Sabah sabah işlerin rast gitmediğini için ağlaşan esnaf, her aldığı üründe kazıklandığını hisseden tüketici, bomboş tatil beldeleri, yanan canımız ormanlarımız, kimi niye niçin göz altına aldığına kendi bile şaşıran hukuk, aslı astarı olmayan yalanlar noluyo len, noluyo?… Fırsatçılar diye herkesi bi torbaya doldurup ver yansın edip fırsatçılara fırsat verenlere kötü yönetenlere tek söz etmeyen dingillere ne desek be aga…Biz mi her musibete layık modelleriz yoksa tüm kötüler yönetmeye mi talip…Gelecek kaygısı içinde yolunu şaşıran gençler ve bu gençler başkasının çocukları yada torunlarıymış gibi bunlardan adam olmaz diyen içi geçmişler…Biz bu kadar mı kötü durumdaydık? Yoksa ilk kez mi bu kadar kötüledik?…Sosyal medya çukurunda üç kuruşluk akıllarımızı yarıştırırken ciğeri beş para etmezlere geleceğimizi sattık…Yoksa gerçekten her coğrafya layık olduğu şekilde mi yönetiliyo bilemedik?…Bildiğimiz şu ki artık çok kırıldık, çok yorulduk…Yanan şehrim belki de kendini lav ediyodur büyük bir isyanla olanlara olacaklara…Saygıyla kalın dicem ama bu güzelim ülkeyi bu hale getiren hiç birimiz saygıyı hak etmiyoruz, edene kadar da saygıdan hele sevgiden dostluktan kardeşlikten bahsetmeyelim…Siyasal İslam dünyayı inandığı Cehenneme çevirir, inandığı cennete gitmek için…
Dip not…1 temmuzda doğanlar da kusura bakmasın bugün doğum günü kutlamak pek içimden gelmedi…
…o.chnr…














