Dünya özünde ekonomik çıkar savaşlarının yaşandığı, emperyalist isgallerin ve sömürü yöntemlerinin gelişen konjonktüre göre güncellendigi tarihsel akışı içinde devam ederken, toplumsal-ekonomik sistemler kendi iç celiskilerinden kaynaklanan ZITLARIN birliği ve zıtların savaşimıyla sınıfsal çıkarların bir zorunlu gereksinmesi olarak eskiyeni yok etmeye ve gelişip güçleneni tarihsel zorunluluk yasası gereği ileriye ve gelişip güçlenmeye doğru evrilmesini zorunlu hale getirmektedir.
Dünyada ekonomik kriz derinlesirken, krizin yükünü emekçilerin, yoksul halk kitlelerine üzerine yıkmak isteyen emperyalistler,işbirlikçileri ve onların siyasal iktidar sahipleri ekonomik krizden etkilenen ve grevlerle, mitinglerle, direnislerle protesto eden emekçileri ve yoksul halk yığınlarını baskı altına almak için sahibi oldukları devletin bütün halk düşmanı yasalarıyla, militarist güçleriyle bastırma yoluna gitmektedirler.
Son yıllarda, Amerikan emperyalizminin BOP (büyük ortadogu projesi )ile uygulamaya koyduğu sözde kuzey Afrika ve ortadogu ülkelerine sözde “özgürlük ve demokrasi ” getirme projesi kapsamında bu ülkelerde savaş, yokluk ve sefalet içinde birbirlerine düşman kamplaşmalar yaratarak emperyalist emellerine ulaşmaya çalışmakta ve içine düştükleri ekonomik krizin yükünü bu ülkelerin yeraltı ve yerüstü zenginliklerini sömürerek kapatmaya çalışmaktadırlar.
BOP ‘un uygulamaya konulduğu son ülkeler Suriye ve Türkiye olmuştur.
Kendi içinde birbirine düşman kamplar oluşturan ve bölgede 22 adet yeni ve Amerikan emperyalizminin işbirlikçisi olacak ülke yaratma projesini işbirlikçisi AKP iktidarı eliyle uygulamaya koymuştur.
1 mart tezkeresiyle, sınırdaki mayınları israilliler eliyle temizlenip 99 yıllığına bu arazileri onların kullanımına vermek, Ceylanpınarda 80-90 bin dönüm arazi isteyen Amerikan isteklerinin karsilanmaması sonunda projesinden vazgeçmeyen Amerika, Ülkemizi sözde sınırdaki güvenlik gerekçesiyle Suriye’ye asker çıkararak Şamda Emevi camiinde öğle namazı kılacağız diyerek girişilen harekat Rusya’nin destegindeki Suriye ordusu tarafında belirli bir bölgede sınırlandırılması ile savaş durma noktasina gelmiştir.
Ancak Amerikan emperyalizmi bu arada istediği hedefe adım adım yaklaşmakta, Suriye nin kuzeyinde oluşturduğu tampon bölgede pyd ve ypg ile işbirliği yaparak ve ilerleyen süreçte bizim askerlerimizin denetiminde bulunan bolgeleride bir şekilde içine alarak Akdenize kadar uzanan bir koridorla ortadogunun zenginliklerini işbirlikçileri aracılığıyla israilinde kontrolünde olan işbirlikçi bir devlet yaratmak girişimiyle sürdürmeye devam ediyor.
Ülkemizi, projesi gereği hem güçsüz düşürmek hemde kendi iç celiskileri ile bogusturarak işbirlikçisi iktidar eliyle Suriye’ den, Afganistan’ dan, İran’ dan, ırak’tan yola çıkardığı 10 milyonu aşkın yabancılarla demografik yapımızıda bozarak iç savaş çıkarmak niyetlerinide uygulamaya koymaya devam ediyorlar. Avrupa parlamentosu ile yapılan geri kabul anlaşmasıyla Avrupa’yı güvenceye alan emperyalistler para karşılığı Ülkemizi mülteci deposu haline bilincli olarak getirmişlerdir.
Fransa’daki halk ayaklanmaları ve dünyanın birçok bölgesinde yaşanan isyanlar, sermaye sınıfının faşist iktidarları tarafından engellenemez gelişmelere gebe olmaktadır. Ezilen, dünyanın emekçilerinin ve mazlum halklarının özgürlük ve bağımsızlık mücadelesi insanca yaşayacakları bir dünyayı mutlaka kuracaktir.
ZITLARIN birliği aynı zamanda zıtların mücadelesini içinde taşır, gelişmekte olanın mücadelesi, gerici halk düşmanı iktidarları tarihin tozlu sayfalarına gömecektir.
Emekliler haftası dolayısıyla Disk Emekli Sen eş zamanlı olarak ülkemizin bütün meydanlarında Atatürk anıtına çelenk koyacak ve gaspedilen hakları almak için sesini en güçlü şekilde yükselecektir.
İzmir 3 temmuz saat 13.00′ te CUMHURİYET MEYDANI’nında Bütün Disk Emekli Sen şube ve temsilcilikleri ile basın açıklaması yapacaktır.
Tüm Emekli dostlarını destek vermeye davet ediyoruz. Ercan Çınarlı / Disk Emekli Sen MYK üyesi














