ŞİİR GİBİ GÜNLER
“Bilir misin yüceler yücesi tanrı!
Şarap ne zaman coşturur içenleri?
Pazar, pazartesi, salı, çarşamba, perşembe,
Bir de cuma, cumartesi günleri” demiş Hayyam Usta.
Sadece şarap değil, şiir de her gün çoşturmasa da rahatlatabilir bizleri.
Bugün Pazartesi, kimilerine göre en zor gün. Pazartesi Sendromu diye bir kavram var en azından.
O yüzden ben de şiirle başlayayım istedim bu haftaya.
***
Pazartesi ile başlayalım;
Günlerden bir gün
Ya pazartesi ya salı
Son meteliğime kadar içeceğim…
Yine hatırıma sen geleceksin
Oturup ağlayacağım, demiş
Ümit Yaşar Aşktan Önce şiirinde.
Gözyaşı hem vicdanı temizleyen en iyi dezenfektan hemde ruhumuzu rahatlatan en güzel antidepresandır.
***
Son meteliğe kadar içmek konusunda pek bir şey diyemem.
Ama Attila İlhan sanki Pazartesi günü içip sızan Ümit Yaşar’ın şiirini tamamlamış Salı Sabaha Karşı şiirinde.
“salı sabaha karşı telefonla sıçradım
ay batıyor / aynalarda giyotin aydınlığı
gecenin bu saatinde beni kim arayabilir
dizimi uyku sersemi bir iskemleye çarptım
kıvılcımlar dizi dizi her yanıma dağılıyor” diyerek.
***
Cemal Süreya içkinin de aşk acısını dindirmediğini görünce çarşamba gününe getirmiş şiiri.
Çıkar giderim bu kentten daha olmazsa,
Sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki
İnan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem,
Son isteğimi de söyleyebilirim şimdi:
Bir gece yarısı yazıyorum bu mektubu
Yalvarırım onu okuma çarşamba günleri.
***
“Belliydi,
Çarşambadan belliydi.
Gözlerime değil yere bakışından belliydi
Bavulunu toplamıştı senin yüreğin
Benim gözlerim nemliydi.
Niye kızıyorsam Perşembelere.”
demiş en sevdiğim şair Fa-Lanca Perşembeler Bellidir, şiirinde.
Perşembeleri üzülmemenin yolu Çarşambaları doğru kullanmaktır belki de…
***
“Bugün cuma;
Büyükannemi hatırlıyorum,
Dolayısıyla çocukluğumu,
Uzun olaydı o günler!
Yere düşen ekmek parçasını
Öpüp başıma götürdüğüm günler!
O zaman inandığım gibi,
Sahiden bir öbür dünya varsa eğer,
Orada da cumaysa bugün,
Başında bulutlardan beyaz örtüsü,
Büyükannem namaz kılmaktadır,
Namahrem eli değmez seccadesinde;
Mekkei Mükerremeden getirilmiş.
Dilerim duasında unutmasın beni;
Günahkar olduğumu hatırlayarak.”
diyerek Cuma gününe getirmiş şiiri Cahit Sıtkı.
Her Cuma gelen yüzlerce basma kalıp Cuma mesajına bakınca, bana çok güzel geldi Cahit Sıtkı’nın şiiri.
***
Turgut Uyar cumartesi ile tanıştırır şiiri Senfoni şiirinde.
Önce sesin gelir aklıma
Çaresiz kaldıkça hep seni düşünürüm
Güzel olan, dolgun başaklardaki sarışın sevinçli
Sonra cumartesi günleri gelir
Sonra gökyüzü gelir hemen kurtulurum
Bir yağmur yağsa da, beraber ıslansak.
Kırk kere söyledim bir daha söylerim
Savaşta ve barışta, karada ve denizde,
Düşkünlükte ve esenlikte
Zamanımız apayrı bize göre
Yanyana olduk mu elele
Aç kalsak ağlamayız biliyorum.
***
Ve pazar şiiri büyük usta Nazım’dan.
Bugün pazar.
Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.
Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün
Bu kadar benden uzak
Bu kadar mavi
Bu kadar geniş olduğuna şaşarak
Kımıldamadan durdum.
Sonra saygıyla toprağa oturdum,
Dayadım sırtımı duvara.
Bu anda ne düşmek dalgalara,
Bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım.
Toprak, güneş ve ben…
Bahtiyarım…”
***
Ve Nevzat Çelik’in isimsiz bir günüyle bitirelim yazımızı;
“bir sabah anne bir sabah
acını süpürmek için açtığında kapını
adı başka sesi başka nice yaşıtım
koynunda çiçekler
çiçekler içinde bir ülke getirirler
başlarını koymak için yorgun dizine
sen hazır tut dizini anne
o mükemmel güne”
***
O mükemmel gün gelinceye kadar, hiç değilse bu haftaya güzel başlamanız umut ve dileğiyle…
Yüreğinizden Sevgi, İçinizden Ümit, Yüzünüzden Tebessüm Eksik Olmasın!
Herkes İçin Güzel Bir Hafta Olsun!
Ulvi Puğ














