duyabildin mi sen de
o asırlık çınarların, kızılçamların ve gürgenlerin
sessiz acı çığlıkları arasında kaybolan
kanadı kırık serçeyi
.
görebildin mi sen de benim gibi
topallayan kaplumbağanın
etrafı alevlerle kuşatılan karıncaların
yardımına koşarken gözden kaybolup can verdiğini
.
nefes bedenden ayrılırken
son bir kez umudu gurbete saldığını
.
nerede artık o kızılçamlar, gürgenler, ladinler
gölgelerine sığınıp denizin uçsuz bucaksız maviliklerine daldığımız
kızgın alevlerin bizden koparıp (ç)aldığı
insan eliyle ateşlenen
ormanlarımız
.
kızmayın ne olur
insansız hava araçlarımız var
yangın söndürmeye lakin yetmiyor güçleri
.
ellerimizde uyuyan bebek
canımız
ürkek ve yapayalnız sevgimiz
gözlerden ırak
ha -“yat” mücadelesinin
telaşı yüzümüze nükte
bir tutam nefese sarılmak mı
son gücümüzle
gayemiz
.
gemileri de yakmışken hele
akrepten kaçarken yelkovanın
takılıp düşerken kovasına
saniyeler kadar aksak.
Özgür Metin Demirel














