***
Nedir bu Asset?
İngilizcesi : ASSET,
Türkçesi : VARLIK, DEĞERLİ MAL, MÜLK demektir.
***
Her fırsatta,
Bizden önce ne vardı ?
” Hiç bir şey yoktu, her şeyi biz yaptık biz ” deniliyor ya
Bu yüzden sadece
” reyiz doğru söylüyor. Heykelden başka ne yaptılar ” diyerek alkışlayan,
” Allah benim ömrümden alsın ona versin ” diyen
İktidar destekçilerine soruyorum.
***
son yirmi yılda mevcut iktidarın yaptığı,
Ülkeye para kazandıran, istihdam yaratan, döviz kazandıran bir
yatırımı, fabrikası, kamu işletmesi var mı.?
İtibardan tasarruf olmaz diyerek yapılan israf sonucu, kasa boşalıp, her
para lazım olduğunda,
Tam bir müflis tüccar gibi,
satıp satıp parasını da hesapsızca harcadığınız, bu varlıkların içinde
Mevcut iktidarın yaptığı bir tane değerli fabrika, üretim tesisiniz, işletmeniz var mı?
Yok değil mi?
***
Çünkü;
Şu ana kadar satılanlar,
beğenmediğiniz,
hatta ağız dolusu hakaretler kustuğunuz cumhuriyet döneminin sınırlı imkanları ile kimseye el avuç açmadan yaptığı,
takır takır para kazanan, istihdam yaratan,
ülkeyi dışa bağımlılıktan kurtaran işletmeler,
fabrikalar, limanlar, enerji santralları, rafineri ve petro-kimya tesisleri, madenler, demir çelik fabr.
YANİ BU ÜLKENİN TEKRAR YAPILMASI ÇOK ZOR OLAN DEĞERLERİ İDİ.
Üstelik değerinin çok altında satıp, paralarını da umarsızca harcadınız.
***
Son bir haftadır, büyük sevinç tezahüratları ile şu arap ülkesinden 20 milyar,
bu arap ülkesinden 50 milyar dolar gelecek dediğiniz
yatırımlar neler ?
Yatırım dediğiniz satılacak ”asset”ler ise,
İçinde son 20 yılda sizin tarafınızdan yapılmış bir tek değerli işletme var mı?
Ya da bu araplar gelip, o söylenen milyar dolarlar ile
yeni fabrikalar, işletmeler kurup , iş ve istihdam mı yaratacaklar ?
Bilen var mı?
Yoksa yine,
cumhuriyet döneminin elimizde kalan son ASSET’leri mi satılacak?
Arazilerimiz, yani vatan topraklarımız, dereler, akarsular falan da satılacak mı.?
Biz bilmiyoruz da, siz biliyorsanız lütfen bize de söyleyin olur mu?
***
Ne diyeyim ki?
Hani her fırsatta söylediğiniz şu türkü var ya.
Hani ırmağının akışına öldüğünüz şu türkü.
Onu söylemek yetmez.
O SÖZLERİ ANLAMAK LAZIM ANLAMAK!!!
Ne zaman farkına varacaksınız umudum yok ama,
Çile çekmiş Ninenin kemikleri sızlıyor.
Emine hala pınarlardan su dolduruyor mu?
onu da sen söyle……..
***
Şimdi Nine nereden çıktı?
Emine ne alaka? demeyin.
Bir zahmet Google yapıp bakın türkünün sözlerine
Bir de sizinle uğraşamam bu kadar derdin arasında.
HAYDİ BAKALIM ELLER HAVAYA.
Siz oynayın.
Biz yastayız.
Ne kadar acı ki biz hala size, daha mutlu yarınlar yerine,
eski dediğiniz Türkiye’yi anlatmak zorunda kalıyoruz.

.
BİR BARDAK SUDA FIRTINA KOPARMAK..
***
Kim ne derse desin, AKP’nin propaganda ekibi gerçekten mükemmel çalışıyor.
Gerek algı oluşturma, gerekse gündemi değiştirme konusunda,
bütün partilere nal toplatıyor.
