EĞİTİMDE SOSYAL DEĞERLERİN ÖNEMİ
Özellikle değerler denilince eğitimde onlarca değer sayabiliriz. Ancak bunlardan en çok yaşamımızda öne çıkan değerler şunlardır dersem yanlış olmaz.
Sosyal Adalet bir değerdir, Nezaket bir değerdir. – Minnettarlık bir değerdir, Cömertlik bir değerdir ve Saygı bir değerdir.
Çocuklar için sosyal adalet değeri ne anlama geliyor?
Tüm insanların tatmin edici bir yaşam sürdürmesi için aynı şansa sahip olduğu anlamına gelir. İstisnasız tüm insanlar için Adalet değerlidir ve önemlidir.
Ancak başta belirtelim bu konuda çocuklar ergen insanlara göre daha duyarlıdır.
Bütün değerlerde olduğu gibi Adaleti tam olarak belirlemek o kadar kolay değil. Neyin adil olduğu ve neyin değerli olduğu konusunda birçok farklı görüş var. Ancak çoğu insan için adalet, herkese adil davranma çabasında kendini gösterir. Örneğin, dünyadaki herkesin yeterli yiyeceğe sahip olması adil olacağı gibi, bir suçlunun uygun cezayı alması da adil olacaktır. Dünyadaki birçok insanın çok fakir olması ve az sayıda insanın büyük bir zenginlik içinde yaşaması adil değil. Ancak zengin için çevresinde çok fakir olduğu için kendisi değerlidir. Zengine göre fakir yaşayanlar değersizdir. Gerçekten kötü bir şey yapan bir suçlunun serbest bırakılması ve bir başkasını küçük bir suçtan dolayı sert bir şekilde cezalandırmak da aynı derecede adil olmaz. Bu konuda da hukukun değeri ve değersizliği cezaya karşı çıkanla, cezanın verilmesini isteyen ve cezaya karar verenin bakışına göre farklıdır. Beden eğitimi dersinde aynı performansı gösteren tüm öğrencilerin aynı notu alması da adildir. (Ya da basketbol oynarken uzun boylu bir çocuk kısa boylu bir çocuğa göre daha avantajlı olması gerekmez mi? Neyin adalet değeri olduğunu ve neyin adalet değeri olmadığını her zaman o kadar kolay ayırabilmek mümkün değildir.) Muhtemelen şimdi bunun daha da fazla örneğini düşünebiliriz.
Adil olan, değerli olan nedir?
‘Eşitlik adaletin temel değeridir” deyimini hepimiz sıkça işitiriz veya bir yerlerde okuruz. Ancak başta eşitlik ve adalet konusu olmak üzere değerler konusunda farklı görüşlere sahip olmamız yaşamımızın bir durumu olarak gayet normaldir. Bu konulara hemen hemen her insan kafa yormuştur, tartışmıştır. Farklı düşünceler günlük yaşama ve yasalara yansıyarak uygulanmıştır, uygulanıyor da. Ancak gene de şunu söyleyebiliriz. Normlar, değerler, insanların bir arada nasıl yaşadıklarına ilişkin tanınan ve genel olarak gözlemlenen bir kuraldır. Bu tür normlar bir devletin hukuk sisteminde, hatta bir dinde mevcuttur. Gerçek eşitliği sağlayan bir adalet değeri ülkede ve ailede huzuru da sağlar. Yokluğu huzursuzluğu besler. Çünkü her insan adil olmayı bir önemli değer olarak algılar ve kendilerine de adil davranılmasını ister. Adalet eşitliği sağladığı ölçüde belli bir davranışı ifade eder, bir erdemdir.
İnsanlar her zaman tam olarak neyin adil ve neyin çok daha değerli olduğu konusunda hem fikir olamazlar. Pek çok bireysel soru hakkında farklı görüşler var. Örneğin, bir kız kardeşin düzenli olarak bayramlarda, doğum günlerinde annesinden ve babasından para almasına ve diğer kız kardeşinin ebeveynlerinden aynı miktardan az harçlık alması adil midir?
