sozbizde.com
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
sozbizde.com
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana sayfa SAĞLIK

Evleri bedenleştirdik, bedenleri evcilleştirdik: SAĞLIK HAKKININ SESSİZ DÖNÜŞÜMÜ

Zeki Gül Ekleyen Zeki Gül
Ocak 10, 2026
in SAĞLIK, YAZARLAR
0
Evleri bedenleştirdik, bedenleri evcilleştirdik: SAĞLIK HAKKININ SESSİZ DÖNÜŞÜMÜ
0
Paylaş
6
Gösterim
Share on FacebookShare on Twitter

Eskiden ev içinde yaşanılan yer, beden içinde yaşanılan varlık idi.  Şimdilerde ev dışarıdan yönetilen bir kabuk, beden uzaktan izlenen bir mülk. İçinde yaşamak yerini bakım sözleşmesine bıraktı.

Evleri bedenleştirdik; çünkü dış dünyadaki kaostan kaçıp, her hücresini kontrol edebildiğimiz güvenli bir ‘rahim’ yaratmak istedik. Duvarları kalınlaştırdık, ısıyı ayarladık, içeriği sterilize ettik. Sonuçta evimiz giderek bize benzedi; biz ise giderek verimli bir mülke dönüştük. Artık ne ev yalnızca bir barınak, ne beden özgür bir varlık: İkisi de yönetilen mekanlar.

Bu, Heidegger’in “mesken tutma” fikrinin sessiz çöküşü gibi okunabilir: İnsan artık ne evinde ne bedeninde mesken tutuyor.

Bu yabancılaşma en çok bedende hissedildi. Modern insan için ağrı bir sinyal değil susturulması gereken bir hata, yorgunluk bir uyarı değil aşılması gereken bir engel, duygu ise bir rehber değil yönetilmesi gereken bir risk oldu. Beden, deneyimlenen bir varlık olmaktan çıkıp düzeltilen bir nesneye dönüştü.

Evler klimasıyla ısıyı, kamerasıyla güvenliği, akıllı sistemleriyle ritmi yöneten birer beden gibi çalışıyor. Bedenlerimiz ise uygulamalarla izlenen, sensörlerle ölçülen, performans, kalori, uyku, nabız üzerinden optimize edilen birer ev gibi yönetiliyor.

Bu noktada şu soru beliriyor: Evleri mi bedenleştirdik, bedenleri mi evcilleştirdik?

Evlerin sensörleri arttıkça: İçinde yaşayanın sezgisi azalıyor. Bedenlerin ölçümü arttıkça: İçsel sinyaller (açlık, yorgunluk, iyilik hali) değersizleşiyor. Kritik soru şu: Ev senin mi, yoksa sana mı ait? Beden sen misin, yoksa yönettiğin bir mülk mü?

Beden evleştiğinde; sorumluluk suçluluk olur, yaşlanma ihmal, hastalık bakım kusuru. Bu, modern tıbbın ahlaki dilini de açıklar. Hasılı modern insan, ne bedeninde ne evinde yaşıyor; ikisini de yönetiyor.

Oysa çocukluğumda kış aylarının en sıcak yeri insan bedeniydi. İzmir’de sobayla ısınan evlerde asıl ısı, diz dize oturulan bedenlerden yayılırdı. Üşüyen yaklaşırdı; ısınmak bir ayar değil, bir temas meselesiydi. O evlerde beden evdi, ev ise bedenin uzantısıydı. Bugün ise evler merkezi sistemlerle, bedenler kimyasallarla ayarlanıyor; ısı ilişkiden koparılıp mekana hapsediliyor.

Tam da bu zeminde sağlık, bir hak olmaktan çıkıp bir erişim koşuluna dönüştü. Hastaneler var ama herkes için değil. Sağlık artık bedensel bir ihtiyaç değil, borçla ölçülen bir ayrıcalık gibi işliyor. Böylece en kırılgan bedenler, kamusal mekanların dışında bırakılıyor.

Bu dönüşüm artık soyut bir tartışma değil. 1 Ocak 2026 itibarıyla Genel Sağlık Sigortası ve BAĞ-KUR prim borcu bulunan yurttaşların, devlet ve üniversite hastanelerinde muayene olamaması ve reçeteli ilaçlara erişememesi, sağlık hakkının fiilen askıya alındığını gösteriyor. Geçici düzenlemelerin yenilenmemesiyle birlikte sağlık, anayasal bir hak olmaktan çıkıp borç durumuna bağlı bir ayrıcalığa dönüştü; üşüyen bedenler, kamusal sağlık mekanlarının kapısında bırakıldı.

Oysa sağlık hakkı, bir bütçe kalemi değil; bedenin kamusal hayata kabul edilme biçimidir. Umut ise buradan başlar: Bedeni yeniden insanlıkla tanımlamak, kamusal mekanları üşüyen bedenlere açmak ve iyileşmeyi yeniden temasın, eşitliğin ve ortak sorumluluğun parçası haline getirmekle. Çünkü hiçbir toplum, en çok üşüyenleri dışarıda bırakarak sağlıklı olamaz.

Sağlığı borçla ölçen bu düzen, yalnızca bedenleri değil, hekimliği de etik bir çıkmaza sürükler. Kapısı kapalı bir sistemde hekim, iyileştiremez; yalnızca tanıklık eder. Umut, işte bu tanıklığın sessiz kalmamasıyla mümkündür. Çünkü sağlık hakkı, ancak birlikte savunulduğunda gerçek bir hak olur.

Sağlıcakla kalın.

Evleri bedenleştirdik, bedenleri evcilleştirdik: Sağlık hakkının sessiz dönüşümü – Zeki Gül – Evrensel

Post Views: 160
Önceki yazı

“5 Kıtayı Buluşturan Pet İzmir 2026 Kapılarını Açtı”

Sonraki Gönderi

Klavye Cumhuriyetinden, Fahri Profesörlüğe “Terfi”

Zeki Gül

Zeki Gül

Sonraki Gönderi
Klavye Cumhuriyetinden, Fahri Profesörlüğe “Terfi”

Klavye Cumhuriyetinden, Fahri Profesörlüğe "Terfi"

  • Çok okunanlar
  • Yorumlar
  • Son Haberler
Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Ekim 12, 2025
BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

Mart 9, 2025
Ceviz Ağacının Hafızası

Ceviz Ağacının Hafızası

Ağustos 27, 2025
Bir çakma kilise iki yoldaş…

Bir çakma kilise iki yoldaş…

Ağustos 25, 2022
Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

0
Nebati Margarinler Çağı

Nebati Margarinler Çağı

0
Pirus Generali

Pirus Generali

0
Bizden Karikatürler

Bizden Karikatürler

0
Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Güncel Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Kategorilere Gözat

  • BASINDAN
  • BİLİM TEKNOLOJİ
  • BİZDEN KARİKATÜRLER
  • ÇEVRE
  • ÇİZER
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GEZİ
  • GÜNCEL
  • GÜNÜN SÖZÜ
  • Hafta Ortası Karikatürü
  • İMECE DER
  • KADIN
  • KİTAP TANITIM
  • KONUK YAZAR
  • KÖŞE YAZISI
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • MEDYA
  • MİZAH
  • MÜZİK
  • ÖYKÜ
  • ÖZEL HABER
  • ÖZEL RÖPORTAJ
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • ŞİİR
  • SOSYAL MEDYADAN
  • SÖZ BİZDE
  • SÖZ SİZDE
  • SPOR
  • STK
  • TURİZM
  • Uncategorized
  • YAZARLAR
  • YEREL YÖNETİMLER
  • YORUM

Son Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.