***
Art arda gelen acımasız zamların ardından,
öfke patlamasına dönüşen tepkiyi,
CHP içindeki bir grubun toplantısını medyaya sızdırarak bir anda değiştiriverdi.
Dün bütün televizyonlarda, tartışma programlarında başka konu yoktu.
Sosyal medya da farklı değildi.
Herkes herkesi hainlik ile, Brütüs’lük ile suçluyordu.
***
Ya arkadaşlar
Bir seçimden çıkmışız ve en güçlü ve köklü muhalefet partisi olan CHP kurultay kararı almış.
Delege seçimleri başlamış. İlçe , il kongreleri yapılmak üzere.
ardından da Büyük kurultay toplanıp, yeni yönetimi seçecek.
Bütün partilerde, sendikalarda, odalarda, memur, emekli derneklerinde
Kongre öncesi böyle toplantıların olması son derece normal bir şey değil mi ?
Niye bu kadar sert tepki gösteriyorsunuz?
Tabi ki farklı düşünceler olacak,
Tabi ki bu düşüncedekiler,
hatta farklı düşünenler bir araya gelecek.
Çalışmalar yapacak, toplantılar yapacak, pazarlıklar yapacak, listeler hazırlayacak.
Bundan daha normal bir şey olabilir mi?
***
Bırakın koskoca CHP’yi,
15 gün önce benim oturduğum 176 kişilik yazlık sitenin genel kurulu için bile,
evlerde bir sürü toplantılar yapıldı.
whatsaap grupları kuruldu.
Yönetim listeleri oluşturuldu.
Küçük kırgınlıklar oldu,
Genel kurulda sert eleştiriler yapıldı.
ve benim de desteklediğim muhalif liste seçimi kazandı.
Hatta o kadar güçlü bir muhalefet oluşturuldu ki
Mevcut yönetim liste bile çıkaramadı.
Ama hiç kimse, hiç kimseye
Sen geçtiğimiz 2 yıl boyunca mevcut yönetimi destekledin,
Şimdi evlerde toplantılar yapıp mevcut yönetime hainlik yapıyorsun demedi.
***
Bunlar olacak.
Farklı fikirler, farklı yönetim anlayışları olmasını
Niye kargaşa yaratmak, arkadan vurmak, hainlik olarak nitelendiriyoruz ki ?
Nerede güçlü muhalefet varsa,
orada yöneticiler attıkları adımları, kırk kere düşünerek atmak zorunda kalır.
Ne demiş atalarımız?
Nerede hareket, orada bereket.
Bırakın fırtına kopsun.
Yeter ki bardak kırılmasın…………

.
NE SORMAYI BİLİYORUZ,
NE DE DOĞRU CEVAP VERMEYİ …
***
Balık avı gruplarında mutlaka denk gelmişsinizdir.
Çünkü bu diyalog hemen hemen her gün yaşanıyor.
Biri soruyor.
– Ustalarım yarın Çeşme’ye balığa gideceğim. Hangi iğneyi önerirsiniz?
İyi de kardeşim, senin hedef balığın nedir?
Hangi balığa olta atacaksın?
Bunu söylemezsen sana kim nasıl doğru cevap verebilecek?
Veya soruyu doğru soruyor.
– Körfezde çipura avında hangi iğneyi önerirsiniz?
***
Büyük ustalar, balık avının ordinaryüs profesörleri,
her iki soruya da şöyle cevap veriyor.
– Mustad 2 numara kullan üstüne tanımam.
– WMC 1.0 ‘dan şaşma sakın.
– Sen bakma onlara kardeş Saseme 3 numara kullan
Bu büyük ustalar,
cevabına bir tane de tuttuğu balık fotoğrafını ekleyerek havasını basmayı ihmal etmiyor tabi ki.
***
Şimdi baktığınız zaman,
soruyu soran cevabı aldı mutlu oldu.
Büyük usta da cevabı verdi havasını bastı. O da mutlu oldu.
herkes mutlu olduysa problem de çözüldü değil mi ?
