sozbizde.com
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
sozbizde.com
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana sayfa YAZARLAR

FELSEFE ÇOCUKLAR VE GENÇLERİN ELE ALDIKLARI KONULARI KOLAYCA KAVRAMASINI SAĞLAR-2

Molla Demirel Ekleyen Molla Demirel
Mayıs 29, 2025
in YAZARLAR
0
FELSEFE ÇOCUKLAR VE GENÇLERİN ELE ALDIKLARI KONULARI KOLAYCA KAVRAMASINI SAĞLAR-2
0
Paylaş
32
Gösterim
Share on FacebookShare on Twitter

  Neden okul eğitimin önemi üzerinde duruyoruz?

Sadece çalışarak geçimini sağlayacak bir gelir için olsa. İnsanlar geçmişte at veya öküzle çiftçilik yapardı. Kazma ve kürekle bahçe işlerini bitirmeye çalışırdı.  Marangozluk, terzilik, berberlik gibi işler için basit metal aletleri vardı; onları kullanırdı. Bun işler için keser, bıçak ve makas gibi aletleri Kullanılırdı. Bunlar halen günümüzde kullanılan aletlerdir. Bu meslekler bir ustanın yanında çalışarak öğrenilirdi. Okul eğitimin amacı, okuduğumuz metinlerden edindiğimiz bilgilerin bize yeni düşünmelerin kapılarını aralamaktır. Böylece geleneksel meslekler, yaşamımızı nasıl daha güzelleştiririz, işi kolaylaştırırız soruları kendimize sorarak düşüncelerimizi yeniden ele alıyoruz. Mantıklı olan fikirler ise düşüncemizi zenginleştiriyor. Yeni edindiğimiz bilgilerle doğru kabul ettiğimiz bazı fikirlerimiz değişiyor. Elbette buradaki pedagojik metot sınama ve denemedir. Herhangi bir fikir kendimize yakın diye hemen kabul etmeyiz. Düşüncelerimizi doğrulayacak yeni gelişmelere kapı açacak birçok gerekçe sunulmalıdır. Şöyle diyor Albert Einstein: “Hayal gücü bilgiden daha önemlidir, çünkü bilgi sınırlıdır.”

  Bu da deneme yanılma ile mümkündür. Felsefi düşünüş, eleştirel bir yöntemle bireyin kendi bilinci ile konusu arasına mesafe koyarak konusunu bilinçli ve derinlemesine tarafsızca yalnızca geçerli ve gerçekten var olabilecekleri arayan uygulamalı bir düşünme etkinliğini okul eğitimi sağlar.

Genel olarak eğitim özellikle okul eğitimi felsefe düşünme sürecinde mantık ilkelerini de kullanarak doğru düşünmeyi ve yeniliğe nasıl, nerede ulaşılabileceğini öğretmektedir. Tıpta, kimyada ve fizikteki teknolojik gelişme iyi bir eğitimin sonucudur. Eğer bu özgürce araştırma, öğrenme, deneme ve sınama yoluyla olmasaydı, bugün ne elimizde bir cep telefonu ne evlerimizde buzdolabı, çamaşır makinesi ne bir arabamız olurdu ne de bir kentten bir kente veya bir ülkeden bir ülkeye uçakla gidebilirdik. Ne de evlerimizde bir radyo ve televizyon olurdu. Ne de bir ülkede, dünyada yaşanan olaylar konusunda bilgi edinebilirdik.

 “Kesin bir sınıflandırma mümkün olmasa da felsefenin ışığında sürdürülen eğitim düşünce tarzına atfedilen ve üzerinde uzlaşılmış belli başlı özellikler şu şekilde sayılabilir; özgürce sorgulama merak etme, şüphe duyma, eleştirel olma, refleksif olma, yığılımlı ilerleme, akıl temelli, sistemli olma, tutarlı olma ve evrensel olmayı içerir.Bu da ancak Immanuel Kant’ın “Yapabilirim, çünkü yapmam gerekeni istiyorum,” düşüncesini içselleştirmekle mümkündür.

