Belediye seçimlerinden beri kaosun içinde yaşıyoruz sanki.
Yeni başkanlar ilk başarılı icraatlarını(!) var olan personeli âdeta sil baştan değiştirerek göstermişti, bir süre önce.
Oysa personelle bu kadar oynamanın gerekli olmadığını orta halli bir işletme sahibi bile bilir.
Sonra sevgili iktidarımızın ‘silkeleme’ adımları geldi, mali yönden sıkıştırmalar, projeleri engellemeler; belediyeleri nerdeyse dumura uğrattı.
Bu yetmezmiş gibi, sendikalarla başkanların toplu sözleşme görüşmelerinde anlaşmazlıkları ortalığa saçıldı.
Sanki gizli bir el kaosu derinleştirip ‘soğuk savaş’ın gözde araçlarından biri olan ‘içten çökertme’ planını devreye sokuyordu.
Aslında bu planlar işler kötüye gittiğinde etkisini arttırır. Her şey yolundayken bazı eksiklikler görülmeyebilir ama ne zaman işler bozulmaya başlar, Murphy Yasaları’nda dendiği gibi (Ters gidebilecek her şey ters gider.), arkası gelir her şey kötüleşir, plan etkisini yoğunlaştırır.

Olanı bu gözle okumak mümkün.
***
Böyle bir durumda beklenen, yöneticilerin bunun farkında olmasıdır.
Demokrasinin gelişmesini, insan hakları kavramının hayatın her alanında etkin olmasını kendine şiar edinmiş iki kurum; sendika ve belediye, istenir ki daha sağduyulu davransın.
Makul neyse onu bulsun!
Dışardan örgütlenmiş bir elin dayattığı şeylere itiraz etsin…
Oysa görünen o değil! Sendika şablonlarına sarılmış, ‘Ben grev yaparım!’ diyor. Öbürü de ‘Bütçe olanaklarım yok!’ diyerek işi yokuşa sürüyor.
Ne İzmir’in yıllardır sürdürdüğü muhalif kimliği ne demokrasiden yana olan tavrı… Hak getire!
***
Birkaç yönetici, bu kavramları tuz buz etmek için âdeta yarışıyor.
Sendika; insanların 14 bin 500 liraya talim ettiği, kuru ekmeğe muhtaç olduğu, orta sınıfın kalmadığı, dışarda yemek yemenin nerdeyse kahramanlık sayıldığı yerde bütün bu parametreleri aşmış, kamuya yansıdığı kadar ‘80 binden aşağı inmem!’ diyor.
Hükümetin bu işteki payı nerdeyse unutulmuş, bütün suç belediyeninmiş gibi davranıyor.
Belediye ‘Bu parayı ödeyemem!’ dediği anda, ‘Bu kadar işçi almasaydın!’ diyebiliyor.
Oysa hepimiz biliyoruz ki istihdam merkezi hükümetlerin çözebileceği bir iştir.
Onlar çözmediği için belediyelere talep artıyor.
***
Örneğin istihdam sağlıklı olabilse, her yerde fabrikalar olabilse insanlar iş bulabilse belediyeye iş için başvuru bu kadar çok olur mu?
Olmaz.
O halde sendika neden bu parametreleri öne çıkarmaz?
İki müttefikten çok, düşman güçlerin savaşıymış gibi davranır.
Bir kurumun kendini düşüreceği en son durum bu olsa gerek.
Bu algı uzun yıllar silinecek gibi durmuyor.
***
Belediye başkanlarının da bu işte pür-i pak olduğu söylenemez.
Hem eski başkanlar hem yeniler bu işin müsebbibi…
Yaptığınız nedir, sizin?
Giden başkanlar!
Sözleşmeleri yaparken hiç mi bütçe olanaklarını ve ülkenin genel durumunu göz önünde tutmadınız?
Kendi işletmeniz olsa böyle mi olurdu?
Yeniler!
Siz de ne yazık ki geleceği okumaktan yoksunsunuz!
Yavan, politika bilmeyen, ülke gerçeklerinden bihaber bir görüntü içindesiniz!
Oysa yönetici, işin sosyolojisini, psikolojisini, finans ve ekonomisini bilmek zorundadır.
Bakıldığında durum bu değil ne yazık ki!
***
Bir çift lafımız da İzmir’in gazetecisine, yazarına, kanaat önderine…
Yıllarca İzmir Modeli diye çoğumuz çırpındık durduk.
İlhan Tekeli Hoca bunun için İzmirlileri; ‘yenilikçi, yerelliklerinden vazgeçmeden evrensele ulaşabilen, özdeşler arasında öznellik sağlayabilen insanlar’ olarak niteleyip durdu.
Modelin ana omurgası bu anlayışlara dayanıyordu.
Şimdi gördüğümüz hiç de öyle değil, sorunu çözememe potansiyeli(!) bu kentin ruhunda kol geziyor.
Buna gazeteciler, bu kentin yazarı, çizeri, kanaat önderi de dâhil.
AKP’lilerin yapmayacağı yorumlar; kendine aydınım, yazarım, gazeteciyim diyenler tarafından yapılıyor.
İsteniyor ki işçi, bildiği şablonlar üzerinden grev yapsın; belediye ödemede güçlük çeksin, sonra işçi çıkarsın ve başta anlatılan kaos devreye girsin!
Sonrası karanlık bir tablo…
Oysa Sol’un her olayda, ‘somut durumun somut tahlili gerekir’ diye bir mottosu vardır.
O arkadaşlara bunu hatırlatmak isteriz.
https://www.gazeteyenigun.com.tr/makale/25340383/salim-cetin/belediye-sendika-mucadele














