Salim Çetin’in 03 Şubat 2023 tarihli Yenigün Gazetesi’ndeki köşe yazısıdır.
“Yenigün” okurlarına, yaklaşık bir yıl önce anlattığım Vefa İstasyonu’ndan bir kez daha söz etmek istiyorum.
O yazımda kısaca; hoyratlığın, kötülüğün, kadir kıymet bilmezliğin kol gezdiği bir dünyada “Vefa İstasyonu” gibi etkinliklerin nerdeyse çölde vaha olduğunu yazmıştım.
İşte, yeniden anlatmak isteğimin nedenlerinin başında bu duygu geliyor, yani iyi olanı öne çıkarmak, görünür kılmak duygusu…
PEKİ, NEYDİ VEFA İSTASYONU?
Gönüllü on kişilik bir ekip Vefa İstasyonu ve onlar İzmir’de yaşayan, belirli bir yaşa ulaşmış şair, yazar, ressam, müzisyen gibi sanatçıları belirliyor. Ve sonra o sanatçının yapıtları, yaşamı dostlarına, sanatseverlerin beğenisine sunuluyor.
Esasında sıradan, her yerde yapılan bir iş gibi görünüyor.
Oysa öyle değil; inceliğin, kıymet bilmenin, dayanışma duygusunun bu etkinlikte egemen bir çizgi olduğuna ben inananlardanım.
Çünkü on yıldır bu etkinlik sürüyor ve kırk beş sanat insanı tanıtılmış, ağırlanmış, emeğine teşekkür edilmiş.
Hepimiz biliyoruz ki her konuda “tanınma savaşları”nın yaşandığı dünyamızda, kenarda duranı öne alacak, onu fark edecek mekanizma ne yazık ki yok.
Mekanizma olmadığı gibi dayanışmayı ve sahip çıkmayı içerecek duygusal iklim de giderek azalıyor.
İşte tam da burada bu etkinliğin ruhu önem kazanıyor.
Tanıtılan 45 sanatçıya baktığımda Özdemir Nutku, Muzaffer İzgü, Bilge Umar, Hidayet Karakuş, Yusuf Tuvi, Okan Yüksel, Kemal Anadol, Cahit Koççoban, Erbil Tuşalp, Dinçer Sezgin… gibi edebiyat, müzik, heykel ve tiyatro dünyasının ünlüleri olduğu gibi çok tanınmamış sanat erbabı da Vefa İstasyonu içinde yer almış, onlar da unutulmamış.

10. YILIN İLK KONUĞU
26 Ocak 2023’te, Çiğli Belediyesi’nin ev sahipliğinde, Ali Özpalanlar için yapılan Vefa İstasyonu etkinliği tam da böyleydi. Aslıhan Tüylüoğlu, Halit Özboyacı, Ümit Yaşar Işıkhan onun dünyasını sahneye taşıdılar. Şiirlerini Bornova Şiir Topluluğu (Ayşegül Hayvar, Behiye Yıldırım, Nurcan Kemaneci, Selma Sağlamtaş, Ümran Erol) seslendirdi. Mandolin ve akordeonuyla Işıltan Uşaklıgil’in geceye kattığı tat bambaşkaydı.
Özpalanlar, öyle yaygın tanınmıyordu belki ama etkinlik esnasında öğrendiğim; şiirleri, dergicilik yaşamı, öğretmenliği, örgütçülüğü, tiyatro ve fotoğraf ustalığıyla tam bir aydın, tam bir sanat erbabıydı.
Yani “kabahat” onun değil bizimdi kısaca.
Esasında bunda şaşılacak bir şey yok, çoğunluk sesi çok çıkanın yanında yer alıyor çünkü.
Çoğumuz şair Şükrü Erbaş’ın, “…Önüne bakan insan, marş söyleyen binlerce kişiden daha etkileyici…” cümlesindeki ‘önüne bakan insan’ı görmüyor, o ince hüzünlü çizgiyi fark etmiyor nerdeyse.
Gene Erbaş’a kulak verirsek:
“Gittikçe yalnızlaşıyorsunuz insan kardeşlerim
Ne bir ortak sevinciniz kaldı sizi çoğaltacak
Ne bir içten dostunuz var acınızı alacak
Unuttunuz nicedir paylaşmanın mutluluğunu…”
PEKİ, NE YAPALIM?
Öyleyse tekrar etmek gerekirse; Vefa İstasyonu tam da bu ‘dayanışma ve sevgi ağı’nı karşılayan bir etkinliktir; yalnızlığa, sanatçının tek başına olamayacağına bir isyan…
Hep büyüklerin, tanınmışların ve popüler olanın yanında durmanın kolaycılığına karşı, değerli olan ama az tanınanın yanında da olmayı önemsemektir.
Dahası, sevinçlerden oluşan kocaman bir iyilik yumağının, sahip çıkmanın, inceliğin ve umudun o gün o sahnede paylaşılması, çoğaltılmasıdır Vefa İstasyonu…
Yani Vefa İstasyonu’nun sahne aldığı akşamlarda salonda olmaktır. Örneğin 15 Şubat Çarşamba 18.00’de, Hüseyin Yurttaş’ın ağırlanacağı etkinlikte Çiğli’de, Fakir Baykurt Salonu’nda buluşmaktır.
ETKİNLİĞİ KOTARANLAR…
Etkinlik 10. yılına ulaşmış. Ve kırk beş sanat insanı ağırlanmış bu sürede.1
Peki, bu etkinliği kotaranlar?
Tamamen gönüllü olarak yürütülen bir etkinliği on yıl sürdürmenin kolay olmadığını her halde söylemek gerekmez!
Müthiş bir özveri var bunda.
O halde bu isimleri tanıyalım:
Konuk edilecek sanatçıları, etkinliğin içeriğini, görev alacak adları birlikte belirliyor; metin hazırlıklarını ortaklaşa yapıyorlar.
Y. Bekir Yurdakul: Bütün sunumları, sahne trafiğini o yapıyor.
M. Osman Akbaşak: Kamera ve fotoğraf çekimleri, afişler onda. Arada sunumlar da yapıyor.
Ferhat İşlek: Mersin’de ama Vefa İstasyonu’na konuk olan sanatçıyla ilgili fotoğraf, kayıt vb. hazırlanan her türlü belgeyi görsel sunuma çevirmek, yani yapım işleri ondan çıkıyor.
Hayri Oğuz: Fotoğraf çekimlerini, seslendirmeleri üstleniyor.
Bahri Karaduman, Eşref Karadağ, Gülşen Ersan, Muhittin Bilgin, Oğuz Tümbaş, Zübeyde Fırat; öyle hemen fark edilmeyecek lojistik işleri sessizce kotarıyorlar. Kısacası ekibin neye gereksinimi varsa oraya koşuyorlar.
Bu gönüllü ekibe de hepimizin candan teşekkür etmesi gerek. Çünkü bu güzellik onların eseri…
…………………..
1 Osman Akbaşak’ın hazırladığı Vefa İstasyonu internet sitesinden bütün ayrıntılara ve etkinlik fotoğraflarına ulaşmak mümkün.
Fotoğraflar: www.osmanakbasak.com