***
Öyle değil işte cancağızım.
Eğer bir soruyu doğru sormayı bilmezsek,
doğru cevabı hiçbir zaman alamayız.
***
Gelelim büyük ustalara.
Muhterem ustam,
üç tarafı denizlerle çevrili ülkemin bilge avcısı.
Sende cevabı nasıl vereceğini bilmezsen, kimseye yardımcı olamazsın.
Diyorsun ki ;
Mustad 2 numara veya WMC 1.0
İyi de her iki markanın da yüzlerce çeşit iğnesi,
Ve her bir çeşidin de 2 ve 1.0 numarası var.
Bu arkadaş hangisini alacak ?
” Hepsinden ver abi ”mi diyecek?
Söyle bakalım hangisini alacak?

.
TÜRKİYE MUHALEFETİNİ ARIYOR!
***
Muhalefet denilince herkesin aklına sadece CHP ve Kılıçdaroğlu geliyor.
Sistemli olarak yapılan ve ana muhalefet partisini ve liderini itibarsızlaştırmaya yönelik algı kampanyasının da tartışılmaz etkisi ile,
Bütün nefretini, kinini ve çaresizliğini ana muhalefet ve liderine kusuyor.
En sert eleştirileri yapanların sayfalarına bakıyorum,
Çoğu seçim kampanyası boyunca Memleket partisini, Yeşil sol ve HDP’yi, hatta AKP, MHP veya diğer parti ve adayları desteklemiş.
Hatta içlerinde bu partilerin il ve ilçe yönetimlerinde olanlar bile var.
Daha önce CHP’de olup ta tekrar il, ilçe yönetimlerine seçilemeyenler, tekrar milletvekili olamayanlar, tekrar belediye başkanı olmayan ve olamayacak olanlar da başı çekiyor.
Kılıçdaroğlu seçilmesin diye kampanya yürütüp,
Diğer adaylara oy isteyen, oy veren
Ve hala CHP’den K. K gitsin diyenler yok mu, onlar başka bir alem.
Ya muhterem
Anladık CHP ve K.K başarısız.
Ve sen bu yüzden oradan ayrılıp başka partiye gitmişsin.
Bu işte sizin için bir fırsat değil mi?
Madem en doğru olanı sen biliyorsun
Niye şu andaki partin ile birlikte en doğruyu yapıp halka umut olmuyorsun?
Niye Ana muhalefet yerine hedefine mevcut sistemi ve iktidarı hedef alıp halka ulaşmıyor, umut olmuyorsun?
Niye değişim diye bas bas bağırıp gereğini sen yapmıyorsun?
Muhalefet sadece CHP’den mi ibaret?
Yeşil sol / HDP
İYİ parti
Ve diğerleri,
muhalefet partisi değil de
Bostan korkuluğu mu?
Niye sadece CHP değişsin?
Madem bu kadar çok biliyorsun
Sen niye değişmiyorsun?
Sen niye umut olamıyorsun?
Sadece partiler değil
Sendikalar, STK’lar, memur, emekli vs.vs. örgütleri
Siz niye değişmiyorsunuz?
10 – 15 kişi bir araya gelip basın açıklaması yaparak mı gasp edilen hakları kazanacaksınız?
Niye konforlu alanlarınızdan hiç çıkmıyorsunuz?
Sizin yaptığınız o basın açıklamaları,
CHP’li belediyelerde yaptığınız iş bırakma eylemleri mi mücadele oluyor?
Hak aramayı niye iktidar partisinin olduğu belediyeler de değil de,
Sadece CHP’li belediyelerde yapıyorsunuz?
Çünkü sıfır risk var da ondan değil mi?
Gaz yok, cop yok, yerlerde sürüklenme yok, tutuklanma yok da ondan değil mi?
Neymiş eylem yapıyorlarmış,
Hadi oradan sizin yaptığınız eylem falan değil, İktidara dokunmadan dostlar alışverişte görsün misali
Kendinizi tatmin ediyorsunuz sadece,
Değişim mi istiyorsunuz?
