Yine, yeniden bir seçim sürecine girmiş bulunuyoruz. Cumhuriyet 2. Yüzyılına girerken, demokrasinin, adaletin insan haklarının rafa kaldırıldığı tek adam rejimiyle kazanılmış bütün çağdaşlık değerlerinin birer birer yok edilmeye çalışıldığı, aydınlanma ve çağdaş uygarlık mücadelesinin neferleri olan, Nazım Hikmet, Sabahattin Ali, Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Ahmet Taner Kışlalı, adını devrim tarihine altın harflerle yazdırmış nice aydın akademisyen, gazeteci ve mücadele alanlarında toprağa düşmüş
İnsanlık sevdalıları…
Sanayi üretiminin son sürat gelişerek birçok yeni teknolojik gelişmeleri de beraberinde getirdiği, bilişim teknolojisinin olağanüstü gelişmeler gösterdiği günümüz ekonomilerinde, üretim araçlarının bu hızlı gelişimi bir yandan sermaye sınıfının zenginliklerine zenginlik katarken diğer taraftan kendi zıttı olan emek cephesinin, yeni teknolojilerle dünyayı bir küçük, süper cep telefonlarının bilgisayarların içine sığdırmasıyla sosyal medya toplumun bütün kesimlerini kendine bağımlı hale getirmiş bulunuyor. Bu durum insanların sosyal medya üzerinden haberleşmelerini ve örgütlenmelerini de sağlamaya başladı.
İnsan iradesinden bağımsız gelişen ekonomik ve toplumsal yasaların, üretim ilişkileri olan sermaye sahipleri ile emek cephesinin bu teknolojik gelişmeler sonucunda aralarındaki çıkar çelişkisi bu kapitalist emperyalist sistemin sonunu hazırlayacak olan emek cephesinin yükselen mücadelesi egemen sınıfların saltanatlarını sarsmaya başladığında devlet erkini elinde bulunduran işbirlikçi hakim sınıf ve onun temsilcisi iktidar baskı ve zulmünü artırmaya, toplumu sindirmeye ve iktidarını sürdürebilmek için de anayasa dahil kendi egemenliğini temsil eden yasaları bile zaman zaman yok sayabilmekte bu yolda önüne çıkan bütün engelleri yok etmek için de yasal olmayan her türlü yola başvurabilmektedir.
Feodal topluma karşı geleceği temsil eden kapitalizm, bugün üretici güçlerin gelişmesi ve geleceği temsil eden emek cephesinin bilinçli ve örgütlü mücadelesi karşısında yeni ve asla kabul edilemeyecek yöntemler denemeye devam edecektir. Ancak bu durum onların kaçınılmaz sonlarını getirmeye yetmeyecektir.
Gelişen ve geleceği temsil edecek güçlerin karşısında hiçbir güç varlığını sonsuza kadar devam ettiremez. Özgür ve insan haklarının egemen olduğu günlerde buluşmak dileğiyle…
Bu seferlik bu kadar olsun değerli okurlarım.
Umut ve sağlıcakla kalın.














