İTİRAF
Temel Cumhurbaşkanına;” Tam düşündüğüm gibi biri çıktın!” dediği için hakkında hakaret suçundan dava açılmış.
Hakim, bu cümlenin hakaret olup olmadığına karar veremediği için duruşmada Temel’e sormuş:
“ Söyle bakalım, Sayın Cumhurbaşkanımız hakkında ne düşünüyorsun?”
Temel gayet sakin bir şekilde “ Siz ne düşünüyorsanuz ben de onu düşüneyrum hakim beyciğum!” cevabını verince hakim bir iki saniye düşünüp hükmü açıklamış;
“ Gereği düşünüldü. Sanığın Cumhurbaşkanına hakaretten üst sınır olan 4 yıl hapisle cezalandırılmasına, suçu alenen işlediği için cezanın 1/6 oranında arttırılmasına…”
Fıkradan hakimin mi yolsa Temel’in mi suçunu itiraf ettiği anlaşılmasa da Sayın Cumhurbaşkanımızın bazı icraatleri konusunda neredeyse halkımızın tamamı memnuniyetsizliği itiraf etmiş durumda.
Örneğin SONAR’ın anketine göre halkın % 90’ının en düşük emekli maaşından memnun olmadığı sunucu çıkıyor.
Yani, milletin tamamı fıkradaki hakimin karşısına çıksa % 90’ı ceza alabilir. Çünkü eminim ki hakim de aynı kanaattedir.
Fadime, geçireceği bir operasyon sebebiyle bebeklerini 24 saatliğine kocası Temel’e emanet etmiş.
İlk saatlerde Temel de bebek de halinden memnunmuş. Ancak bir kaç saat sonra bebek mızıldanmaya başlamış.
24. saat geldiğinde bebek feryad figan ağlamaya başlayınca Temel bebeği doktora götürmek zorunda kalmış.
Doktor bakar bakmaz durumu anlamış ve “ Beyefendi!” demiş “ Bebeğiniz altını doldurmuş. Ondan ağlıyor.”
“ Altinu doldurmasu mümkün değul doktor hanimciğum!” diye itiraz etmiş Temel “ Fadume’nun gitmeden önce taktiğu bezde 5 kiloya kadar yazayidu!”
Benzetmek gibi olmasın, Türkiye Cumhuriyeti de AKP iktidarının 24. yılında feryat figan halinde ve sıkıntı sadece ekonomide de değil.
Adaletten ekonomiye, eğitimden ahlaka kadar her şey batırılmış durumda. İktidar ise Temel gibi ‘ bu bez daha çok … kaldırır’ hesabındaymış gibi görünüyor.
İkinci çocuğuna hamile olan Fadime, ikinci çocuktan sonra o eve sığamacakları için evi değiştirmek zorunda olduğunu düşünüp durumu ilk çocuğu Temel’e açıklamış.
“ Temel’um, bir bebeğimuz daha olacağu içun evimizu acele değişturmemuz gerekeyi.”
“ Bence hiç gerek yok anneciğum!” demiş küçük Temel durumu kabüllenmiş olmanın çaresizliği ile “ Hangi adrese gitsek o bebek gelup bizu yine bulup kapuya dayanur!”
Vallahi bence bu iktidar da milletin bu feryat fidanına istediği kadar kulak tıkasın.
Elbet bir gün seçim tarihi de gelip kapıya dayanır.
O seçimde de Sayın Erdoğan açlıktan karnı zil çalan, yoksulluktan kıçı buz tutan milleti, karnının tok olduğuna ve hiç üşümediklerine ikna eder mi yoksa “ Sizi aç, yoksul bıraktım. Allah da milletim de beni affetsin!” diye itiraf mı eder, bekleyip göreceğiz.
Ben, Allah’ın işine elbette karışamam.
Ama bu millet bu defa ne kandırılabilir ne de kendine bu sıkıntıları yaşatanları affeder.
Eee, Abraham Lincoln;
“Bazı İnsanları Her Zaman Kandırabilirsiniz, Herkesi Bazen Kandırabilirsiniz Ama Herkesi Her Zaman Kandıramazsınız” diye boşuna dememiş!
Yüreğinizden sevgi, içinizden ümit, yüzünüzden tebessüm eksik olmasın!
Herkese İyi Pazarlar!
Ulvi Puğ














