sozbizde.com
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
sozbizde.com
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana sayfa YAZARLAR

AĞAÇ BÜKÜCÜLERİ GAYIKÇILAR (2)

Ali Dizdar Ekleyen Ali Dizdar
Ocak 2, 2026
in YAZARLAR
0
AĞAÇ BÜKÜCÜLERİ GAYIKÇILAR (2)
0
Paylaş
35
Gösterim
Share on FacebookShare on Twitter

Ali DİKAN… ( OLMAYİ )

…..İKİNCİ BÖLÜM……(SON)

Benim İzmir’den Bodrum’a döndüğüm yıl 1969 sonu idi. Bodrum’da Mavi Yolculuk ve deniz gezilerine yoğun talep nedeniyle tekne siparişleri patlamıştı. Tekne işinde çalışacak çok fazla yetişmiş elemana ihtiyaç vardı. Mercan Mehmet ile benim geleceğimiz duyulmuş bizi dört gözle bekliyorlardı. Otobüsten inip eve giderken yolda Ziya USTA’yla (Ziya GÜVENDİREN) rastlaştık. Temelli döndüğümü duyunca yarın gel konuşalım dedi. Erol AĞAN Mercan Mehmet’i yanına almıştı bile, beni de istiyordu ancak ben olmaz dedim. Niyetim Ziya Usta’nın yanında çalışmaktı. Eve vardığımda askerden önce 7 yıl yanlarında çalıştığım DENİZASLANI kardeşlerden Engin Ağabey ailece beni bekliyorlardı. Onlar hala Osmanlı Tersanesindeydiler. Onlarla çalışmamı istedi. Hem akrabamız hem de uzun yıllar yanlarında çalıştığım için kıramadım ancak bir şart koşmuştum. Daha önceki çalışma esnasında Mustafa ağabey bana birkaç kez kötü davranışlarda bulunmuştu. Bu nedenle onlarla çalışmayı Mustafa ağabeyin bana karışmaması şartıyla kabul etmiştim.

Çalışmaya başladım yevmiyem 40 lira olmuştu. Çekekte de iyi bahşiş alıyorduk. Çekekte denize tekne indirilirken eskiden beri gelen bir gelenek vardır. Tekne sahibi orada bulunan herkese ilk zamanlar lokum ikram ederdi zaman ilerledikçe bu ikram baklava ve meşrubat ikramına dönüşmüştü. Ve tekneyi denize indiren personelin başındaki kişi tekne denize ineceği son hamleden önce ırgat telinin sıkıştığını, teknenin denize inmekte zorlandığını ima eden “Tel kıstıııııı!” diye bağırır bahşişini isterdi. Bu bilinen bir şey olduğu için de tekne sahibi hazır ettiği bahşişi verir ve son darbe ile kızak kaydırılır tekne denize giderdi.

Ben 4 ayda epeyce para biriktirmiştim. Kendime bir bıçkı (hızar) makinası satın aldım. Niyetim kendi tersanemi kurmaktı. Yer arayışlarına başladım. Kahvede lafı geçince “DEDE” lakaplı Hüseyin YILLIKÇI benim de niyetim var ortak açalım diye teklif edince kabul ettim. “Dede” o sırada Erol AĞAN’ın yanında çalışıyordu. Meşhur “BALIK” teknesini birlikte yapmışlardı. Benim amca oğlu Hüseyin DİKAN da bizi duymuş ben de ortak olmak istiyorum dedi kabul edip üç kişi tersane kurmaya karar verdik. Yer arayışlarında Paşatarlası’ndaki sonradan su ürünleri tesisi yapılan günümüzde okul olarak görev yapan boş araziyi kiralayıp tersanemizi kurduk. Çekek işi de yapıyoruz ve hiç unutmam ilk yıl iptidai ırgat ile karaya 50 tekne çekmiştik.

