sozbizde.com
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
sozbizde.com
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana sayfa YAZARLAR

TARANTA BABU’NUN HAFIZASI

ASAF DEMİRHAN Ekleyen ASAF DEMİRHAN
Mayıs 29, 2025
in YAZARLAR
0
TARANTA BABU’NUN HAFIZASI
0
Paylaş
71
Gösterim
Share on FacebookShare on Twitter

Asaf Demirhan
17 Mayıs 2025 / Taranta Babu – Dortmund

Merhaba Hasan,

23 Nisan günü ailemle birlikte Büyükada’ya gittik. Bizi limanda, yıllara meydan okurcasına dinç bir şekilde, Hüseyin Hoca (Şahin) karşıladı. O sıcacık, samimi selamlaması hâlâ zihnimde taptaze. Dar sokaklardan yokuş yukarı yürürken, hepimizin tek tek hâl hatırını sordu.

“Bu evde oturmuştuk, şu kafeteryayı işletmiştik, bu sokaklarda Hasan’la oyun oynamıştık,” dedi. Her köşe başı bir anıya dönüştü onunla. Seninle geçirdiği yıllar, adeta sessizce canlandı gözümde.

Sevgili Hasan, abiniz 83 yaşında olmasına rağmen hâlâ hayata tutkulu. Pozitif enerjisi insana yaşam sevinci aşılıyor. Sohbet sırasında hâlâ Piri Reis Üniversitesi’nde öğretim üyesi olduğunu öğrenince bir an duraksadım. Türkiye’de pek çok insan ellisine gelmeden emekliliği düşlerken, onun bitmeyen üretkenliği hepimize ilham verdi.

Hasan Şahin, Taranta Babu’nun 45 yılık emaktarıydı. Foto: Daniel Sadrowski

Sabahın erken saatleri olmasına rağmen Büyükada cıvıl cıvıldı. İlkbaharın o ferah, hafif serin günlerinden biriydi. Yürüyerek arkadaşın Kamil’in dükkânına gittik. Bisiklet dükkânının önündeki kaldırım, bizim için geçici bir toplanma alanı oldu. Kalabalık olduğumuzdan, Kamil komşu kafeteryadan sandalyeleri tek tek taşıdı. Candan, yüreği geniş bir adamdı. Bize yalnızca sandalyelerini değil, yüreğini de açtı.

Sonra birden ortadan kayboldu. Meğer saat 10’da bizi alacak minibüs için hazırlık yapmaya gitmiş. 23 Nisan çocuk  bayramı nedeniyle bazı yollar trafiğe kapalıydı, araç iki sokak ötede bizi bekliyormuş.

Kardeşlerim, kuzenlerim, yengem ve yeğenlerimle birlikte minibüse bindik. Aile mezarlığına doğru yola çıktık. Mezarlığın ağır demir kapısından içeri girdiğimizde zaman bir tünel gibi geriye aktı. Her taş, her isim Hüseyin Hoca için tanıdık bir hikâyeydi:

“Babam 1939 Erzincan depreminden sonra buraya gelmiş. Ben ve kardeşlerim Adada doğduk. O zamanlar Adada Rumlar, Ermeniler, Yahudiler vardı. Türklerin aile sayısı çok azdı,” dedi.

O toprakların kadim sakinleri zamanla “buhar” olup göçmüş, onların yerini şimdi “Türkiyeli Müslümanlar” almıştı.

O an içimde derin bir farkındalık belirdi: Senin çocuklukta edindiğin insani değerler, yıllar sonra farklı kimliklerin barış içinde bir arada yaşayabileceğine dair sarsılmaz bir inanca dönüşmüş. Dortmund Taranta Babu Kültür Evi’nin temelleri de (1978), tam olarak bu çokkültürlü birikim üzerinde yükselmiş diye düşündüm.

Taranta Babu Kültürevi

Ve o an geldi, mezarlıkta gözlerim seni aradı.

“Hah, bu soldaki babam, sağdaki yeğenimiz ve annem. Yeğenimizi genç yaşta kaybettik,” dedi Hüseyin Hoca. Ardından senin mezarını gösterdi:

“Hasan da aynı yerde yatıyor. Annem, babam ve yeğenimizle aynı mekânda. Yakında mermer taşı yenilenecek, Hasan’ın adı da yazılacak.”

Ortak mezarınızın ayrık otlarını el birliğiyle temizledik. Çiçekler diktik. Toprağınıza Hildegard Schündelen, ve Ayşe Kalmaz adına da dokunduk; suyunu verdik.

Ve senin, O unutulmaz Erzincan maceranı; babanın cebinden gizlice aldığın parayla yaptığın otobüs yolculuğunu, Hınzörü ve Tanyeri köylerinde çektiğin o siyah beyaz kareleri, bastırıp bir zarfın içinde babanın masasına koyduğun hâlde onun sana küslüğünü…

Geceleri yalnız kaldığında fotoğraflara tek tek bakarak ağlayan o babanın hasretlik öyküsünü… Dilim döndüğünce bizimkilere anlattım. Herkes sessizleşti; gözlerinde hüzün, yüzlerinde tebessüm vardı.

