Anne kedi yavrusuyla evin önünü mesken tuttu. Otuz metre kadar ötede, sokak kedilerinin yaşadığı görece korunaklı bir yer var. Dişi kediler yavrularını orada doğuruyor ve orada saklıyor.
Sorun şu ki bu kediyi diğer kediler orada istemiyorlar.
Bunun nedeni muhtemelen sarı kedinin daha önce insanlar tarafından bakılıyor olması.
Sokak kedileri insanlar tarafından bakılan/barındırılan kedileri içlerine kolay kabul etmiyorlar.
Sarı kedi bir nevi bana sığındı.
Anne ve yavrusuna ayrıca mama vermem nedeniyle, diğer kediler içlerine almasalar da, bunlara artık saldırmıyor.
Bir nevi “Mama verenin sözü geçiyor!”..
Gözüm elden geldiğince onların üzerinde. Çok da güvende değiller. Öyle kötü insanlar var ki..
Bayramda anneyi sinmiş, yavruyu hemen arkasında kabarmış sabit görünce kapıyı açtım. İki çok büyük sokak köpeği belli ki yemek arıyor. Köpeklere yiyecek verecek zamanım yok. Saldırsalar anne ve yavrusunu saniyeler içinde parçalarlar.
Ellerimi birbirine vurarak “Gidin kızım buradan” Deyince gittiler.
Zamanım olsa o halde yavrunun resmini çekmek isterdim. Avucumun içinde kaybolur ama anneye destek veriyor. Çok ama çok tatlıydı.
Bütün gün kapı önündeler, yine de bana yeterince güvenmiyorlar.

***
“İçinde utanmak kelimesi olmayan
yeni bir lisan yarattılar
Oysa biz denizlerin deniz ,
yağmurların yağmur ,
aşkların aşk ,
insanların insan olduğu
masumiyet çağından geliyoruz …”
..
İlhan İREM

***
“Yaşamak için bir nedeni olan herkes, her sıkıntının üstesinden gelebilir”
Nietzche
1945 yılının şubat ayında;
Nazi toplama kampındaki esirlerden birisi bir rüya görür.
Rüyasında bir ses ona bir şey istemesini söyler.
Adam, bu işkencenin ne zaman biteceğini, ne zaman huzura kavuşacağını sorar.
O ses ona “30 Mart” diye cevap verir.
Adam ümitlenir ama 30 Mart yaklaştıkça, durumda bir değişiklik olmadığını gören Adam, zihinsel bir çöküş yaşayarak, deprasyona girer, hastalanır ve ölür!
Umut ve cesaretin birdenbire yitirilmesinin öldürücü bir etkisi olduğu açıktır.
Adamın ölüm nedeni ağır bir hayal kırıklığıdır. Geleceğe olan inancı ve yaşama isteği tükenince, bedeni ölüme yenik düşmüş ve rüyasındaki sesi haklı çıkarmıştır.
***
Sokrates diyor ki:
Ben gençken erken kalkmaktan hoşlanmazdım ve annem bu davranışımdan nefret ederdi çünkü bir gün beni zengin bir tüccar olarak görmeyi hayal etmişti.
Ve bir gün annem benimle öğretmeni görmeye geldi. Aralarında bir anlaşma yaptılar.
Bende, öğretmen erken kalkmanın faydalarını bana anlatsın dedim.
• Öğretmen: Sokrates, sana harika bir hikaye anlatacağım ve sen de bana bundan ne çıkardığını anlat, tamam mı?
Sokrates: Peki.
• Öğretmen: İki kuş varmış, biri erken uyanıp böcek yiyip yavrularını beslemiş, diğeri geç uyanıp yiyecek bir şey bulamamış… Hikayeden ne anladın Sokrates?!
Sokrates:
Erken kalkan böcekler kuşlar tarafından yenir!














