Yerel Kaynaklarla Yerinde Refah vizyonu oluşturmak kaçınılmaz hale geldi. Bölgesel gibi görünen yeniden paylaşım savaşları tüm dünyayı kaplayan ekonomik sıkıntı perdesiyle örtülmek isteniyor. Bölgesel boyutlu gibi sunulan bu savaşlar (Yemen, Suriye, Irak, Ukrayna, Kafkaslar vd.) savaş tekellerinin ve hamilerinin küresel katılımıyla derinleştirilerek sürdürülüyor.
Yerel Kaynaklara Dayalı Kalkınma
Bu kan, gözyaşı, göç ve daha birçok insanlık dramına yol açan bu savaşsal ortam küresel olanak sahiplerini zenginleştirirken yerele mecbur olanları yoksullaştırmakta ve mağduriyetlerini arttırmaktadır. Küresel kaynaklara bağımlı, ve imalat (üretim) kapasitelerini harekete geçiremeyen, kullanamayan toplulukların mağduriyetleri ise daha da derinleşmektedir.
Yerel Üretim Eksenli Refah
Dünya nüfusu son 70 yılda 3 kat arttı. 1950’de 20 milyon olan Türkiye nüfusu 4 kat artarken, İzmir (750 bin) 7 kat arttı. Menderes ise neredeyse 10 kat artış göstererek bu gün 120 bin insanımıza yaşam alanı olmuş bulunmaktadır. Temel faaliyet alanlarının başında gelen tarım ve gıda üretiminde ise adeta 50 yılın gerisine gitmiş gibi bir algı sunuyor.
Hobi Bahçeleri ve İTOB
50 yıl önce aktif tarım alanı, mera, yayla olan yüzlerce dönüm arazi plansız köyden kente göçün ve çarpık kentleşmenin doğal kurbanı oldu kaçınılmaz olarak. Bu plansız ve vizyonsuz büyüme süreçleri bir yandan kırsal kesimlerde hobi bahçelerini ortaya çıkarırken, diğer yandan da o günkü tarım arazileri üzerinde bugün küçük veya büyük sanayi sitelerinin yerleştirilmesiyle sonuçlanmıştır.
Tüm Toplumun Refahı için Vizyoner Yönetim
Kısa vadeli yerel yönetim kararlarıyla varılacak sonuç zaten daha farklı da olamazdı. Bugün tüm Menderesliler kendi gelecekleri ile ilgili karar verirken dikkate almaları gereken kriterleri çok doğru tespit etmeliler.
Önce çevre ve doğa gelmeli ki, hem bireyin hem de tüm toplumun yakın gelecekteki yaşam alanları kurutulmasın, çöle dönüşmesin! Diğer yandan tercihlerini ve seçim kararlarını yer altı ve üstündeki çok değerli kaynakların bilimin, teknolojinin kılavuzluğunda toplum ve insanlık yararına kullanılması esasıyla torunlarıyla birlikte gelecek kuşakları dikkate alarak vermeleri gerekmektedir.
Yerel Yönetimin Açıklığı ve Sorumluluğu
Aynı şekilde yerel yönetimlerin de mevcut gelişmelerde kendi sorumluluk paylarının bilinciyle hareket etmelerinin kaçınılmazlığını bilmeleri, toplumla çatışmaya düşürmeyen çözümleri bulmaları da gerekmektedir.














