Sevgi Soysal (1936-1976) Selanik doğumlu mimar bürokrat bir baba ve Alman bir annenin altı çocuğundan üçüncüsü. Ankara Kız Lisesi’ni ardından Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi’nde arkeoloji okudu. Almanya Göttingen Üniversitesi’nde arkeoloji ve tiyatro derslerini izledi. Bir süre Alman Kültür Merkezi’nde ve Ankara radyosunda çalıştı. Öykü ve yazıları bir çok ödül aldı. Döneminin üretken yazarlarından olup ölümünden sonra da yayınlanan eserleri oldu.
Bir insan hayatı boyunca kaç kişinin hikayesinin içinde olabilir? Kaç insan tanıyıp duygularına vakıf olabilir? Sevgi Soysal’ın Barış Adlı Çocuk öyküsünde okuduğumuz hikayelerde bir olay örgüsü anlatılırken aynı zamanda ince gözlemlerle dolu toplumsal eleştiriye tanık oluyoruz. Yazılabilecek bir kurgu mu ortaya koydu yoksa var olanı mı bize gösteriyor bunun ikilemine düşüyoruz. İç içe geçmiş hikayelerde yazarın kendinin nerede başladığını hikayenin nerede bittiğini karıştırıyor olayların su yoluna kendimizi kaptırıyoruz.
Kitapta “Cellad Fuchs” öyküsünü okurken kurgunun inanılmaz gizemli ve zihinde farklı türlerde görüntülemeye müsait bir manzara yarattığını görüyoruz. Okuma süreci arada bir durup düşünmeyi, sembolleri çözmeyi zorlar nitelikte.
Deli Tank ve Çocuk öyküsünde kurgunun üst noktasını görüyoruz. Varsıllığa erişebilenlerle erişemeyen çocuklar için eşyanın ruhu ne anlam taşır görüyoruz. Eşya tadı ile tanışmamış bir çocuğun iç dünyasına konuk oluyoruz. Bir oyuncak tank neleri var neleri yok edebilir görüyoruz. Diğer hikayelerde de bizi bulmaca gibi yazılmış metinler karşılıyor.
Döneminde ses getirmiş bu kitap yeniden hatırlanmayı ve rafların üst sıralarına çıkmayı hak eden bir kitap. Özellikle gençlerimizin çağdaş yazarlarımızla tanışması yazarın yaşadığı dönemi algılamaları açısından önemli olabilir.
Filiz Asal
24.08.2025














