sozbizde.com
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
sozbizde.com
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana sayfa KONUK YAZAR

Ne Fırtınalı Hayatlar Yaşandı…

Salim Çetin Ekleyen Salim Çetin
Ekim 5, 2024
in KONUK YAZAR
0
Ne Fırtınalı Hayatlar Yaşandı…
0
Paylaş
3
Gösterim
Share on FacebookShare on Twitter

Geçen hafta içinde bir grup eski TKP’li dostla bir araya geldik.

Çoğumuz 60’ın üstünde, saçlarımız beyaza kesmiş.

Tabii anılar peşimizi bırakmıyor.

Hepimiz ama hepimiz ülkenin iyiliği için (en azından biz böyle düşünüyorduk) neleri neleri göze almışız.

Orada olanlardan çoğu hapse düşmüş, işkenceden geçmiş, DAL’a uğramış, kimi yurtdışına çıkmış, iltica etmiş, kimi o dönem işinden olmuş…

Bir polisiye film gibi…

Sonra o dönem bitmiş, kısmı demokrasi de taşlar yerli yerine oturunca durum değişmiş.

Ancak bu tortunun tümden silindiğini söylemek zor.

Nitekim o toplantıda olanlardan Muammer Toprakçı bir örnek.

1980 12 Eylül darbesi onu Avusturalya’ya gitmek zorunda bırakmış, Hoca da oraya yerleşmiş, çocukları ve eşini de oraya götürmüş.

Şimdi yazları buraya gelmekle yetiniyor.

Geçenlerde heykeltraş, yazar arkadaşım, kendisi de bu kaçak süreçleri fazlasıyla yaşamış olan Fergül Yücel, “Düşler Sürgünü”1 kitabında böyle bir öyküye yer veriyordu.

Öykünün ana karakteri Namık Bey de tıpkı Toprakçı gibi yurtseverdir.

Namık Bey 12 Eylül karanlığında yurtdışına kaçmak zorunda kalıyor.

Sonrası, Almanya’da haymatolos (ülkesiz, yurtsuz) olmak ve çoluk çocuğa karışmak tabii ki…

Aradan yıllar geçiyor, Namık Bey’in Türkiye’de bıraktığı çocuklar büyüyor, eşi Nevbahar Hanım yaşlanıyor…

Zaman su gibi akıp geçiyor…

Namık Bey’in gözünde, gönlünde çocuklar, geride bıraktığı Nevbahar Hanım…

Buluşma Ankara’da sağlanır.

Çocuklar, gelinler, akrabalar…

Kocaman bir sofra hazırlamıştır Nevbahar Hanım…

Fergül Yücel, kamerayı sofradakilere tutuyor: 

“İlk kez babalarını gören kocamış çocukların hüzünlü, kırgın sevinci; 25 yıl tek başına bir öğretmen maaşıyla iki evlat büyütüp okutup evlendirmek gibi hayatın ağır yükünü sırtında taşımış kadının sitemi” sofranın atmosferidir.

Devamında kamera diğer konuklara dönüyor:

Namık Bey’in arandığı yıllarda karakola götürülüp yerini söylemeleri için işkence görenler, kendisi de cuntadan kaçanlar sofranın geriye kalan ‘yekûnu’dur…

Sofra âdeta Edip Cansever’in sofrasıdır; üstünde yaşama sevinci de var, küskünlük ve hayıflanmalar da…2

Siyasal kararların insan hayatındaki fotoğrafıdır sofradakilerin öyküsü kısaca…

*** 

Bir başka kitapta, Nevzat Çakmak’ın “Soluk Soluğa Gün Yüzüne”sinde3 de benzer kırgınlıklar, sitemler var…

Çakmak da 12 Eylül döneminde arananlardandır.

Polis iki de bir Sarayköy’deki babayı sıkıştırır, Nevzat’ın yerini söylemesi için karakola götürür. Düşünsenize, bir babanın o sırada yüreğinde kopan fırtınaları…

Adresler sürekli değişir, kiralanan evler kimseye söylenmez. Baba bile oğlundan haberdar değildir. Olursa başının belaya gireceğini bilir.

O dönem 141 ve 142. maddeler fikrini söyleyen herkesi içeri atmak için yeterliydi. Üstüne bir de 12 Eylül 1980 darbesi ve ilan edilen sıkıyönetim… Dönem 1978-1987 dönemidir.

Baskı, işkence, hapis ne ararsan var…

Dönemin ilerici güçleri buna karşı çıkıyor, düzenin adil, eşit ve özgürlükçü olması herkesin arzusu.

Sendikalar, dernekler, milyonlarca insan bu talebi haykırdıkça gerici güçler buna karşı çıkıyor.

Nevzat Çakmak da bu karşı çıkanlardan biridir.

Çakmak, kitapta; Denizli Hasköy’deki okulundan başlatıyor anılarını.

Sonra okullar, Mardin Nusaybin’de ilk öğretmenlik yılları…

Orada da haksızlıklara karşı çıkışlar başlıyor; Kürt ve Arap ayrımı, kaçakçılarla yaşananlar bunlardan bazıları…

Sonra öğretmen örgütlenmesi olan Töb-Der çalışmaları başlıyor.

Bu arada siyasi çalışmalar da TKP’de sürüyor.

En çok da TKP’de olması pek çok insan gibi onun da başını ağırtıyor.

Aslında özgürlük ortamında bir siyasi parti çalışması olan TKP illegal koşullarda başlı başına bir anlama dönüşüyor.

