Osmanlı’nın son dönemiydi, koca imparatorluk çöküş sürecine girmişti. 600 yıllık dönem, tarihin önemli bir dönemi kapanmak üzereydi artık.
Önce İttihat ve Terakki sonrasında Milli Mücadele, Kuvayi-Milliyeciler, Ülkenin içerideki kötü yönetime, dışarıdan gelen emperyal işgale karşı durdular. Büyük bir direnişe geçtiler.
Osmanlı maarif ve dahiliye nazırlığı yapmış, gazeteci yazar Ali Kemal Milli Mücadele karşıtlığı ile tanınıyor, yazıları ve konuşmaları ile yurtseverleri küçük düşürmeye çabalıyor, onları saraya, halka şikayet ediyordu. İngiliz ve Fransız hayranıydı, açıkça emperyalistlere destek veriyordu.
Atatürk ve arkadaşlarının vatan sevgisine, yurtseverlerin giriştikleri büyük mücadele azmine, emeğine Ali Kemal ve onun gibilerin karşı duruşu bir etki etmeyecekti. Tüm halkın desteğini arkasına, yanına alan Atatürk ve Milli Mücadeleciler yurdumuzu düşmandan, yerli işbirlikçilerinden kurtaracak, sonuçta da Cumhuriyeti kuracaklardı.
Ali Kemal’ler ise, tarihte yerini o dönem aşağılayıcı bir ifade olan “ARTİN KEMAL” olarak adlandırılacak, bu isimle de anılmayı sürdürecekti.
Halk kazandı, Milli Mücadele kazandı. Cumhuriyet ile de taçlandık.














