YENİ Mİ YİNE Mİ?
Küçük Temel’i, yılbaşı günü sessizce dua ederken gören babası, “ Ne duası edeysun bakayum uşağum?” diye sormuş.
“Bu yıl gerçekten yenu olsun diye dua edeyrum babaciğum!” demiş küçük Temel “Geçen sene de yenu yıl geldu dedinuz. Ben yine aynı pantolonla, yine aynı altı deluk ayakkabuyla yine soğuktan titreye titreye okula gittum. Yine okulda yiyecek bir şey bulamadum. Yine evde doğru dürüst karnum doymadu. Yine okulda bana hiç Atatürk’ü anlatmadular! Bu senenun da Yine Yılı değul gerçekten Yenu Yıl olmasinu isteyrum! Hepisi bu!” ( Bir Ulvi Puğ fıkrasıdır.)
Şu AKP iktidarının Yeni Türkiye, Yeni Anayasa söylemlerini dinleye dinleye yeni kelimesinden artık korkar olduk.
Her seçimden sonra yine sayın Erdoğan’ı koltukta görmekten bıktık.
En kötüsü de; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere emanet ettiği Türkiye Cumhuriyetinin, Demokratik, Laik, Sosyal Bir Hukuk Devleti sınırından çıktığını görmek!
Neyse, yeni yılın neler getireceği için Astrolojiye başvurmadan olmaz!
Astroloji de; yıldızların yer olayları üzerindeki etkisini belirtmeye ve bu etkileri göz önünde tutarak geleceği önceden bildirmeye dayanan bir falcılık sanatı, olarak da tarif edilir.
Eh, bizim 23 yıldır yüzselen yıldızımız belli. O yıldıza bakarak işin fal kısmını da ben halledeyim.
2023 yılı Türkiye için tam bir sınır ötesi seyahat yılı olacak.
Ekonominin kaymağını yiyenler (Tabii Ali Sabancı hariç. Ne yazık ki o da bizim gibi sıkıntı çekmeye devam edecek.) bir üst tabaka sınırını geçecekler! O kadar yükselecekler ki baktıkları yerden alt tabakadakiler hiç görünmeyecek ve böylece vicdan azabı çekmekten tamamen kurtulacaklar.
Ekonomide Orta Sınıfın küçük bir kısmı, yarın başlarına ne geleceğini bilmeden isimleri gibi orta yerde bırakılacaklar.
Çok büyük kısmı ise ellerine pasaportlarını alıp, Yoksulluk Sınırına geçecekler!
Zaten yoksulluk sınırında olanların tamamı, açlık sınırında yaşamaya çalışan dost ve akrabalarına kavuşacaklar.
Bunlar için sevindirici olan tek şey, yoksulluk ve açlık sınırından geçerken kendilerinden herhangi bir çıkış harcı alınmayacak olması.
Ya da bulundukları ekonomik sınıftan memnun olmayanlar;
Artık O yıldızın ağzının içine bakmayı bırakıp onu seyahate gönderecekler!
Kaç yıldır 1200 odalı sarayına kapanmış, bu millete hizmetkarlık yapıyor!
Tatil ve seyahat onun da hakkı.
Artık O’nun da pasaportunu alıp iktidardan muhalefet sınırına geçme zamanı geldi ve Oy Pusulasına mührü geçiş vizesi gibi basmaya hazır milyonlar var!
Evet:
Artık, bu milletin 23 yıldır yükselen o yıldıza bakmayı bırakıp, yüzünü bu cumhuriyeti aydınlatacak O güneşe çevirme zamanı.
Bu artık tam bir;
“ Olmak ya da olmamak!” meselesi.
2026’nın;
Yeni Türkiye,
Yine Erdoğan, değil…
Özlediğimiz o;
“Eski Türkiye,
Yine ATATÜRK” yılı olması dileğiyle…
Yüreğinizden sevgi, içinizden ümit, yüzünüzden tebessüm eksik olmasın!
Herkese İyi Pazarlar!
Ulvi Puğ