İlk teknemizi bir Ermeni’ye yapmıştık. Tekneyi teslim ettik ancak bir kısım borcu kalmıştı. “Ben Atina’ya gideceğim dönüşte vereyim” dedi. Bizim ortak amca oğlu Hüseyin DİKAN bende gemici olarak gideyim diye atılınca kabul ettik. Hüseyin ile birlikte gönderdik gittiler. Hüseyin gemiciliği çok sevmiş ayrılmak istedi, Hüseyin’in payını verip ortaklıktan ayırdık. “DEDE” ile biz ikimiz kaldık. 8 yıl birlikte çalıştık ancak DEDE’nin alkol bağımlılığı her yıl artarak devam ettiğinden artık işleri yürütmekte zorlanmaya başlamıştım. O sıra “MEKE” ve “MAVİ BONCUK” isimli iki tirhandil siparişi almıştık, benim de sabrım tükenmişti ayrılmaya karar vermiştim. İki tekneden birini seç birini sen yap birini ben yapayım herkes yaptığı teknenin parasını alsın sonra da ayrılalım dedim ve anlaştık. “Meke” yi bana bıraktı “Mavi Boncuk”u kendine aldı. Ben tekneyi bitirdim denize indirip teslim ettim. Ve eşyalarımı toplayıp kendime başka bir yer kiralayıp taşındım.

Kiraladığım yer yine Paşatarlası’nda Kız Sanat Enstitüsü okul binasının alt tarafında Mesut TABAK tersanesinin yanındaydı. Yeni tersanemde işler başlamıştım ancak “DEDE” teknesini bir türlü bitiremiyordu dayanamadım gidip yardım ettim ve bitirdik. O teknede bile 5 bin lira alacağım kalmıştı tekne sahibi söz verdiği halde ödememişti. Zaten 30 yıllık meslek hayatım boyunca böyle çok alacaklara sünger çekmişliğim olmuştur.

Paşatarlası’ndaki kendi tersanemi de 11 yıl çalıştırdım. Bu arada İçmeler bölgesi tersanelere ayrılmış gibiydi neredeyse tüm tersane ve tekne yapım atölyeleri İÇMELER bölgesinde toplanmıştı oraya taşınmak daha uygun görünüyordu zaten Paşatarlası’nda kiracıydık mirasçıları mülklerini satıyorlar Bodrum büyüyor ve konut yapımı hızla burada da hızla ilerliyordu.

Hem daha uygun olduğundan hem de mecburen 1990 da İçmeler’e taşıdım. 1995 yılının sezon ortasında da İçmeler ’deki tekne yapım atelyemi kapatarak tekne yapımcılığını bıraktım. 30 yıllık meslek hayatımda kaydını tutmadığım içim tam sayısını bilmiyorum ancak tahminen 30 büyük tekne yapmışımdır. Büyük tekne yaptığım esnada artan tahtalardan 6-7 metrelik bir iki de küçük tekne yapardım. O küçük teknelerden aldığım ücret masrafsız net olurdu. O küçük teknelerden daha çok para kazandım desem yeridir. Atölyemi kapattıktan sonra Tavşan Burnu mevkisindeki İsmet CENGİZ’in çekek sahasında çekek ustası olarak 26 yıl daha çalıştım. Pandemi döneminde kendimi emekliye ayırdım.

1975 de Saadet ile evlendik 1977’de bir kızımız İnayet 1980’de bir oğlumuz Murat doğdu.

İçmeler’de 1993 yılında kendime 17 metre 6 kabin “KETCH GULET” model bir tekne yaptım ismini “İDEAL” koydum. Tekneyi çalıştıracak olan kaptan da tekneye ortak oldu. Denize indirip içine personel koyup çalıştırmaya başladık. Birkaç yıl sonra ben tersaneyi kapatıp çekek işine giriştim. Ben çekek işinde çalışırken teknem de Mavi Yolculuk işinde çalışıyordu. Bodrumlu Kaptanlardan “YORGO” lakaplı Selahattin CURA tekneyi ortak çalıştırdığımız kaptandan hissesini satın alıp tekneye hem kaptan hem de ortak girdi. Bir süre de “YORGO” ile çalıştık. Selahattin’e “YORGO” lakabını Yunanlılar takmışlar onlarla çok içli dışlı dost olduğundan çok sevmişler ve kendilerinden biri gibi görüp “YORGO” ismini takmışlardı.

