D1 GAKKO adlı bir gurup seslendirmiş…
Sözler…
Uzun bir süredir… Toplumun üzerine serpilmiş ölü toprağını savurmayı hedefleyerek yazılmış…
Nakarat başlıktaki gibi…
CUMHURİYET SUSANLARA EMANET EDİLMEZ!
Aynı düşüncedeyim….
Ama son zamanlarda da ilginç bir kıpırdanmadan da…
O yurdun her yerinde yanmaya başlayan çoban ateşlerinden de bahsetmezsem eğer…
Çok büyük bir haksızlık etmiş olurum…
Yarım kalan…
1938’de “büyük acı ve yıkım” sonrası kesintiye uğrayan…
KEMALİST DEVRİM…
Tamamlanmadan asla bu halka huzur yok!
Er ya da geç…
Kesintiye uğratılan bu süreç tamamlanacak!
Bunun için…
AZİM VE KARAR gerekli…
Bu da bu ülkenin YURTSEVERLERİNDE fazlası ile mevcuttur!
Ne yaparlarsa yapsınlar…
İsterlerse her evi birer “SİLİVRİ”ye çevirsinler…
İsterlerse…
16. YY. “ENGİZİSYONU”nu
21 Yüzyılda bu halka “mahkeme” diye yutturmaya kalksınlar….
O çoban ateşlerinde yanacaklar….
O çoban ateşleri…
Birer NEVRUZ olacak…
O çaban ateşleri…
Birer ERGENEKON olup…
Demir dağları eritecek…
Ve KÖTÜLÜK …
Bu coğrafyadan da…
Bu topraklardan da sonsuza dek silinecek!
BURASI TÜRKİYE…
HAİNLERİN buradan çıkışları yok!
Bir kere yandı o ateşler…
Yazın da…
Mizah da…
Gitarın telinde, Perdenin önünde…
Kah bir toprak direnişinde genç bir kadın olarak…
Kah yer altından fırlayıp…
Çarpa çarpa yer üstüne vura vura sarı baretleri ile birer MADENCİ olarak…
Bir DEV UYANIYOR!
Sel gibi bendini aşa aşa…
Tufan gibi, Kasırga gibi zulmün SARAYLARINI yıka devire…
Geliyor gelmekte olan…
Çoban ateşleri yandıkça yanıyor, yandıkça daha da çoğalıyor dört bir yanda…
Tan vakti yakın…
Bakın…
Güneşin doğması eli kulağında…
Belki yarın…
Belki yarından da yakın!…














