—————-
Yasalarımıza göre Anayasayı ihlâl etmek ağır cezayı gerektiren bir suçtur!
Yani…
Anayasayı bile bile amir hükümlerine uymayı reddettip, onu çiğnediğinizde…
Soluğu ağır ceza mahkemesinin önünde alırsınız…
Peki…
Ya bu ihlâli AĞIR CEZA MAHKEMESİ YARGIÇLARI yaparsa?
Halk arasında böylesi durumlar için şöyle söylenir:
“Et kokarsa tuzlarsınız…
Ya tuz kokarsa?”
Tuz çoktan koktu da…
Bir türlü biz görmek istemiyoruz, her nedense…
Hukukun olmadığı bir yerde Cumhuriyetten bahsedip boşuna nefesinizi yormayın sakın…
TİP Milletvekili Can Atalay, Anayasa Mahkemesi kararına rağmen içeride tutuluyorsa…
Bu ülkede can ve mal güvenliğinden nasıl bahsedilebilir ki?
Çağlayan Adliyesinin 13. AĞIR CEZASI neyi ve kimi temsil ediyor?
Bu mahkeme…
CHP eski İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu başta olmak üzere birçok kişiye yıllarca hapis cezası veren mahkemedir, aynı zamanda…
Zaten…
Muktedir de birini içeride mi görmek istiyor…
Hoop dosya “13. AĞIR CEZA”ya…
Oysa biz Engizisyon yargısını 15-16. Yüzyılda kaldı sanmıştık…
Ne büyük yanılgı değil mi?
Engizisyon her yerde…
FETÖ’cü Mahkeme Heyeti’nin yaptığı bir yargılamayı(!) izlemiştim yıllar önce…
Avukatlar kan-ter içinde savunma yapmaya çalışırken…
Onlar kürsüde…
Kaykılmış bir oturuşla gülüp, eğleniyorlardı…
Verecekleri ceza adeta yüzlerinden okunuyordu…
Beklenen de oldu…
Yapıştırdılar EN AĞIR CEZALARI!
sonra…
Devran döndü…
Aynı muameleyle karşılaştılar…
Şimdi ise çoğu cezaevinde, af yolu gözlüyor!
Mahkemenin duvarında, “Adalet mülkün temelidir” yazıyor…
Mülk…
Yani DEVLET!
Eğer o ADALET kalmamışsa…
Bırakın MÜLK de olmaz olsun!