Birkaç yıl sonra Selahattin de kendine tekne yaptırmaya kalkışmış ve paraya ihtiyacı vardı, hissesini bana satmak istiyordu. Bende para yok tekneyi satalım dedim. Kabul etmedi, hisseyi benim almama ısrar ediyordu. Bende yeterince yok dediğimde “ne kadar varsa ver gerisini ne zaman istersen öde” diyerek tekneyi bana devretti. Elimdeki birikmiş ve bir o kadar da kredi çekerek meblağın üçte ikisini ödemiştim. O zamanlar Ege yat şirketi gezi için kiralık tekne arıyordu, bana teklif ettiler kabul edip aldığım peşinatla “YORGO” ya olan borcumu ödemiştim. Bazen de böyle insanın işleri rast gidebiliyordu.

Tekneye bir kaptan bir de aşçı tuttuk ben ve oğlum gezilere dönüşümlü olarak gemici olarak gidiyoruz o sezonun sonuna gelmek üzereyiz çalışıyoruz ancak kaptanın yer bilmezliği denizden ürkmesi beni de oğlanı da çileden çıkarıyordu. O haftaki gezimizin son günüydü Bodrum’a dönüyoruz. Çökertme’den çıktık biraz deniz vardı kaptan bu denizde gidilmez deyip Çökertme’nin hemen dibindeki Molla İbrahim koyuna daldı demirledi. Dayanamadım kaptana; kaptanlığı devir alıyorum. Bundan böyle kaptan benim çek demiri gidiyoruz dedim. Bir sürü de söylendim elbet. Aldık demiri gittik. Elbette deniz biraz kabarıktı ancak buradaki denizin her zamanki haliydi.

Bodrum’a vardığımızda kaptan gücenmiş işi bıraktı onunla birlikte aşçı da ayrıldı. Ertesi gün de gezimiz var ne yaparım diye çare ararken günlük gezi yapan bir teknedeki gemicinin biri ağabey ben geleyim ben aşçıyım dedi. Aşçıyı buldum kaptanlığı da ben yaparım oğlan da gemicim olur kadro tamamdı ancak benim askerliğimi serdümen olarak yapmış olmaktan ötürü teskereyi alırken verilen usta gemici ehliyetim var liman çıkışı almam için yetersizdi. Çıkış almak için Kaptan ehliyetine ihtiyacım var. Düşündüm düşündüm kimde var diye üstelik bir de boş olası lazım. Deli Salih’in oğlu arkadaşım Mehmet Ali aklıma geldi. “DELİ SALİH” lakaplı Salih AKÇALANLI Bodrum’un en ünlü eski taş ev ustasıdır. Mehmet Ali’ye telefon ettim ehliyetini getir çabuk dedim. Ne yapacaksın dedi. Dedim getir çıkış alacağım. Sağ olsun getirdi. Mehmet Ali’yi kaptan gösterip liman çıkışı aldım ve rahat rahat gezilerimizi yapmıştık. Zaten 3 tur yaptıktan sonra sezonu kapatmıştık.

Ben tekneyi karaya aldım. Yine Tavşan Burnu tersanede çekek işime devam ediyordum. O sıra Bodrum’da kaptan sınavı açıldı. Düşündüm bu yetersiz kaptanlarla uğraşmaktansa kendim kaptan olayım hem de işin başında olurum.  Koştum gittim sınava girdim ancak 49 puan almışım. Normaldi hiç ders çalışmamıştım. 50 puan alsaydım geçecektim. Yahu bir puan daha verin de ehliyeti alayım dedimse de hak etmedin deyip vermediler. Daha sonra Antalya’da açılan sınava hazırlanıp gidip kazandım ve ehliyetimi aldım. O günden sonra da İDEAL teknemde uzun süre kaptanlık yaptım. Oğluma da ehliyet aldırdıktan sonra zaman zaman da dümeni ona teslim ediyordum. Gün geldi artık emekli olmak zamanı geldi deyip tekneyi oğlana devrettim.

