YAŞAM, ÖLÜME KARŞI BİR SAVAŞIMDIR.
Ankara Nallıhan ilçesinde işletmelerinin özelleştirilmesine karşı direnişe geçen 2000 işçi, gerekirse ve bu özelleştirme ısrarından vazgeçilmemesi halinde açlık grevine başlayacaklarını ilan ettiler. Onlara en önemli destek sınıf kardeşleri olan Zonguldak kömür madeni işçilerinden geldi. Sınıf kardeşlerinin yanında olduğunu söyleyen Zonguldak kömür işçileri üretimi yavaşlatarak, Çayırhan’daki sınıf kardeşlerimizin alacağı her kararda yanlarında olacaklarını ve sınıf dayanışmasının bütün gereklerini yerine getireceklerini söylediler.
Sınıf kardeşliği ve dayanışmasının çok önemli ve tarihe kayıt düşürecek sınıf savaşımının “yaşam, ölüme karşı bir savaşımdır” ifadesinde yer alan anlamında kendini bulmasıdır.
*
Batırdıkları ekonomiden çıkış için tasarruf tedbirleri uygulamak isteyen iktidar bakın bu konuda yaptıklarına;
Tasarruf hedefi; 100 milyar lira
KKM (kur korumalı mevduat) maliyeti; 1.058 trilyon,
Garantili projeler; 142 milyar TL. (2024 ödemesi)
İstanbul Havalimanı 2 yıllık kira bedeli; 60 milyar TL.
Zafer Havalimanı garanti ödemesi;2.3 milyar,
Sarayın (Beştepe’nin) Nisan ayı harcaması; 1.6 milyar.
Halkının boğazını sıkarak alınan vergiler, emekliyi ve emekçiyi açlık sınırı olan 22 bin liranın altında yaşamaya, küçük esnafı ve Çiftçilerimizin alın teri göz nuru emeğini yok sayarak ithal ürünlerle boğan Cumhur ittifakı, kendilerini bu tasarruf tedbirlerinin dışında tutarak, Diyanet bütçesini 2025 için 91 milyardan 135 milyara çıkarıp birde üstelik Diyanetin seyahat masraflarına 774 milyon ayıran bu tek adam rejiminden kurtuluş için tarihi bir milat niteliği taşıyan Çayırhan işçilerinin özelleştirme karşıtı mücadelesine Zonguldak kömür madeni işçilerinden gelen destek, sınıf dayanışmasının, “kurtuluş yok tek başına, Ya hep beraber, ya hiç birimiz ” sloganında ifadesini bulan, bu ucube tek adam rejimine karşı, demokratik direniş ve “Demokratik halk iktidarı ” için “Birleşik halk muhalefetini oluşturmak, FAŞİZME karşı Birleşik cepheyi kurmak zamanıdır.
*
3.Dünya savaşına doğru evrilen uluslararası Emperyalist paylaşım savaşının ön versiyonu olan BOP (Büyük Ortadoğu Projesi) ve Ukrayna Rusya savaşı hızla sahada uygulamaya konulurken 2 bloklu, bir yanda ABD emperyalizmi ve batılı Emperyalist ülkeler, diğer yanda Şanghay beşlisi olarak adlandırılan, başını Rusya’nın ve Çin’in çektiği Emperyalist bloklu yeni bir oyunun tuzağında açlık yokluk ve sefalete mahkum edilen Bölge halklarının durumu!…
Ukrayna Rusya savaşıyla, Ukrayna’yı destekleyen ve neredeyse nükleer savaşa dönüşecek Rusya’ya karşı birleşen batılı Emperyalist blok, Rusya’nın Suriye’deki desteğini de zayıflatarak isteği BOP’u hayata geçirecek adımları hızla atmaya, Bölge halklarını birbirine kırdırmaya, taşeron örgütleri de kullanarak Suriye coğrafyasını ve Ortadoğu’yu kan gölüne çevirmeye devam ediyor.
Dış politikada yalnızlaşan ülkemizin Cumhur ittifakı bu gelişmeye nasıl bir karşılık verecek merakla bekliyoruz!?…
Suriye’nin toprak bütünlüğü ve halklarının kardeşliğini bölüp parçalayan, Ortadoğu’yu kan gölüne çeviren, Filistin’de katledilen 45 bin insan ve savaş karşısında Bölge halklarının Emperyalist işgallerine karşı mücadele etmesi, birlik ve uluslararası dayanışmayı güçlendirmesi çok önemli ve elzemdir.
*
Tek adam rejimi kaybettiği halk desteğini, ekonomide yarattığı sefalet ortamıyla bulamayınca çareyi kaybettiği belediyelere kayyumlar arayarak varlığını devam ettirme çaresizliğiyle baş başa kaldı. Saldırısını sınıfın en Devrimci sendikası DİSK’e ve Genel iş Genel başkanı Remzi Çalışkan’ı ve Çukurova Bölge Temsilcisini gözaltına alarak, gerekçesiz bir şekilde tutuklanması, tamda asgari ücret görüşmelerinin öncesinde yapılması iktidarın, DİSK’in mücadeleci gücünden korkusunun ifadesinden başka bir şey değildir.
Bu baskılar özgürlük ve bağımsızlığına düşkün ne bizim halkımızı ne de işçi sınıfımızı, onun yiğit önderlerini yıldıramaz.
Direne direne kazanacağız.
Ya hep beraber, ya hiç birimiz.
Ercan Çınarlı/Disk Emekli Sen MYK üyesi ve Dış ilişkiler Sekreteri














