——————-
Yıllar önceydi…
Ankara Kızılay’da, sanırım Konur Sokak’daki mekanların birisiydi…
Bizim MK’nın Yazı Îşleri Müdürü Cumhur Erdin, ben ve o vardı…
Birer kadeh rakı içip, o memleketin durumunu konuşuyorduk…
Hepimiz kaygılıydık…
Yaklaşmakta olan büyük Kasırgayı gòrüyor…
Endişe duyuyor…
Durdurmak için,
ne yapabiliriz ona kafa yormaya çalışıyorduk!
O TV Programıyla…
Bizler ise…
Dergi ve Vakıf yoluyla hep çıklık attık yıllarca!
“Cumhuriyet Miting”lerinin Ankara ayağında birlikteydik yine…
Kalabalık onu çok keyiflendirmişti..
Bana, “Abit’cim bu iş bitti!” demişti…
Bana ise içimdeki hissin bir şeylerin doğru gitmediğini söylüyordu…
“Acele etme Nihat” diyebildim sadece!
Sonraki yıllarda benim İzmir’e yerleşmem nedeniyle…
Sık karşılaşma, görüşme olanağımız olmadı…
Bir İzmir TÜYAP KİTAP FUARI’nda söyleşisi ve imzasının olduğunu öğrendim…
Söyleşinin yapıldığı BÜYÜK SALON hınca hınç doluydu…
Kapının girişinde izliyordum kendisini…
Adeta coşkun bir ırmak olmuş sel gibi akıyordu…
Gurur duydum arkadaşımla…
Yoğun bir alkış altında bitirdi sözlerini!
Salonun ortasına geldiğimde beni gördü..
Koluma girdi ve nasıl bulduğumu sordu konuşmasını…
“Bugünlerin keyfini çıkar, adeta bir pop yıldızına dònüşmüşsün” deyip takıldım, sonrada gülmüştük sözlerime…
Bir kaç gün önce rahatsızlandı, hastaneye kaldırıldı…
Şimdi entübe edilmiş bir şekilde yatıyor!
Nihat Genç…
Hırçın KARADENİZ çocuğu…
İflah olmaz bir Kemalist…
Bizim cenahın en gözünü budaktan sakınmayan AKINCISI!
Trabzonlu…
Kalabalık bir ailenin çocuğu…
Hep Ülkesi için kaygılandı…
Eğilmedi, bükülmedi…
Tehditlere asla pabuç bırakmadı…
Aynı yaş kuşağındayız, 78’liyiz…
1956 doğumludur Nihat kardeşim…
Yani daha çok üreteceği, yazı…
Söyleyeceği sözü var!
Hadi kardeşim kalk o yataktan…
Daha tamamlanmamış bir hesabımız var…
Vatan savunması yarım kalmaz…
Düşman sökülüp atılmadan…
Göçüp, gidilemez bile o yerlere…
Hadi, diren…
Emperyalizme, Faşizme nasıl direniyorsan òyle diren!…