Çocukların “yapmam gerekeni istiyorum” diye bilmeleri için ezberci eğitim ve öğretim kültüründen kurtarmak ve onları düşünen bireyler olarak üretimin bir parçası haline getirmek için grup çalışmalarına katılmayı teşvik ve ikna etmeliyiz. Başkalarıyla birlikte düşünme sürecine etkin olarak katmanın yöntemi olarak çocuklar için felsefe sonuçları gözlemlenen uygulamalara dayanmaktadır. Çocuklar bir problem hakkında eleştirel, kavramsal, derin ve tutarlı düşünerek sorunu çözmeyi birbirlerinden öğrenir. Bu nedenle ilişkisel düşünmeye teşvik etmek felsefi düşünmenin önemini teknoloji çağının getirdiği yeniliklerle insanın imtihanına büyük katkı sağlayacaktır. Felsefe eğitimi; kendi aklını, kendi düşüncesini yani kendini bilinçli olarak inşa etmenin eğitimidir. Yaşamın anlamını kendi varoluşunda bulmadır.

Ebeveynlerin ve öğretmenlerin, eğitici ve sosyal pedagogların katılımcı özellikte eğitim kurumlarının program ve ders kitaplarını hazırlayan yetkililerin kendi sınırlı istek ve politik bakış çıkarlarıyla değil çocuk ve gençlerin özgürce karar verme olanakları yaratan ve onlarla birlikte hazırlanan programlar sunmaları gerekmektedir.

Sistematik olarak uygulanan Çocuklar İçin Felsefe (Philosophy for Children (P4C), 1970’li yıllarda Amerikalı felsefe profesörü Matthew Lipmann tarafından başlatılmıştır. Lipmann, öğrencilerinin düşünce geliştirme yetilerinin zayıf olduğunu fark etmiş ve düşünsel yetilerin çocukluk döneminde kazandırılması gerektiğini savunmuştur. Gerekçeli düşünmeye dayanan felsefi düşünmenin ilk uygulama dersi, ilköğretim 5.sınıfta gerçekleştirilmiştir. Matthew Lipmann, felsefi tartışmayı öykü kitabını çocuklarla birlikte okuyarak başlatmıştır. Lipmann’ın asıl gayesi çocukların iş birliği içerisinde eleştirel, yaratıcı ve özenli düşünme süreci içinde çözüm önerileri sunmalarını sağlamaktır. Matthew Lipmann, sadece hikâye kitaplarıyla değil; masal, tiyatro, efsane, şiir, resim, spor, müzik ya da bir filmle de felsefenin düşünme etkinliğinin yapılabileceğinin yolunu açmıştır.
“Çocuklar İçin Felsefe”, filozofların düşüncelerini ya da felsefe tarihini çocuklara ezberletmeyi amaçlayan bir etkinlik değildir. Çocuklar için felsefe eğitim programı, felsefe öğretiminden çok felsefe yapma eğitimini hedefler. Felsefi bilgiye, bağlam içinde ve çocuğun zihinsel gelişim düzeyine göre yer verilir. Öğrencilerin, kendi deneyimleri ile okudukları öyküler ve yazınsal metinler arasında ilişkiler kurmalarına; özgün ve eleştirel bir bakış açısıyla dünyayı sorgulamalarına; düşünce, dil ve dünya arasındaki ilişkileri keşfetmelerine olanak sağlamaktadır. Ebeveynler ve eğitimciler çocuk ve gençlere kendi beklentilerini, kendi gelenek ve göreneklerini öğrenmelerini dayatması onlara yapılan en büyük kötülüktür. Dayatmalar çocukların öğrenme, özgürce düşünme ve sorgulama hevesini yok eder. Böylece çocuk ve gencin geleceği için sağlıklı bir karar verme ortamını daraltır.

O zaman şu felsefe sorusunu sorabiliriz: Düşünme Eğitimi Nedir?