Bu bana Nasrettin Hoca’nın şu fıkrasını hatırlatır. Nasrettin Hoca çocuklara bir torba kuru yemişle gider. “Ben size kuru üzüm, ceviz, fındık, fıstık ve şeker getirdim, Gelin bölüşelim” der. Çocuklar toparlanınca hoca sorar: ”Size Allah’ın adaletine göre mi dağıtayım yoksa kendi adaletime göre mi dağıtayım?“ Çocuklar bir ağızda bağırır “Allah’ın adaletine göre!” diye bağırınca çocuklara hoca başlar birine avuç dolusu, birine birkaç tane böyle farklı farklı dağıtır. Çocuklar itiraz eder. “Hoca, hani sen Allah’ın adaletine göre dağıtacaktın?” diye sorarlar. Hocanın yanıtı hazır. Evet, ben Allah’ın adaletine göre dağıttım. Bakın çevrenize birileri çok zengin, birileri çok yoksul evlerinde iki dilim ekmek yok. Perişan yaşıyor. Allah birine çok vermiş, öbürüne hiç vermemiş. Bakın sizden sadece iki arkadaşınız ‘senin adaletine göre’ dedi. Onların ikisi benden aynı miktarda aldılar,” der.
Başka bir soru soralım: Yasa dışı aracını park edenlerin hepsinin, ne kadar kazanırsa kazansın aynı cezayı ödemesi adil midir?
Adalet sorunu uluslararası politikada da önemli bir rol oynamaktadır. Örneğin zengin ve fakir devletler arasındaki ilişkiler çoğu zaman adil değildir. Basit bir örnek zengin devletlerin birleşerek Suriye’yi dağıtmaları. İran’a baskı uygulamaları, İsrail’in Gazze’de Filistin halkının bütün kent ve köylerini yıkması, iki milyondan fazla insanın perişan edilmesi ve 40 binden fazla kadın, çocuk insanın katledilmesi vs. Bu yıkım İsrailler için ve İsrail’i destekleyen devletler için bir değerdir. Ancak Filistin halkı için bir gerçek soykırımıdır.
Elbette ki gerçekten bir demokratik Anayasal devlette adalet öncelikli hedeftir. Anayasa ve kanunlar ülkede geçerli olan kuralları belirler ve bu kanunlar tüm insanlar için eşit şekilde uygulanması gerekir. Bu, her şeyin tüm vatandaşlar için mümkün olduğu kadar adil olması için önemli önkoşullar yaratması gerekir.
Gerçekten böyle mi uygulanıyor? Bu bir soru işareti olarak kalsın…
Adalet tüm insanların tatmin edici bir yaşam sürmek için aynı şansa sahip olduğu anlamına gelir. İstisnasız tüm insanlar için adalet bir değerdir ve önemlidir. Her ülkenin temel kanunlarında da bu belirtiliyor: Kişi veya gruplara “farklı” oldukları düşünülerek haksız muamelede bulunmak yasaktır. Bu haksız muameleye ayrımcılık denir. Ayrımcılık değersizliktir. Ancak ayrımcılığın farklı biçimleri vardır. Ancak genel olarak tanımlamak gerekirse; ayrımcılık “toplumsal yaşamda dil, din, ırk, etnik köken, cinsiyet, cinsel yönelim, engellilik ve yaş, ekonomik gelir, kariyer gibi nesnel olmayan faktörler temel alınarak birey veya gruplara yöneltilen ayrımcı davranış ve uygulamalar” olarak tanımlanabilir. Bunların uygulanması ve uygulanmaması başlı başına bir konu. Ayrımcılığın yaygın olduğu bir toplumda adaleti güzel cümlelerle tanımlamak ile uygulamak iki ayrı çekmecedir.
Sosyal Adalet değerinin temel ilkesinin dört temel noktası nedir? Kısaca özetlemeye çalışırım.