Tekne yapmak yetenek, istek ve deneyim gerektirir. Bunlardan biri eksik olursa o tekne batar. Bizim usta çırak ilişkisiyle öğrenip yaptığımız tekneleri Akdeniz çanağında haklı bir üne ulaştırdık. Bodrum’a çok büyük bir istihdam sağladık. Bodrum’u ahşap tekne yapım ustalığında birinci sıraya çıkardık. Artık tekneler devasa boyutlara ulaşmaya başladı. Yeteneğin yanı sıra mühendislik de devreye girmiştir. Bizim tekne yaptığımız zamanlarda tekne mühendisi olarak çalışmaya başlayan Fuat TURAN ve Macit GÜNDOĞDU okulda öğrendiklerini bizim ustalığımız ile test edip harmanladılar ve tekne yapım tekniklerini ilerlettiler. Onlar yok iken de biz ustalarımızdan öğrendiğimiz usullerle tekne modelini kareli kağıtlar üzerine detaylı olarak çizerek planlardık. Artık yeterli tekne ustası yetişmiyor.  Usta çırak öğretisi ile mesleği devir alan çok az adam kaldı. Okulunu açtılar ancak öğretmen politikaları yanlış olduğundan yetersiz kaldı. Bodrum Gündoğan’daki okula öğretmen olması için Ali Kemal DENİZASLANI’na teklif etmişler o da bana hadi gel beraber girelim dedi. Ali Kemal Bodrum’un yetiştirdiği ender tekne ustalarından biridir. Emekliliğinde yaptığı maket tekneler ile Bodrum Deniz Müzesini yaratmıştır. Beraber görüşmeye gittik verdikleri ücret bizim okula gidiş geliş yol parasına bile yetmiyordu. İkimiz de kabul etmeden döndük. Çabalar var ancak yetersizdir. Şimdilik benden bu kadar. Sağlıcakla kalın.

Ali DİKAN ağabeyin hikayesinde teknecilik ile ilgili bilgilerle mutlu oluyoruz ancak bizler bu teknelerle yaptığımız Mavi Yolculukların mecrası şahane koylarımızı yapılaşmaya kurban edersek bu teknelere de ihtiyacımız olmayacak. Bodrum’a sağlanmış olan bu devasa istihdamı da kaybetmiş olacağız dikkatinizi çekmek isterim.

Gelmiş geçmiş tüm ağaç bükücü kayıkçıları hürmetle anıyoruz.

Saygılarımla Ali DİZDAR

Post Views: 244
Önceki yazı

AĞAÇ BÜKÜCÜLERİ GAYIKÇILAR (2)

Sonraki Gönderi

Ali Dizdar

Ali Dizdar

Sonraki Gönderi

  • Çok okunanlar
  • Yorumlar
  • Son Haberler
Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Ekim 12, 2025
BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

Mart 9, 2025
Ceviz Ağacının Hafızası

Ceviz Ağacının Hafızası

Ağustos 27, 2025
Bir çakma kilise iki yoldaş…

Bir çakma kilise iki yoldaş…

Ağustos 25, 2022
Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

0
Nebati Margarinler Çağı

Nebati Margarinler Çağı

0
Pirus Generali

Pirus Generali

0
Bizden Karikatürler

Bizden Karikatürler

0
Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Güncel Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Kategorilere Gözat

  • BASINDAN
  • BİLİM TEKNOLOJİ
  • BİZDEN KARİKATÜRLER
  • ÇEVRE
  • ÇİZER
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GEZİ
  • GÜNCEL
  • GÜNÜN SÖZÜ
  • Hafta Ortası Karikatürü
  • İMECE DER
  • KADIN
  • KİTAP TANITIM
  • KONUK YAZAR
  • KÖŞE YAZISI
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • MEDYA
  • MİZAH
  • MÜZİK
  • ÖYKÜ
  • ÖZEL HABER
  • ÖZEL RÖPORTAJ
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • ŞİİR
  • SOSYAL MEDYADAN
  • SÖZ BİZDE
  • SÖZ SİZDE
  • SPOR
  • STK
  • TURİZM
  • Uncategorized
  • YAZARLAR
  • YEREL YÖNETİMLER
  • YORUM

Son Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.