Tatilin sözlük anlamı; çalışmaya ara vermek, çalışmayı durdurmak, izine başlamak demekmiş.
Okullarımız bir haftalık tatile girdi.
Yani çalışmaya ara verildi.
Bu öğrencilerin de çalışmaya ara vermesi, çalışmama haklarını kullanmaları demek.
Öyleyse, neden öğrencilere tatilde ödev veriliyor? Öğrencilerin çalışmama hakkı gasp edilmiş olmuyor mu?
Üstelik eğitimcilerin son yıllarda yaptıkları bilimsel araştırmalara göre ilkokulda ev ödevi yapmanın başarıya etkisi yokmuş.

(Ödev yapan çocukların ortaokulda başarıları ödev yapmayanlara göre yarı yarıya, lisede ise yarıdan biraz daha fazlaymış.)
Hal böyleyken
bilimsel veriler ortadayken, ilkokulda başarıya etkisinin olmadığı tespit edilmişken ülkemizde neden halâ çok ödev veriliyor?
Temel nedeni eğitim sistemi olsa da öğretmenlerin üzerindeki baskılar (Velilerin bir kısmı ödev vermeyen veya az ödev veren öğretmeni yetersiz bulup, baskı uygulayarak ödev vermesini talep etmekteyken, çalışan veliler ödevleri fazla bulup, onlar da öğretmen üstünde tersi baskı yaratmakla beraber meslektaş ve idare baskısını da unutmamak lazım.) da göz ardı edilmemelidir.
Ev ödevlerinden etkilenen öğrenci, öğretmen, veli sac ayağına baktığımızda öğretmenler; velilerin ödevlere katkı sunmadığı konusunda, veliler; bilgilerinin yetmediğinden, velilerin bir kısmı (çalışan) çok ödev verildiğinden, öğrenciler; ödev yapmaktan kendilerine hiç zaman kalmamasından şikâyetçiler.
O zaman gelin birkaç soru daha soralım.
Ödev vermenin amacı nedir?
Ödev; öğrencilerin sorumluluk duygusu kazanması, araştırma yapması, öğrendiklerini pekiştirmesi, zamanı kullanmayı öğrenmesi amacıyla verilmekte.
Peki tüm bunların öğrenci davranışları üzerindeki etkisi değerlendiriliyor mu, amacına ulaşıp ulaşmadığı tespit edilebiliniyor mu?
Öğretmenler verdikleri ödevleri kontrol edebiliyor mu?
Öğretmenler geri bildirim yapabiliyorlar mı?
Ödev kontrolü yapmada en önemli rolün öğretmende olduğu bilinir.
Öğretmen ödev kontrolü yapıp, yazılı ve sözlü geri bildirim vermeli, ödev sınıf içinde tartışılmalı, yanıtlar kontrol edilmeli, öğrencilerin eksikleri tespit edilip, ihtiyaçları karşılanmalıdır ki ödev amacına ulaşabilsin.
Geri bildirim aynı zamanda öğrencilerin öğrenmeleri hakkında öğretmene bilgi verir, sınıf içi etkinliklerin öğrenci ihtiyaçlarına göre planlanmasını sağlamaya yarar.
Yoğun müfredat, sınıfların kalabalık olması geri bildirim yapmaya engeldir.
Sorulması gereken sorulardan biri de; ödevleri hazırlamak için öğretmenin yeterli zamanı var mı?
Yaşadığım, gördüğüm, yapılan araştırmalar,
öğretmenlerin genellikle son dakikada hatta zil çaldıktan sonra, ödevlerin nasıl yapılması gerektiğini açıklamadan verdiği yönündedir.
Ödev hazır kaynaklardan; şu şu sayfayı yapın, gelin denilerek verilir. Verilen bu ödevlerin bir kısmının sınıf seviyesinde olmama ihtimali yüksektir. Öğretmenler öğrenci seviyesine göre ödevleri hazırlayacak zaman bulamamakta hatta okulda yapmaları gereken işlerin büyük bir bölümünü evlerine “ödev” diye götürmektedirler.
Uzun lafın kısası, ödev özellikle tatilde öğrencinin, velinin, öğretmenin kabusu hâline gelmektedir.
HAMİŞ: Sevgili meslektaşım ödev vermeyi bırak, tatilin tadına bak!