İnsan dünya ile olan ilişkisinde bilmek, anlamak ve kavramak ister. İnsan dünya ile ilişkisini birtakım düşünme becerileri ile kurar. Bu beceriler seçme, karar verme, alternatif oluşturma, amaç-araç belirleme, benzerlik-farklılık belirleme, ölçüt belirleme, gerekçelendirme, varsayım oluşturma, soru-cevap formüle etme, şartları göz önünde bulundurma vb.dir. İnsan dünya ile bağını kurarken yargılama, değerlendirme ve karar verme yetisini kullanır. Kültür birikimi, tarihsel geçmişi olan toplumsal bir varlık olan insanın dünya ile bağının kurulmasında en önemli unsur değerlerdir. Sokrates’in “Kendini bil!” sözü bir arayıştır.  Özellikle Yunus Emre’nin insanı merkeze aldığı, ancak başka insanlardan bahsetmek yerine kendisini eleştirdiği, kendisine öğütler verdiği ve kendi aczinin farkında olduğu görülür. Bu felsefesini “Bir ben vardır bende benden içeri“ cümlesiyle dile getirir. Bu arayış, eleştirel düşünme, yaratıcı düşünme ve özenli düşünme becerileri ile temellendirilmiş ve bu üç beceri eş zamanlı olarak birbirini tamamlayarak gerçekleşmektedir. İnsan, düşünen bir varlık olduğu için ana karnından itibaren eğitime ihtiyaç duyulmuştur. Bu eğitim aynı zamanda mantıklı bir düşünmedir. İnsan gündelik hayatında da sahip olduğu donanımlarla düşünce gücünü kullanmaktadır. Düşünme eğitimi, nasıl düşünürsek eleştirel, yaratıcı, özenli, iş birliği içinde, tutarlı ve sistemli bir şekilde düşünebileceğimizi öğreten bir eğitimdir. Düşüncenin doğruluğunu ya da yanlışlığını sorgulayan bir eğitim değil, zihinsel yapının yenilenmesidir. Düşünme eğitimi dediğimizde insanın zihninin eğitilmesinden söz ederiz. Sanat eğitimi, ahlak eğitimi ve sosyal iletişim eğitiminin temelinde de zihnin eğitilmesi vardır. Düşünmenin türleri farklı olabilir; ancak felsefi bir soru tarzı düşünmenin yönünü belirler. “Bir insanın kaç parmağı var?” Bu soruya yönelik bir düşünme tarzı ile “Sayı nedir? Matematik bir icat mı yoksa doğanın dili mi? Öğrendiklerimizin anlamı nedir” soruları arasında önemli bir fark vardır.

Bu nedenle, çocuklar için felsefe, düşünmenin geliştirilmesine yönelik bir araç olarak kullanılan bir yöntemdir. Kant, aydınlanmayı tanımlarken insanın ergin olmama durumundan kendini kurtarması olarak tanımladığında, insan aklına, insanın düşünme tarzına bir gönderme yapmaktadır. Bu eğitim, yaşanan olayları ve içinde yaşadığımız dünyayı sorgulamayı içerir; kesinlikle karşımızdaki insanı sorgulayıp yargılamayı içermez. Bu yapay zekâ teknolojisinin dünyaya hâkim olmaya başladığı günümüzde sadece bilgiye ulaşmak yeterli değil, bilginin, kavramın ya da problemleri sorgulayan, dönüştüren bireylerin yetişmesi için özgür düşünme eğitimi önemli hale gelmektedir.
Felsefe eğitiminin verimli olması, sorgulayan bireylerin yetişmesi için küçük yaşlarda eğitilmeye başlanmasını gerektirir. Böylelikle, çocuklar bir düşüncenin serbestçe tartışılabildiği ve kullanılan kavramların tanımlarını açık olarak ortaya koymaya, akıl yürütmenin ilkelerini sınamaya, başkalarının düşüncelerini sorgulama becerisini kazanacaklardır

Eğitim yoluyla edindiğimiz “Nedir?” ve “Nasıldır?” sorularının yanıtları, o şeyle ilgili bir tanım yapma çabasıdır. Amaç, zihni doldurmak ve öyle ya da böyle iş gören insanlar olmak değil; tanımın sunduğu iddiayı durup derinlemesine sorgulamak, doğruluğunu denetlemek, gerekçelendirmek, farklı varsayımları dinlemek, konuyla ilgili diğer kavramları tespit etmek, aralarındaki benzerlikleri ve farklılıkları ayıklamak, yeni bağlantılar kurmak ve idrak etmek için düşünsel etkinliğimizle etkin olmaktır. Yoksa Eğiticilerin ebeveynlerin çocuklara tatillerde kurslara katılmayı zorlamak, her derste bir öğretmenin 10-20 sayfa arası ev ödevi vermesi bir dayatmadır. Kendilerinin yapmadığı ve yapmayacakları şeyleri çocuk ve gençlerden istiyorlar onlara Eleanor Roosevelt’in şu cümlesini hatırlatmaktan büyük yarar vardır: “Kendinizin yapmak istemediği bir şeyi başkalarından istemek adil değildir.”

