İzmir Meslek Fabrikası Atatürk’ün imzasıyla Belediye’ye, dolayısı ile İzmirli’lere devredilmişti. Sessiz sedasız Vakıflar Genel Müdürlüğü ‘ne tapulandığı haberini aldık.
İzmirli’lerin içinde bulunduğu sivil toplum kuruluşları geceli gündüzlü Meslek Fabrikası önünde öz mallarına sahip çıkmak için ses yükseltti, yapılan yanlışa karşı çıktı. Belediye Başkanlarının yanında oldu, onlara destek verdi.
Dün 17 Nisan Köy Enstitüleri’nin kuruluş yıldönümüydü. Dört ayrı yerde yapılan etkinliklere katıldım. Öğretmenler, sanatçılar, akademisyenler ve halktan katılım vardı. Bir etkinlik de Şiir Günü etkinliği ve ödül töreniydi. İzmirli Şair ve yazarların birçoğu oradaydı. Derneklerine, kültür ve sanata, geleneklerimize, Cumhuriyet kazanımlarına varlıklarıyla değer kattılar.
Hiçbir salonda, hiçbir toplantıda bir kamu yöneticisi ve Belediye Başkanı yoktu. Meslek Fabrikasında yanlarında olan, gaz yiyen, üzerlerine su sıkılan, gece ayazında titreyen STK ların temsilcilerini bu önemli günlerinde yalnız bırakmışlardı. Haydi diyelim ki işleri çok, gelemediler. Ne bir kutlama mesajı ne bir çiçek ne de bir temsilci gönderme inceliğini de göstermediler.
İktidarın Belediyelerimiz üzerindeki baskısını, görüyoruz elbette. Zor şartlarda gerçekleşen başarılı işlerini alkışlıyoruz, onlara destek veriyoruz. Ancak Karınca misali çalışan STK larımızın görmezden gelinmesi, destek görmemesi son derece üzücü.
Ağustos Böceği misali MUTLULUK bu mu?