Önce değişimden ne anladığınızı açık açık tarif edin de size inanalım.
Bu doğrultuda önce kendiniz değişin de sonra ana muhalefete ve diğer muhalefet partilerine ayar verip çemkirin.
Aklı selim sahibi insanlar
Bu seçimin sadece bir CB seçimi değil,
Sistemi değiştirme seçimi olduğunu bas bas bağırarak anlatmaya çalıştı.
Bu çok bilmişler,
Sanki kendi adaylarının %1 bile seçilme şansı varmış gibi,
6’lı masanın adayı kazanamayacak adaydı goy goyuna hala devam ediyor,
Peki, senin adayın, kazanacak aday mıydı?
Açıkça oyları böldün. Karşı tarafa çalıştın.
Sen hala bana ne anlatıyorsun ki?
Laf olsun torba dolsun
Sen bu sistemi değiştiremedikten sonra 10 milletvekili fazla çıkarsan ne yazar?
Gelen kanunu kabul etmesen ne olacak?
CB ikinci defa meclise yolladığında kabul edilmiş sayılacak.
Sistem bu kardeş
Sen bana ne anlatıyorsun?
Değişim mi diyorsun?
Haydi değişelim o zaman.
Sisteme rağmen bazı şeyleri,
Barışçıl, kırmadan dökmeden sivil itaatsizlik ile önleme imkanı var mı?
Var tabi ki.
Mesela mı?
Anayasanın açık hükmüne rağmen milletvekili seçilen Can Atalay hapiste tutulup yemin ettirilmiyor mu?
O zaman tüm muhalefet partileri de,
Bugün ona yarın bana diyerek,
Ya anayasayı uygulayın ya da hiçbirimiz yemin etmeyeceğiz.
Kendiniz çalın kendiniz oynayın diyecek.
Yemin etmeyecek.
İşte budur değişim!
Meclis başkanı mı seçilecek?
Herkesin kendi çıkardığı adayın kazanma şansı var mı?
Yok!
Birkaç turdan sonra iktidarın adayı nasılsa seçilecek.
O zaman Can Atalay’ı aday göster.
Ya anayasayı uygula veya bizim adayımızın yemin etme hakkını engelleme diyeceksin,
Eninde sonunda pes etmek zorunda bırakacak, sen ne bizim ne de bu memleketin sahibi değilsin diyeceksin.
İşte budur Değişim!
Emekli maaşları ilgili yasa AKP ve MHP oyları ile sen poponu yırtsan da,
Bin tane basın açıklaması yapsan da meclisten geçecek mi?
Geçecek.
O zaman tüm muhalefet partileri öncü ol,
Bütün emeklileri meclisin önüne topla,
Yasa değişene kadar sende meclise girme,
Bırak kendi kendine oylayıp kabul etsinler.
Milletin gözüne gözüne sok bunun sorumlularını
Akaryakıta 1 ayda litrede takribi 10 TL zam geldi
Doğalgaz da ÖTV %224 arttırıldı.
Basın açıklaması yapma, işe yaramayacağını hepimiz biliyoruz.
Muhalefet olarak boykot çağrısı yap.
Bütün milletvekilleri toplu olarak meclise toplu taşıma araçları veya bisikletle gelsin, yürüyerek gelsin.
Halkı zamlar geri alınana kadar özel aracını kullanmamaya davet et
Örnek ol, öncü ol.
İŞTE BUDUR DEĞİŞİM.
Gerisi sadece mastürbasyon.
Evet bu ülkede haksızlık var, yolsuzluk var, hırsızlık var.
Hırsızlık sadece para, mal, mülk çalarak olmaz.
Ey muhalefet PARTİLERİ
Hala farkında değilsiniz ama,
Ayrım yapmadan tüm samimiyetimle hepinize söylüyorum.
SİZ DE BİZİM UMUTLARIMIZI ÇALIYORSUNUZ!!!
Hiçbiriniz masum değilsiniz.