1990’lı yıllarda TKP ve diğer bütün partilerin yasal duruma geçtiklerinde iddia edildiği gibi bu siyasal yapıların ‘düşman güç’ olmadıkları görüldü.

 12 Eylül karanlığı o dönem TKP ve bunun gibi partileri düşman taraf olarak görüyordu.

Bu yüzden de onlarca işkence, operasyon bu insanların yakalanıp hapse atılması için yapıldı. Polisler, askerler, özel güvenlik güçleri bunun için seferber edildi.

Bir milyonu aşkın insan gözaltına alındı, hapsedildi, cezalandırıldı.

Dağılan aileler, işini kaybedenler, yurtdışına gitmek zorunda bırakılanlar oldu.

Hayat durmuyor. Bütün bu olup bitenler elbette edebiyata yansıdı; sayısız roman, şiir, öykü yazıldı, film yapıldı.

***

Dönem 1978’den itibaren Milliyetçi Cephe hükümetleri dönemidir.

Her türlü gerici uygulama bol miktarda var.

Ancak sol güçlerin de görece geliştiği bir dönemdir o yıllar.

İşçiler, memurlar, sağlıkçılar ve özellikle öğretmenler örgütlüdür.

Çakmak bu örgütlenmelerin çoğunda aktif bir yurttaş olarak yer alıyor.

Sol cephede bulunan örgütlerin kendi iç çekişmeleri de anılara yansımış.

Töb-Der’in 4. kongresinde yaşananlar…

12 Eylül 1980 darbesiyle başka bir süreç başlıyor.

Sol’da ne kadar örgüt varsa düşman ilan ediliyor.

Ve bu örgütlenmeler içinde olanları yakalama ‘avı’ başlıyor.

O insanlar da boş durmuyor, polise yakalanmamak için çabalar başlıyor; değiştirilen evler, yurtdışına gitmeler…

Bütün bu olan biten gün gün, saat saat Çakmak’ın anılarına yansımış.

Çünkü o da ilk günden itibaren arananlar arasındadır.

Denizli’yle İzmir arasında gidip gelmeler, bu arada siyasi çalışmalar da durmuyor.

Araya bir de kendisi gibi aranan biri olan Gülderen Hanın’la evlilik giriyor.

Demek ki hayat hiçbir şeyi ıskalamıyor. 

Evlilik olunca önce Balçova’da bir ev tutuluyor, evin adresinin polisin eline geçeceği kuşkusuyla bu kez apar topar İkiçeşmelik’e taşınma başlıyor.

Ekonomik sıkıntılar, eşyasız ve konforsuz evler…

Bu arada Çakmak’ın İzmir’de ticarete soyunduğunu okuyoruz.

Bir çerezci dükkânı açıyor ve çok da başarılı bir biçimde yürütüyor.

Aynı dert orada da var, bu kez komşular kuşkulanmasın diye gösterilen çabalar…

Âdeta hüzünle komedinin iç içe geçtiği hayatlar…

Nevzat Çakmak hiçbir ayrıntıyı kaçırmadan bir dönemi anılarına yansıtmış.

Hepsini buraya almak yazık ki mümkün değil.

Aslında bu tip kitaplar aynı zamanda sosyal tarih diye de okunur.

Bir dönemin siyasi öyküsü insan odaklı olarak ele alınmış çünkü.

……………….

1 Düşler Sürgünü, Fergül Yücel, öykü, Pagos Yayınları, 2022, İzmir

2 Edip Cansever’in “Masa da Masaymış Ha” şirine gönderme

3 Soluk Soluğa -Gün Yüzüne-, Nevzat Çakmak, anı, Sosyal Tarih Yayınları, 2024

KAYNAK: https://yenigun.com/makale/21819989/salim-cetin/ne-firtinali-hayatlar-yasandi

Post Views: 201
Önceki yazı

BAHÇELERİMDE

Sonraki Gönderi

Salim Çetin

Salim Çetin

Sonraki Gönderi

  • Çok okunanlar
  • Yorumlar
  • Son Haberler
Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Ekim 12, 2025
BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

Mart 9, 2025
Ceviz Ağacının Hafızası

Ceviz Ağacının Hafızası

Ağustos 27, 2025
Bir çakma kilise iki yoldaş…

Bir çakma kilise iki yoldaş…

Ağustos 25, 2022
Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

0
Nebati Margarinler Çağı

Nebati Margarinler Çağı

0
Pirus Generali

Pirus Generali

0
Bizden Karikatürler

Bizden Karikatürler

0
Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Güncel Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Kategorilere Gözat

  • BASINDAN
  • BİLİM TEKNOLOJİ
  • BİZDEN KARİKATÜRLER
  • ÇEVRE
  • ÇİZER
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GEZİ
  • GÜNCEL
  • GÜNÜN SÖZÜ
  • Hafta Ortası Karikatürü
  • İMECE DER
  • KADIN
  • KİTAP TANITIM
  • KONUK YAZAR
  • KÖŞE YAZISI
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • MEDYA
  • MİZAH
  • MÜZİK
  • ÖYKÜ
  • ÖZEL HABER
  • ÖZEL RÖPORTAJ
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • ŞİİR
  • SOSYAL MEDYADAN
  • SÖZ BİZDE
  • SÖZ SİZDE
  • SPOR
  • STK
  • TURİZM
  • Uncategorized
  • YAZARLAR
  • YEREL YÖNETİMLER
  • YORUM

Son Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.