Dün çocuk, genç, olgun, yaş almış her yaştan Cumhuriyet sevdalısı meydanlarda, sokaklardaydık. Gurur duymamak elde değildi. Günler öncesinde kutlama yapılmayacağı açıklansa da 100. Yıl Cumhuriyet ve Atatürk coşkusu her şeyin önüne geçti. Alanlara aktı adeta milyonlarca can, milyonlarca Atatürk ve Cumhuriyet sevdalısı. Kalplerini Vahdettin Köşkünün karşısına, Dolmabahçe Sarayına bıraktılar, biraz hüzün, çokça gururla.

Hükümet kutlamalara istekli olmasa da, yerel yönetimler çaba göstermese de öylesine içten, yürekten sarıldı ki halk, Cumhuriyet ve Ata’sına 100 yıllar boyu “ Bir şarkısın sen, ömür boyu sürecek, dudaklarımdan yıllarca düşmeyecek” dedi içten, yürekten.

Ekonomik sıkıntı çeken, siftah yapmakta zorlanan esnafın işyerlerinin önünde uzun kuyruklar oluştu. İkinci yüzyıla umut dolu girdi herkes. Cumhuriyet’in bereketi tüm yurda yayılıyordu.

Evden çıktım, tören alanına yürürken yanlarından geçtiğim bir çocuk, annesine soruyordu: “ yüz yıl sonra iki yüzüncü yılı da görebilir miyiz?” Anne gülümsüyordu, bir yanıt veremedi. Konak Meydanında kurulan sahnede askeri bando ve koro bildik tüm marşları çalıp söylerken bir ağızdan eşlik ettik. Hemen önümde yaş almış bir abimizin gözyaşlarını eşi silmeye çalışırken “ Bırak silme” diyordu genç Cumhuriyet aşığı. Yürüyorum, Kordonboyu tarihi günlerinden birini yaşıyor. Tüm kahveler, kafeler, restoranlar dolu. Siyah frak giymiş delikanlılar, siyah tuvaletleri ile kızlarımız büyük bir grup olarak eğleniyorlar. Yollar hıncahınç dolu, her yer kırmızı, her yer beyaz. Bir grup yelkenci yelkenleriyle körfezde zarif bir kuğu gibi süzülüyor. İzmir’imizin köklü kulübü Göztepe’mizin amblemi ile süslü bir yelkenli denizde arz-ı endam ediyor. Antika otomobiller, ilk arabamız Anadol’umuz, Vosvos lar tüm şirinlikleriyle fan kulüp kullanıcılarıyla halkı selamlıyorlar, büyük alkış alıyorlar. Motosiklet tutkunları bayraklarımız ve Atatürk posterleri ile “rüzgar gibi geçtiler ”önümüzden. Bir restorandan “ Kimseyi görmedim ben, senden daha güzel” şarkısı yükseliyor. Farklı yörelerden folklor ekipleri Anadolu ve Trakya’yı yaşatıyorlar, Ay- Yıldız ve Atatürk ışığıyla dopdoluyuz hepimiz.

Hava kararmak üzere, akın akın geliyor insanlar. Karşıyaka’dan, Göztepe’den vapurlarda bayraklar dalgalanıyor. Tramvaylar çığlık çığlığa koşturuyor alana doğru. İki bayrak var, birinde Atatürk’ün kalpaklı resmi, diğeri Ulusal Bayrağımız, ay- yıldızımız. İkisinin de altında binler, on binler yürüyor “Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına” selam veriyor. Böylesi bir coşkuyu çok özlemişiz. Yüz yıl geçmiş üzerinden Türk Devriminin, ikinci yüzyılına coşku içinde girdik. Genç Cumhuriyet’imiz sonsuza dek yaşayacak!

Eve dönüş yolu rüya gibi, güzel duygularla dopdoluyum. 100. Yılın anısını yaşatacak bir marş henüz yok. İyiki İzmir marşı belleğimizde.

İzmir’in dağlarında çiçekler açar
Altın güneş orda sırmalar saçar
Bozulmuş düşmanlar yel gibi kaçar
Yaşa Mustafa Kemal Paşa yaşa
Adın yazılacak mücevher taşa.















