sozbizde.com
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
sozbizde.com
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana sayfa YAZARLAR

ZORDUR ALMAK BİZDEN KIZI

Ali Dizdar Ekleyen Ali Dizdar
Kasım 7, 2023
in YAZARLAR
0
ZORDUR ALMAK BİZDEN KIZI
0
Paylaş
1
Gösterim
Share on FacebookShare on Twitter

Bodrum’da Millî Eğitim Müdürü olan Bodrumlu öğretmen Osman Nuri Bilgin, Bodrum’a etki etmiş kişilerin başında gelir. Bodrum türkülerini derlemiş ve kayda aldırarak radyolarda çalınmasını sağlamıştır. Okul okul gezerek öğrencilere türküleri öğretmiş, korolar kurarak söyletmiş ve türkülere uygun halk oyunları öğretip oynatmış adamdır.

Folklor ekibi oluşturup 1959’da İstanbul’da “3.HALK OYUNLARI BAYRAMI”na katılmıştır. O zamanlar festival kavramı henüz dilimize girmediğinden bayram olarak anılıyordu.

Ardından ev pansiyonculuğunu başlatarak Bodrum’u turizme balıklama daldıran, Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir’i Bodrum’u tanıtmak için kullanan ve başaran, turizme de Bodrum’u tanıştıran öğretmenimiz Osman Nuri Bilgin. Ben ilkokuldayken eşi Didar Bilgin bir ara öğretmenliğimi yapmıştı.

İşte bu değerli büyüğüm Osman öğretmenimin ölümünden sonra, yazdığı kitaplar ışığında derlenen “Bodrum Halikarnasos” isimli kitabında yazdığı değerli bilgilerden Bodrum’da kız almak ve düğünlerimizi sizlere hatırlatmak gereği duydum ki unutulmasın, Bodrum’dan kız alacaksanız başınıza gelecekleri bilesiniz.

Kız istemeye cuma veya pazar geceleri gidilir. Eskiden yalnızca cuma geceleri gidilirmiş. Kız istemek için oğlan evi olarak anne, baba, amca, teyze, dayı gibi hısım akraba veya çok samimi dostlarla gidilir, istemeye gitmeden önce reddedilme olasılığını ortadan kaldırmak için kız tarafının fikri bir tanıdık vasıtasıyla sordurulur “gelsinler istemeye” diye haber gelince hazırlanılıp gidilir. Bu toplantıda sadece gelin adayı kız bulunmaz.

Oğlan evi istemek için eve geldiğinde önce kahveler içilir ardından “Allah’ın emri Peygamberin kavli ile” kız istenir “Siz bilirsiniz, biz de münasip görüyoruz” yanıtı alındıktan sonra tebrikler yapılır ve ardından lokum, limonata, şerbet içilir ve nişanın nasıl yapılacağı üzerinde anlaşmaya varılır.

Bu anlaşma gereğince cuma veya pazar akşamı kız evine “Nişan”a gidilir. Nişanı, istemeye giden kişiler götürür. Nişan; sele ve heybeler içinde götürülür. Bir seleye kıza ait elbiselik, terlik, çorap, mendil, beşibirlik ve dizi altın, yüzük, küpe, kolonya, parfüm, pudra, allık, oje gibi hediyeler konur diğer seleye kahve, şeker, lokum konur. Nişan teslim edildikten sonra, nişanı getirenlere içinde ipekli gömlek, havlu, peşkir, iç çamaşırı, kemer, mendil bulunan bir bohça verilerek gönderilir.

Aradan bir süre geçtikten sonra, kız tarafı oğlan tarafına nişan ardı götürür. Bir tepsi baklava ile yine seleler içerisinde gömlek, iç çamaşırı, çorap, mendil, yüzük bulunur. Nişan ardı getiren heyete para verilerek gönderilir.

Oğlan evi bir müddet sonra kızı görmek için kız evine gider. Kız ortaya süslenmiş olarak oturur. Gelen oğlan evi görücüleri kıza hediyelerini verirler. Kız da bu hediye verenlere, evlendikten sonra birer bohça ile hediyelerini götürür.

Nişanı kız evi düzenler. Yüzükler takılır, yenilir, içilir, eğlenilir. Nişan ile düğün veya nikâh arasında uzun bir zaman aralığı olur da düğün gecikirse, oğlan evi gelinin evine Ramazan Bayramı’nda elbiselik kumaş, çorap, mendil, şeker gönderir. Kurban Bayramı’nda ise süslenmiş, kınalanmış ve boynuzları arasına bir altın bağlı olarak bir koç hediye gönderir. Kız tarafı da karşılık olarak oğlana tatlı, gömlek, iç çamaşırı, çorap gönderir.

