Trabzon’un bir köyünde, sel felaketinden yara alan insanlar için kurulan tahta sahnede, Volkan Konak’ın gitarı hüznü ve umudu birleştiriyordu. Tam “Uzun İnce Bir Yoldayım” türküsüne başlayacakken, arkalardan bir kadının çığlığı yükseldi: “Volkan’ım, bizim Ahmet’i sel aldı!” Sahneden indi, kadına sarıldı, “Ahmet’in adını bu gece her şarkıda yaşatacağız,” dedi. Köy, sabaha kadar onun sesiyle direnci öğrendi. Sabah cebindeki tüm parayı kadına verirken, “Bu ev hepimizin evi,” diye mırıldandı. O gece, enkazdan yükselen türküler, köy halkının yeniden doğuşunun sembolü oldu.
Dün gece Kıbrıs’taki bir konser sonrası aramızdan ayrılan Volkan Konak, yalnızca bir müzisyen değil, acıya ortak olan, umudu birlikte ören bir yürekti. Türküleriyle sırtımızı dayadığımız o dağlar, şimdi onun nağmeleriyle yankılanacak… Işıklar içinde uyu, büyük usta. Yolun ışık, sözün daim olsun.















