ÖZ BİÇİMİ BELIRLER;
BOP (Büyük Ortadogu projesi) ve Suriye gerçeği;
Suriye coğrafyası ve demografik yapısı incelendiğinde, etnik kimliği, dini inancı, mezhebi farklı bir toplumsal yapı içerisinde 1milyon 700 bin Kürt halkı, 5milyon 500 civarında Türkmen nüfusu ve geri kalan 16 milyon Arap nüfusu ve diğer azınlıkların yaşadığı 23 milyon nüfuslu bir ülkede yaşananlar, bu ülkenin ekonomik kaynakları ( en önemlisi de petrol yatakları) göz önüne alınmadan ve coğrafyadaki emperyalist ülkelerin güdümünde oluşturulan ideolojik temeli bölgenin ekonomik kaynaklarını sömürmek olan gerici ve yobaz işbirlikçi örgütlerin Diktatör, Rusya ve İran destekli Esad rejimine karşı “cihat ” diyerek başlatılan ve bir tek kurşun bile atılmadan 53 yıllık Esat rejimi sona ermiş bulunuyor.
BOP’u adım adım uygulamaya koyan başta Amerikan emperyalistleri ve işbirlikçisi batılı Emperyalist blok ve bölgedeki işbirlikçi iktidarların sevinç naralarının Suriye’nin geleceğinde hangi tezgahların kurulacağının ayak sesleri ortaya çıkmaya başlayacak!…
Esad rejimine, Ukrayna Rusya savaşı sebebiyle verdiği desteği kesen Rusya, İsrail ile İran arasında geçen ve İran’ın büyük güç kaybına uğramasıyla Suriye’ ye verdiği desteği kesmesi ve bölgedeki Emperyalist çıkarlarını ileriki bir zamana ertelemeleri Suriye’de Baas rejiminin ve Esad diktatörlüğünün sonunu getirmiştir.
Suriye, yürütülen vekalet savaşları ve kullanılan taşeron örgütler, faşist Netanyahu’nun “Yeni bir Dünya düzeni kurulacak ” açıklamasıyla Amerikan emperyalizminin ve ileri karakolu İsrail’in BOP’u hayata geçirmek ve Büyük İsrail devletini kurma girişimlerinin yaşam bulmuş halini bugün Suriye coğrafyasında görmekteyiz.
Öz biçimi belirler, ifadesi, Suriye coğrafyasındaki etnik farklılıkların, dini ve mezhep çatışmalarının etkin olduğu ve buna bağlı olarak farklı ideolojik yapılanmaların vücut bulduğu bu coğrafyada var olan yapı Öz’ü, yaşanan ortam ve savaşlarda biçimi belirlemektedir. Dış güçlerin müdahalesi Öz’ü sağlam bir halkın geleceğini belirlemede etkili olamaz. Ancak emperyalistlerle işbirliği içinde bulunan, farklı ilişkiler içinde olan bölük pörçük yapıdaki Suriye halkının özlemlerini karşılayacak bir yönetimin kurulma şansı pek de mümkün görülmemektedir!..
Suriye Ancak eşit vatandaşlık temelinde, etnik köken, dini ve mezhepsel farklılıklar gözetilmeden, yönetimde adil bir temsiliyetin olacağı laik demokratik bir cumhuriyetle sorunların üstesinden gelir, gerisi tufan, emperyalistlerin ve işbirlikçilerinin talan edeceği bir coğrafya olmanın ötesine geçemez.
Milyonlarca sığınmacının, biz dahil birçok ülkeden yeniden Suriye’ye dönüşü güvenli bir ortamda olmalıdır. Harabeye döndürülen bir ülkede yeniden bir insanlık dramının yaşanmasına fırsat verilmemelidir.
**
Asgari ücret görüşmelerinin başlayacağı 10 Aralık öncesi Türk-iş, Hak-iş ve DİSK’ini yaptığı basın açıklaması iktidarın umurunda bile olmayacak, sınıfın gazını almanın da ötesine geçemeyeceği aşikardır.
Cumhur ittifakının, zam zulüm ve işkenceye dönüşen ekonomi uygulamaları, başta açlık sınırının altında yaşayan emekliler ve emekçileri perişan ederken;
Başta ana muhalefet ve sol partiler, demokratik kitle örgütleri ve sendikalar, parça parça yapılan eylemleri “Birleşik halk muhalefetine dönüştürüp meydanları ısıtmadığı sürece, tamda iktidarın istediği bölünmüş muhalefet yapısı devam ettiği sürece ne erken seçim ne de iktidar değişimi olur!…
Bu gerçek görmezlikten gelinemez.
Kurtuluş yok tek başına,
Ya hep beraber, ya hiç birimiz.
Ercan Çınarlı/ Disk Emekli Sen MYK üyesi ve Dış ilişkiler Sekreteri