Taraflar anlaşarak düğün tarihine karar verirler ve daha sonra belirtilen cuma veya pazar günü oğlan evi kız evine deve ile çeyiz gönderir. Buna “ağırlık” denir. Devenin üzerine içinde parça kumaşlar (okuntu), ayakkabı, terlik; babalığa (kayınpedere) takım elbiselik kumaş; analığa (kayınvalide) elbiselik kumaş, geline gelinlik, elbiselik kumaş, iç çamaşırı, çorap, ayakkabı, duvak, helva ekmek konulan bir veya iki sandık bağlanır. Üzerine halı veya kilim atılır. Maddi durumu hallice iyi olanlar deve ile birlikte, bir küfe içinde içi doldurulmuş bir kuzu da gönderirler. Deveye büyükçe bir çan bağlanır ki ağırlığın gittiği etrafa ilan edilmiş olur. Deve kız evine varır hediyeler indirilir. Kız evi devenin üzerine deveciye hediye gömlek asarak deveciyi gönderir.

Kız tarafı ağırlık geldikten sonra, oğlan evinin gönderdiği kumaş parçalarını eşe dosta göndererek düğüne davet eder. Buna okuntu denir. Bu daveti alan eş dost geline ait olacak uygun hediyeler getirirler. Bu hediyelerin bir kısmı evde kalır, bir kısmı da kızın çeyizine gider.

Ağırlık geldikten bir gün sonra, kız evi tanıdık erkekleri çağırarak onları oduna gönderir. Erkekler dağdan odun yapar kız evine getirir. Kız evi de bu imeceye katılanlara yemek ikram eder.

Oğlan evi ağırlık gönderdikten sonra, evin bacasına bir bayrak diker. Bunu gören eş dost gece oğlan evine gelir. Pilav ve et yemekleri yenilir içkiler içilir ve eğlenilir. Bu bayrak gelin almaya gidilene kadar orada kalır.

Düğün bir hafta sürer. Düğün pazar günü başlamış ise pazar; perşembe başlamış ise perşembe günü gelin alması yapılır. Aradaki günlerde gelin kıymetli elbiselerini giyerek düğün yerinde bulunur.

Düğün müddeti içinde kızın ablası, yengesi ya da çok yakınından bir kadın, kızları oyuna kaldırır. Kızlar oyun alanının etrafında bir sıra halinde halka olurlar ve arkalarında evli ve yaşlı kadınlar sıra olurlar. Sadece bekâr kızlar oynar, evli olanlar oynamaz. Kızların oynamasını takiben erkekler oynar. Kızlar ve erkekler oynarken akrabalar çalgıcılara para atarlar.

Temel Devran merasimi; perşembe başlayan düğünlerde takip eden salı günü öğlen, kız evi ve gelinin kız arkadaşları çalgıcılar eşliğinde hamama giderler. Hamamda başına kına yakılır. O sırada dışarıda çalgıcılar kınan kutlu olsun şarkısını çalıp söylerler ve bu arada hısım akraba ağlaşırlar. Hamamdan sonra gece yine düğün yapılır. Çarşamba günü ise temel devran giyilir. Gelinin bütün arkadaşları da temel devran giyerler. Öğleden sonra ve gece olmak üzere iki kez düğün yapılır. Çalgıcıların önünde oynarlar. Çalgıcıları da oğlan evi gönderir ve ücretini oğlan evi öder. Kız evi çalgıcılara bohça içinde çeşitli hediyeler verir. Oğlan evi gece yapılan düğüne gelir, oyunlar oynayıp giderler. Oğlan evi gittikten sonra kız evi geç saatlerde kızın eline ve ayaklarına kına yakarak hep bir ağızdan aynı şarkıyı “Kınan Kutlu Olsun” şarkısını söylerler.

Yengeler Yakar kınayı,

Ağlatmayın garip anayı,

Kızlar tutar merhamayı.

.

Gelinim kadınım kınan kutlu olsun,

Var başına günler doğsun,

Orada burada dilin tatlı olsun.

.

Leblebiyi aldım kavurdum,

Çıktım tepeye savurdum,

Ben kızımı gitmez sanırdım.

.

Gelinim kadınım kınan kutlu olsun,

Vardığın yerde dilin tatlı olsun.

…….. biner atın iyisine,

Gider yolun doğrusuna,

Selam söyleyin dayısına.

.

Gelip duvağını bürüsün,

Bürüsün de cümle âleme görünsün.

.