Adalet ilkesi tüm insanların eşitliğine dayanır ve bundan da birbirlerine eşit davranma yükümlülüğü doğar. Kaynak tahsis ederken devreye giriyor. Sosyal adalete ihtiyaç vardır.
Sosyal adalet neyle ilgilidir?
Sosyal adaletin 4 önemli noktası vardır:
• İhtiyaçlara dayalı sosyal adalet
• Performans adaleti
• Nesiller arası adalet
• Fırsat eşitliği
Sosyal adalete neden gerek var?
Sosyal yaşamda olanaklar insanlar için önemlidir.
Bir örnek:
Mehmet 23 yaşında. Yalnız yaşıyor ve çocuğu yok.
Kerim 36 yaşında. Evli ve 2 çocuk babasıdır. Eşi çalışmıyor.
Kerim’in yaşamak için Mehmet’ten daha fazla paraya ihtiyacı var.
Bu yüzden Mehmet’ten daha fazla para alıyor.
Performans eşitliği nedir?
Bir işte çalışmanın sonucu önemli. Bir örnek:
Ali ve Helena bir ofiste çalışıyorlar. Çok fazla metin yazmaları gerekiyor.
Helena daha az yazım hatası yapıyor ve daha çabuk on parmakla yazıyor.
Ali yavaş ve çok yazım hatası yapıyor.
Helena’nın performansı daha iyi. Bu yüzden Ali’den daha fazla para alıyor.
Eğer ikisi aynı performansı gösterselerdi eşit ücret alacaklardı.
Nesiller arası adalet nedir?
Nesiller insanların yaş gruplarına göre gruplandırılmasıdır.
Çocuklar, bir nesildir. Gençler bir nesildir. Ve yaşlılar bir nesildir.
Gençler ve yaşlılar yani her yaştaki insanlar eşit derecede iyi yaşamalı. Her nesil değerlidir.
Fırsat eşitliği nedir?
Fırsat eşitliği önemli bir değerdir. Çünkü bu adalet değerini de kapsar. Fırsat eşitliği söz konusu olduğunda şunlar önemlidir:
Bütün insanlar aynı haklara sahip olmalı ve farklı bir muamele görmemelidir.
- İnsanın kaç yaşında olması önemli değil.
- İnsanların nereden geldikleri.
- Hangi inanca sahip oldukları.
- Hangi ten rengine sahip oldukları.
- Ne kadar paraları var.
- Engelli olup olmadıkları.
Bana şu soruyu sorabilirsiniz: Sosyal adalet nasıl sağlanacak?
Bunun için her ülkenin bir sosyal adalet yasası ve yasaları uygulama programları var.
Sosyal adalet için hangi yasalar var? Sorusuna ancak şu yanıtı verebiliriz.
Benim yaşadığım Almanya’da bir „Aileleri Güçlendirme Kanunu“ var.
Aileler Güçlendirme Yasası şöyle diyor:
“Yoksul aileler zengin ailelere göre devletten daha fazla desteklenmelidir.”
Ayrıca eğitim paketi var:
Yoksul ailelerin çocukları şu amaçlarla para alıyor:
• Eğlence programları
Örneğin spor kulübü için.
• Eğitim
Örneğin okul gezileri için
- Okul sonrası yardım ve okul malzemeleri için parasal destek alıyor. .
Bütün bu konuştuklarımız bir ülkenin sosyal politikasının kapsamı içindedir.
• Yarının çalışma dünyası nasıl görünecek?
Kazandığınız paradan sosyal katkı payları neden kesiliyor?
Dahil olma ne anlama geliyor?
Sosyal sistemimiz nasıl çalışıyor?
Sosyal adalet ile kastedilen nedir? Bu internet platformunda ve sosyal politika medya paketinin materyallerinde öğrenciler ve kariyere yeni başlayanlar bu tür soruların yanıtlarını ararlar.
