Aslında bu topa girmeye hiç niyetli değildim…
Yazının şehvetine kapılmak…
Önünü arkasını düşünmeden yazmak her zaman sıkıntılıdır…
Yanlış anlaşılma riski vardır…
Sizi önemseyen insanları üzme riski vardır!
Tamamda hayatımız hep bu riskleri göğüslemekle geçmiyor mu zaten?
Bir AYDIN OLARAK hiç mi sorumluluğumuz yok karanlığa ışık tutma konusunda?
Elbette var…
Varsa yazalım o zaman…
Yazar Mine G. Kırıkkanat…
Benim yaşımdan fazla gazeteciliği var…
Böyle bir tecrübe böylesine cahilce ve aptalca bir gafı yaptırmaz…
Yani “anlamını bilmiyordum” özrü geçerli değil bana göre…
Öyleyse gerçek ne olabilir?
Mesela mutlak butlan davası olabilir mi?
CHP tabanında sıfırı tüketmiş bir Kılıçdaroğlu’na…
Bir ” mağduriyet” üzerinden bir konsolidasyon yaratmak?
Serinkanlı düşünelim…
Mine hanıma hangi güç…
Alevi toplumunu inciteceği açık ve seçik belli olan bu hakaret sözünü söyletebilir?
Arka planda bir SİLİVRİ TEHDİTİ Mi var?
Bu sözü…
Öyle birine söylettirirsiniz ki…
Mesela bir “ULUSALCI”YA.
Bİ taşla birkaç kuş vurursunuz!
Başta ALEVİ TOOLUMU olmak üzere birçok toplum kesimini…
Malum ABD PROJESİ etrafında konsolide edersiniz!
Tam da şu an olduğu gibi…
Hapis korkusu insanlara neler yaptırıyor ..
Yıllarca ihanet yazıları yaz…
Sonra da gel en büyük İhanete aparat ol…
Çok yazık!…
Not;
Kemal Kılıçtaroğlu’n’un yükseliş serüveni:
1. (Muvazaalı) Melik Gökçek tartışması
2. Dengir Mir Fırat tartışması
3. Deniz Baykal kumpası
———
4. Mine G. Kırıkkanat manipülasyonu!
Sonuç itibariyle, ” …BİZİM ÇOCUKLAR BAŞARDI, merkez!”