Gelinim kadınım kınan kutlu olsun,

Var başına günler doğsun,

Orada da burada da dilin tatlı olsun.

Perşembe günü oğlan evi hazırlanıp, eşini dostunu hısım akrabayı çağırdıktan sonra çalgıcılar eşliğinde süslenmiş alımlı bir at ile gelin almaya giderler. Kız evi bu atın boynuna gömlek kulaklarına mendil bağlar. Gelin almaya giderken, oğlan evinde bacaya dikilen bayrak iner ve kız almaya giden alayın önünde taşınır. Bu bayrağa kız evi gömlek bağlar. Gelin almaya çalgıcılar eşliğinde oynaya oynaya gidilir. Kız evine varan damat alayı kız evin önünde oynarlar ve gelini de oynatırlar. Daha sonra gelinin babası ve akrabaları geline ellerini öptürürler ve geline uygun hediyeler verirler. Bunlar genellikle altın takılar olur. Gelinin babası kızının beline kırmızı kuşak bağlar ve bir altın takar. Tellenir, duvaklanır ve ata bindirilir.

Önde erkekler, arkada kadınlar ve gelin olmak üzere gelin alayı oğlan evine doğru çalgılar ve oyunlar eşliğinde yola düzülür. Ancak damat alayının geldiği yolun aynısı kullanılmaz, muhakkak bir yerde yol değişikliği yapılır. Gelin alayı yolda iken zaman zaman köyün ya da mahallenin gençleri tarafından gelin alayının önü kesilir ve durdurulur. Çalgılar eşliğinde oynanır. Gelin yol kesicilere mendili damat da para vererek yol kesme sonlanır ve gelin alayı bir başka yol kesmeye kadar yoluna devam eder. Gelin alayı, oğlan evinin önüne gelince; damat gelini sağ taraftan attan indirir ve yengeler gelini evin içine götürürler. Oğlan evinde eğlence devam eder. Akşam namazından sonra damat alay halinde evine gelir ve okunan duasının ardından evine girer. Gece oğlanın samimi arkadaşları kapıyı vurarak tatlı isterler. Damat gelenlere tatlı ikram ederek gönderir. Sabah damat kayınbabasının ve kayınvalidesinin elini öpmeye gider. Bir hafta sonra kız evi oğlan evini yemeğe davet eder. Buna kızardı çağırışı denir. Bir iki gün sonra da oğlan evi kız tarafını yemeğe davet ederek düğün adetleri tamamlanmış olur.

Onlar erdi muradına biz çıkalım kerevetine. Düğün geleneğimiz ufak tefek değişimlerle hâlâ devam etmektedir.

Aklınızda bulunsun zordur almak bizden kızı.

Saygılarımla. Ali Dizdar

Post Views: 268
Önceki yazı

Sonraki Gönderi

EFE DAĞCILAR BİRGİDEN YILANLIYA YÜRÜDÜ.

Ali Dizdar

Ali Dizdar

Sonraki Gönderi
EFE DAĞCILAR BİRGİDEN YILANLIYA YÜRÜDÜ.

EFE DAĞCILAR BİRGİDEN YILANLIYA YÜRÜDÜ.

  • Çok okunanlar
  • Yorumlar
  • Son Haberler
Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Ekim 12, 2025
BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

Mart 9, 2025
Ceviz Ağacının Hafızası

Ceviz Ağacının Hafızası

Ağustos 27, 2025
Bir çakma kilise iki yoldaş…

Bir çakma kilise iki yoldaş…

Ağustos 25, 2022
Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

0
Nebati Margarinler Çağı

Nebati Margarinler Çağı

0
Pirus Generali

Pirus Generali

0
Bizden Karikatürler

Bizden Karikatürler

0
Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Güncel Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Kategorilere Gözat

  • BASINDAN
  • BİLİM TEKNOLOJİ
  • BİZDEN KARİKATÜRLER
  • ÇEVRE
  • ÇİZER
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GEZİ
  • GÜNCEL
  • GÜNÜN SÖZÜ
  • Hafta Ortası Karikatürü
  • İMECE DER
  • KADIN
  • KİTAP TANITIM
  • KONUK YAZAR
  • KÖŞE YAZISI
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • MEDYA
  • MİZAH
  • MÜZİK
  • ÖYKÜ
  • ÖZEL HABER
  • ÖZEL RÖPORTAJ
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • ŞİİR
  • SOSYAL MEDYADAN
  • SÖZ BİZDE
  • SÖZ SİZDE
  • SPOR
  • STK
  • TURİZM
  • Uncategorized
  • YAZARLAR
  • YEREL YÖNETİMLER
  • YORUM

Son Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.