Biz bütün bunları Radyo Katus’un medya atölyesinde çocuk ve gençlerle konuşuruz. Karşılıklı birbirimizi bilgilendirmeye çalışırız.
Nezaket bir değerdir. – Bu, nazik ve yardımsever bir tutuma sahip olmak anlamına gelir. Nazik olmak önemli bir değerdir, başkalarının ihtiyaçlarının farkında olmak ve bu konuda bir şeyler yapmak anlamına gelir. Nazik bir kişi başkalarının iyiliğini önemser. Başkalarına gülümsemek, başkalarının sıraya girmesine izin vermek, üzgün birini neşelendirmek, ev işlerine yardım etmek, birinin kapısını tutmak ve bir aile üyesine, arkadaşa veya öğretmene mektup yazmak nezaket uygulamasının bazı basit örnekleridir. Merhamet işlerini öğrenmek ve bunları uygulamak da nezaket erdemini uygulamak için harika bir yoldur.
Minnettarlık bir değerdir- Bu, her şeyin bir armağan olduğunu kabul ettiğiniz için minnettar bir kalbe sahip olmak anlamına gelir. Ayrıca anne babanıza, ailenize ve arkadaşlarınıza da şükran göstermeye çağrılıyorsunuz. Bunu sadece gülümseyerek ve “Teşekkür ederim!” diyerek yapabilirsiniz. Bu, onların gönlünü kazanmak için teşekkür etmek önemlidir.
Cömertlik bir değerdir. – Bu, cömert bir kalbe sahip olmak anlamına gelir. Cömert insanlar sahip olduklarını paylaşırlar. Oyuncak, giysi, yiyecek veya para gibi şeylerinizi başkalarıyla paylaşabiliriz. Zamanımızı da başkalarıyla paylaşabiliriz. Bir başkasıyla oynayarak ya da ona bir hikaye okuyarak onunla zaman geçire bilinir. Kardeşlerimize ya da anne babamıza ev işlerinde yardım ederek evdeki zamanımız konusunda cömert olmamız gerekir.
Saygı bir değerdir – Başkalarına saygı göstermeye çağrılıyoruz. Her insan biyolojik olarak eşit dünyaya gelir ve doğru ve iyi muamele görmeyi hak eder. Birine saygı göstermek, sadece karşınızdakine değil kendinize de saygı duyduğunuz anlamına gelir. Başkaları hakkında güzel şeyler söyleyerek, onları dinleyerek ve onlarla birlikte tatlı sohbet ederek onlara saygı gösterebilirsiniz. Saygı erdemine aykırı olan bazı şeyler zorbalık yapmak, başkalarının sözünü kesmek, başkalarına gülmek veya başkalarını incitmektir. Bu davranışlardan kaçınmak gerekiyor. Çünkü saygı önemli bir değerdir.
Dürüstlük bir değerdir. – Dürüstlük, doğruluk demektir. Bu bir ahlaki değerdir. Her anne ve baba çocuğuna doğruyu söylemeyi ve ona göre yaşamayı önerir. Yalan söylememek ve doğruyu söylemek iyidir, ancak dürüst ve doğru bir yaşam sürmek de çok önemlidir. Örneğin Kızılbaşlar yani Alevilerin “Yol, gerçek ve yaşamın temel ilkesi, eline, beline ve diline sahip çıkmaktır.”
Bu dürüstlüğü uygulamanın bazı yolları her zaman doğruyu söylemek, yanlış bir şey yaptığınızda bunu kabul etmek, kötü davranışlar için bahaneler uydurmamak, başkaları hakkında dedikodu yaymamak ve dürüstçe çalışmaktır (okul ödevlerinde kopya çekmemek), hakkı olmayan hiçbir şeye elle dokunmamaktır.
Değerleri konuşmak ve sorularla sohbeti derinleştirmek, konulara yeni pencereler açmak eğitim felsefesinin ana direkleridir.
07.012025
Molla Demirel ( Kürecik TV. Konuşması)














