası Barış Ödülü’nü takdim ederken; “Cumhuriyetimizin Banisi Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK!” demiş.
Şimdi, bazı Ce Ha Pe’liler, “ Yahu ödülün adı Atatürk Uluslararası Barış Ödülü. Erdoğan’ın kalkıp da Uluslararası Gazi Mustafa Kemal Ödülü diyecek hali yok ya!” diyerek olayı küçültmeye kalkabilirler.
Ama bence Siyasetimizin Aslanının “ATATÜRK!” demesi, normal bir aslanın “Allah!” demesinden çok daha zor, çok daha önemli ve hatta bence çok daha komik.
Düşünsenize bütün siyasi ömrünüzü, başta laiklik olmak üzere Atatürk Devrimleri ile mücadeleye harcayacaksınız ve kalkıp “ Atatürk!” diyerek Atatürk Uluslararası Barış Ödülü vereceksiniz.
Hiç de kolay bir şey değil!
Önceki DinAlet İşleri Başkanı, bir kere Anıtkabir’i ziyaret edip bir kere Atatürk demeden, Cuma hutbelerinde bir kere “Atatürk!” dedirtmeden gitti.
Şimdikinin daha süresi ve şansı var.
Siyasetin Aslanının bile “Atatürk!” dediği haberini o da okumuşsa, bir bakarsınız bugünkü Cuma Hutbesinde o da “Atatürk!” dedirtir.
Sizi bilmem ama benim kulağım Cuma hutbesinde olacak!
Ayrıca, bir de önerim olacak benim.
Sayın Erdoğan, bu yıl sonuna kadar, yaptığı her konuşmasında “Atatürk!” desin, biz de kendisine ‘Atatürk Uluslararası Barış Ödülü’ veremesek de hiç değilse:
Ulus İçi ATATÜRK’le Barış Ödülü verelim.
Bu sene sonuna kadar diyorum, çünkü önümüzdeki sene seçim olabilir.
Ve ormanda Fantom’un 10 kaplan gücünde olması gibi, seçimde de Erdoğan da 10 Aslan gücünde olur.
Yani:
Seçimi kazanmak için Allah diyen Aslan da olabilir Atatürk diyen Aslan da…
Geriye de daha sekiz aslan kalır!
Peki, önümüzdeki seçimde seçmen ne der?
Onu ben de bilmiyorum.
Ama bugün seçmenin büyük çoğunluğunun bu iktidardan “İllallah!” dediğini çok iyi biliyorum.
Yüreğinizden sevgi, içinizden ümit, yüzünüzden tebessüm eksik olmasın!
Sevgi ve saygılarımla…
Ulvi Puğ