Ziyaretin ardından Hüseyin Hoca’dan ayrılmak hepimiz için zor oldu.

“Bu istikametten giderseniz, Rum yetim çocukların kaldığı binaları göreceksiniz,” dedi. “Sonra vadiden yukarı çıkarsanız tepede Aya Yorgi Kilisesi var.”

Bir zamanla Rum yetim çocuklarının kalmış olduğu binalar. Büyükada/ İstanbul

Kimsesiz Rum çocukların kaldığı binaya vardık. Mavi demir kapı kilitliydi. Bir zamanlar çocuk seslerinin yankılandığı o bina şimdi bir harabeye dönmüş. Tel örgülerle çevrili, girilemiyor. Sanki bir hafızayı silmek için her şey yapılmış gibiydi. Bu yara, başlı başına ayrı bir yazının konusu olacak kadar derin.

1905 yılında yapılmış Aya Yorgi Kilisesi’ne ulaştık ama içeri giremedik. Yüzlerce kişi dilek tutmak, mum yakmak ve şeker dağıtmak için bekliyordu. Biz de rotamızı yanı başındaki ‘Tan Tepesi’ne çevirdik. Zirvedeki bir kafeteryada çaylarımızı, kahvelerimizi içiyorduk ki, birden Sakine “Deprem!” diye bağırdı. Herkes bir anda ayağa fırladı. Adaya hafifçe yansıyan sarsıntının, Avrupa yakasında meydana gelen 6.2 büyüklüğünde bir depremin etkisi olduğunu öğrendik. Neyse ki can kaybı yaşanmamıştı.

İstanbul/Kavacık’ta başlayan, Büyükada’da geçen bir günüm böyleydi sevgili Hasan.

Bu satırları şimdi, senin sesinin yankılandığı; kokunun duvarlarına, halılara, kilimlere ve kitaplara sindiği; her ulustan insanları ağırladığın, hafızası silinmesin diye boyasız ve cilasız bıraktığın bir masanın başında,  kırk beş yıl emek verdiğin Taranta Babu Kültür Evi’nde yazıyorum.

Sevgili Ayşe Kalmaz’ın sağladığı iletişim sayesinde; çocukluğunun ve gençliğinin geçtiği Büyükada’yı, Kamil’i, ve yaşına rağmen Gayrettepe mahallesinden ( Avrupa yakasında) kalkıp bizi karşılamaya gelen o büyük yürekli insanı, Hüseyin Hoca’yı tanıdık.

Senin kurduğun dostluklar, sınır tanımayan köprüler kurmuş. Seni ziyaret etmekle, o bağları bir kez daha hissettik.

Günün sonunda bize kalan; sevgiyle örülmüş dostluklar, silinmeyen insani izler ve… senin ölümsüzlüğün.

…0…

Not:

-Bu yazı, 01.12.2024 tarihinde gece yarısı kaybettiğimiz, Dortmund Taranta Babu Kültür Evi’nin kurucusu, kırk beş yıllık emektarı, kültür ve sanat insanı Hasan Şahin anısına kaleme alınmıştır.

-İstanbul/Büyükada’ya birlikte gittiğimiz ve bana her adımda destek olan: Hürü, Besime, Gülay, Zeynep, Fato, Zöhre, Sakine, Memed Ali ve Gürkan Demirhan’a sevgilerimi sunuyorum.

Post Views: 240
Önceki yazı

FELSEFE ÇOCUKLAR VE GENÇLERİN ELE ALDIKLARI KONULARI KOLAYCA KAVRAMASINI SAĞLAR-2

Sonraki Gönderi

ANNE SÜTÜ

ASAF DEMİRHAN

ASAF DEMİRHAN

Sonraki Gönderi
ANNE SÜTÜ

ANNE SÜTÜ

  • Çok okunanlar
  • Yorumlar
  • Son Haberler
Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Ekim 12, 2025
BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

Mart 9, 2025
Ceviz Ağacının Hafızası

Ceviz Ağacının Hafızası

Ağustos 27, 2025
Bir çakma kilise iki yoldaş…

Bir çakma kilise iki yoldaş…

Ağustos 25, 2022
Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

0
Nebati Margarinler Çağı

Nebati Margarinler Çağı

0
Pirus Generali

Pirus Generali

0
Bizden Karikatürler

Bizden Karikatürler

0
Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Güncel Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Kategorilere Gözat

  • BASINDAN
  • BİLİM TEKNOLOJİ
  • BİZDEN KARİKATÜRLER
  • ÇEVRE
  • ÇİZER
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GEZİ
  • GÜNCEL
  • GÜNÜN SÖZÜ
  • Hafta Ortası Karikatürü
  • İMECE DER
  • KADIN
  • KİTAP TANITIM
  • KONUK YAZAR
  • KÖŞE YAZISI
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • MEDYA
  • MİZAH
  • MÜZİK
  • ÖYKÜ
  • ÖZEL HABER
  • ÖZEL RÖPORTAJ
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • ŞİİR
  • SOSYAL MEDYADAN
  • SÖZ BİZDE
  • SÖZ SİZDE
  • SPOR
  • STK
  • TURİZM
  • Uncategorized
  • YAZARLAR
  • YEREL YÖNETİMLER
  • YORUM

Son Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.