MEHMET BOZKIR
Bizim jenerasyon birer ikişer eksiliyoruz. Bugün yaşamda yollarımızın kesistiği iki kişiyi daha kaybettiğimizi öğrendim. Önce sabah saatlerinde Konya akademide inşaat mühendisliğinden sınıf arkadaşım ve bir müddet de aynı evi paylaştığımız Mustafa Behçet Büyükkağnıcı’nın vefat haberi geldi. Kendisi yapılı ve sert görünüşlü olmasına rağmen son derece naif bir insandı. En son yine Konya’da sınıf arkadaşları buluşmasında 7 yıl önce görüşebilmiştik. Işıklarda uyu kardeşim.
Diğer vefatı da doğum gününü kutlamak için aradığım dostum verdi; O da inanamamış. Kendisine bakan, bizden de 3-5 yaş küçük birisiydi. Behçet’in naifliğinin aksine hiperaktif, bulunduğu her yerde derin izler bırakan birisiydi. SEZAİ HAZIR geçmişte sol siyasette önde gelen isimlerden oldu. 12 Eylül’de cezaevine girdi. Tahliyesinden sonra örgütten kopmadı. 1988 yılbaşında örgüte karşı gerçekleştirilen ve çok sayıda tutuklamaya neden olan polis operasyonunda örgütlenmenin başı olarak gösterildi.
İkinci cezaevi olayından sonra Sezai makas değiştirdi. 90’lı yıllarda bir gün televizyonda onu Habitat kurucusu ve başkanı olarak gördüm. Artık genç işadamlarına yol gösteren konferanslarının haberlerine rastlıyordum. Yıllar içinde İstanbul’da ve Ortaca’da zaman zaman denk gelip sohbet ettik.
Ölümünden sonra internette haberlere baktım; Başta Rıfat Hisarcıklıoğlu olmak üzere birçok iş insanı kaybından dolayı üzüntülerini paylaşmışlar. Nereden nereye diye düşündüm; Bir zamanlar yurtdışına kaçırmak için organizasyon yaptığımız, siyaset ve iş arkadaşım devrimci gençlik önderlerinden Sezai şimdi iş dünyasının üzüntüleriyle defnedilecek.














