Kafası karışık bir coğrafyada tutsak kalmış zihinlerin “sürü “ tarifini çoğaltıp durduğu zamanlarda, koyunların arasında kalmış kediler gibi tüyleri diken diken, gökyüzünü görecek yolu bulmaya çalışırken oldu çok şey .
Belki de olmadı. Hep öyleydi. Sesler yükseldi büyüdü. Senden büyüğüm der gibi sesleri delip geçti kulak zarlarını yırtarcasına. Değillerdi, ama öyle sandılar .
Ama yanlış anlayışları durumu değiştirmedi.
Bazen çaba göstermek yetmezdi. Okuyabilmek anı , zamanı ve olanı; durumu ancak bu değiştirebilecekti.
Çaresiz gibi gelir bazen, bazı sorunların çözümü… Orada debelenip dururken, artık düşünmeyeceğimiz günün geleceği, o yok oluş anına yuvarlanacakmışız gibi.
Oysa özlem dolu bir annenin, çiçeğine sarılıp koklayacağı anı düşlemesi gibi hayat ..
Çaba yetmez bazen, zaman gerekir , inanırsın ki zaman çok şeyi dönüştürür. “Düzeltir, onarır, iyileştirir, oldurtur “ değil , dönüştürür. Başka çaren yoktur.
Nilay Ak / ‘23 Haziran














