İKİ DELİNİN HATIRA DEFTERİ
Kaptan pilot Temel ile yardımcı pilot Dursun, İstanbul Hava Limanı’dan uçağı kaldırmışlar.
Yolculara, hava durumu ve güzergâh bilgilerini verip iyi yolculuklar dilemişler.
Tam Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin üstünden geçerlerken, açık kalan mikrofondan Temel ile Dursun’un kahkahalarla güldükleri duyulmuş.
Baş Hostes hemen kabine koşup merakla sormuş: “ Niye böyle gülüyorsunuz?”
Temel cevap vermiş;” Tam akıl hastanesinun üstunden geçeyruz! Başhekim bizum kaçtiğimizu öğrenunce yüzinun ne hale geleceğinu düşinduk de…”
İki ruh hastasının uçak kullanması elbette sadece fıkralarda olur. Gerçek hayatta ise çok daha acısını yaşıyoruz.
İki ruh hastasının savaş uçaklarına bombalama emri verip İran’a gönderdiği günlerdeyiz.
Akıl ve ruh hastalığı ile ilgili en güzel eser Gogol’un Bir Delinin Hatıra Defteri adlı kitabıdır.
Hatıra defteri demişken…
Zengin iş adamı Temel, karısı Fadime’yi gemi ile dünya turuna göndermiş. Biraz kıskanç olduğu için de her gün ne yaptığını yazacağı bir hatıra defteri tutmasını istemiş.
Güzel Fadime de denileni yapmış ve günlüğü tutmuş.
1. Gün: Bugün gemuye bindum. Uzun poylu, açuk sarı saçlu ve mavi gözlü kaptan hemen bana kur yamaya paşladu.
2. Gün:Benimle ilişkiye girmek isteyi.
3. Gün: Benumle ilişkiye giremezse intihar edeceğinu söyledu!
4. Gün: Aman Allahum! İstediğini vermezsem gemiyu paturacağunu ve bütün yolcularun penum yüzümden öleceğinu söyledu.
5. Gün: Allah’ıma bin şükür! Bin yolcinun hayatinu kurtardum. Artık düzenlu pir ilişkimuz var.
Gogol, Bir Delinin Hatıra Defteri’ni 1842 yılında yazmıştı.
Yaklaşık iki yüz yıl sonra, İki Delinin Hatıra Defteri’ni her gün fasikül halinde okuyoruz.
28 Şubat 2026- Nihayet İran’a saldırdık. Daha ilk günden 115’i kız çocuğu olmak üzere, 200 kişiyi öldürmeyi başardık ve çok mutluyuz!
D. Trump – B. Netenyahu
Anlayacağınız; bütün dünyada kaba kuvvet hukukun yerini almış durumda.
İlk testi Madura’yı kaçırarak yaptılar ve dünya bu testte sınıfta kaldı.
Şimdi İran’a saldırdılar!
Temel ile Dursun sadece yolcu uçağını kaçırmıştı.
Bu iki ruh hastası ise bütün dünyanın huzurunu kaçırıyor.
Ve dünya, bu saldırıda da sınıfta kalırsa, sıranın hangi lidere, hangi ülkeye geleceğini kimse bilemez.
Hiç kimse!
Ulvi Puğ