SONUÇ

Bütün anlattıklarımızı sonuç olarak şu cümlelerle özetleyebiliriz.
Çocuk ve gençlerin kendi düşüncesinin üzerine düşünebilmesi (refleksif olma), kendi düşünme tarzının farkına varma, bildiklerinin ve bilmediklerinin farkında olma, düşünürken özenli düşünmesi yani;  içinde yaşadığı toplumu ve evrensel değerleri göz önünde bulundurma; kuşku, güven, ısrar, merak, dikkat ve sabrı düşünme sürecinde bir değer olarak benimseyebilmeleri, düşüncelerini aktarırken dili doğru ve özenli ifade edebilmeleri; kendini, dünyayı ve bilgiyi sorgulayarak sağlıklı değerlendirme yapabilmeleri, tartışma kültürlerini geliştirmeyi amaçlamaktadır. Çünkü dinlemeyi öğrenen bir insan, saçma sapan konuşanlardan bile yararlanır.

Düşünmeyi öğreten felsefe eğitimi, arayış ve sorgulama temeline dayanır ve bu eğitime küçük yaşlarda başlamak gerekir. Felsefe, doğruyu aramak, sevmek ve doğruya yönelmek olduğuna göre, bilmediğini bilmeyen ne arayacağını bilemediği için aramaz; bilmediğini bilen arar. Felsefe, insanın kendisini ve dünyayı anlaması için gerekli bir disiplinli düşünme biçimidir. Sanırım bu nedenle şöyle der Sokrates: “Hiçbir şey bilmediğimi biliyorum. Bu farktan dolayı muhtemelen diğerlerinden daha bilgeyim.”

Çocuklar için felsefe, kavramların ve felsefi soruların/sorunların derinlemesine ortaya konulmasıyla eleştirel, yaratıcı, özenli ve iş birliğine dayalı düşünme becerisini geliştiren bir yöntemdir. Bu yöntemin amacı, çocukları iyi düşünmeye ve iyi kavramaya yönlendirmektir. Uygulama yaparak “felsefe yaparak” merak uyandıran sorularla birlikte düşünme ve tartışma etkinliği başlatılmaktadır.

Bu özellikle halen muhafazakâr gelenekleri sürdüren ebeveyneler için kolay değildir. Ancak onlara da Siddhartha Gautama (Buda) şu cümlelerini hatırlatmamız gerekir: “Her hayatın kendine göre acıları vardır. Bazen uyanışımızı sağlayan şey budur.”

Eğer çocuklarının geleceğini düşünüyorlarsa, yaşam boyunca mutlu olmalarını istiyorlarsa onların hayal güçlerine saygı göstermeliler,

27.05.2025

Molla Demirel

Post Views: 244
Önceki yazı

El Salvador Ders Notları

Sonraki Gönderi

TARANTA BABU’NUN HAFIZASI

Molla Demirel

Molla Demirel

Sonraki Gönderi
TARANTA BABU’NUN HAFIZASI

TARANTA BABU’NUN HAFIZASI

  • Çok okunanlar
  • Yorumlar
  • Son Haberler
Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Ekim 12, 2025
BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

Mart 9, 2025
Ceviz Ağacının Hafızası

Ceviz Ağacının Hafızası

Ağustos 27, 2025
Bir çakma kilise iki yoldaş…

Bir çakma kilise iki yoldaş…

Ağustos 25, 2022
Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

0
Nebati Margarinler Çağı

Nebati Margarinler Çağı

0
Pirus Generali

Pirus Generali

0
Bizden Karikatürler

Bizden Karikatürler

0
Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Güncel Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Kategorilere Gözat

  • BASINDAN
  • BİLİM TEKNOLOJİ
  • BİZDEN KARİKATÜRLER
  • ÇEVRE
  • ÇİZER
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GEZİ
  • GÜNCEL
  • GÜNÜN SÖZÜ
  • Hafta Ortası Karikatürü
  • İMECE DER
  • KADIN
  • KİTAP TANITIM
  • KONUK YAZAR
  • KÖŞE YAZISI
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • MEDYA
  • MİZAH
  • MÜZİK
  • ÖYKÜ
  • ÖZEL HABER
  • ÖZEL RÖPORTAJ
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • ŞİİR
  • SOSYAL MEDYADAN
  • SÖZ BİZDE
  • SÖZ SİZDE
  • SPOR
  • STK
  • TURİZM
  • Uncategorized
  • YAZARLAR
  • YEREL YÖNETİMLER
  • YORUM

Son Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.