BARINAK MI, BATAKLIK MI?
Hisarönü’nde hayvan barınağı günlerdir sular altında.
Belki bir hafta.
Belki on gün.
Yüzlerce can, çamurun, nemin ve belirsizliğin içinde.
Adı “barınak” olan bir yerin, barınmayı sağlayamaması kadar acı bir çelişki olabilir mi?
Barınak demek; korumak demektir.
Barınak demek; güvenli alan demektir.
Barınak demek; çaresizin devlete emanet edilmesi demektir.
Peki orası şu an ne?
Bir geçici gölet mi?
Bir ihmal alanı mı?
Yoksa herkesin görüp kimsenin üstlenmediği bir sorumluluk boşluğu mu?
Marmaris Belediyesi neredesiniz?
T.C. Marmaris Kaymakamlığı neredesiniz?
Gelip hatıra fotoğrafı çektiniz, gittiniz.
Ya sonra.
Sonları canlar hastalanmaya başladı.
Ölmeleri mi gerekiyor?

…
KEHANET MERKEZİ’NDEKİ
2000 YILLIK UYARI
Antik Ege’nin en önemli kehanet merkeziydi Delphi Apollon Tapınağı. Girişinde yazan o kısa cümle, içeri gireni selamlamazdı; sorgulardı.
“Γνῶθι σεαυτόν”
Türkçesi; Kendini bil.
Delphi’ye gidenler geleceği öğrenmek isterdi. Savaş kazanılacak mı, çocuk doğacak mı, şehir ayakta kalacak mı?
Tapınak ise cevap vermeden önce tek bir soru soruyordu.
“Kimsin sen?”
“Kendini bil”, “kendini sev” demek değildi.
“Kendini keşfet” hiç değildi.
Bugünkü gibi bir kişisel gelişim sloganı da değildi.
Aksine, insanın sınırlarını kabul etmesi demekti.
Her şeyi bilemeyeceğini.
Her güce sahip olmadığını.
Bu söz, insanın kibriyle arasına çekilmiş bir çizgiydi.
Çünkü antik Ege’de felaketler çoğu zaman cehaletten değil, kendini tanrı sanmaktan doğardı. Tragedyalar bu yüzden yazıldı.
Kral Oidipus çok akıllıydı ama kendini bilmiyordu. Akhilleus çok güçlüydü ama sınırını tanımıyordu. İkarus uçmayı öğrendi ama ne kadar yükseğe çıkmaması gerektiğini bilemedi.
Sokrates yüzyıllar sonra bu sözü yeniden duyduğunda, onu bir felsefenin merkezine yerleştirdi. Bildiği tek şeyin hiçbir şey bilmediği olduğunu söylediğinde, aslında Delphi’nin kapısında durmuştu hâlâ.
Bilgelik, bilgi birikimi değil; kendi cehaletinin farkında olmaktı.
Bu yüzden “kendini bil” rahatlatıcı değildir.
Rahatsız edicidir.
Çünkü insanı masumiyetinden eder.
Tapınağın eşiğinde yazılı olan bu söz, aslında şunu anlatırdı.
Kendini bilmezsen, başına gelen hiçbir şeyi anlayamazsın.
Belki de bu yüzden, aradan binlerce yıl geçmesine rağmen Delphi hâlâ ayakta duruyor.
Taşları eksik, sütunları kırık ama kapısındaki o cümle hâlâ dimdik:
Kendini bil.
Romalılar bu sözü çok benimsediler.
Nosce te ipsum
Bu ifade, “Kendini bil” sözünün Roma düşüncesindeki yankısıydı ve anlamı yine aynı sert uyarıyı taşıyordu.
“Kendinle yüzleşmeden dünyayı anlamaya kalkma.”

…
DATÇA’YA 4 GÜNDE 75 BİN TURİST GELDİ
Dört günde Datça’ya 75 bin ziyaretçi girdi. Badem Çiçeği Festivali boyunca 465 tur otobüsü ilçeye giriş yaptı; 233 araç denetlendi, 24 aykırılık tutanak altına alındı.

…
O MÜDÜRÜN AİLESİ CHP’DEN İSTİFA ETTİ
Milas Belediyesi’nde görevden alınan Cenk Soydan’ın ailesi, yaşanan sürecin “itibar zedeleyici” olduğunu belirterek Cumhuriyet Halk Partisi üyeliklerinden istifa ettiklerini açıkladı. Aile, kamuoyuna yansıyan haberlerin kendilerini derinden yaraladığını savundu.

…
SON DAKİKA: HAFIZAMIZ VEFAT ETTİ
Bir paylaşım dolaşmaya başladı sosyal medyada.
“Son Dakika: Güneri Civaoğlu öldü.”
Yeni paylaşım, onlarca…
Siz de görmüşsünüzdür mutlaka.
Ekran kaydırdıkça çoğaldı.
Kopyalandı, çoğaltıldı, ciddiyetle paylaşıldı.
Civaoğlu, Güneş Gazetesi’nde Genel Yayın Yönetmenimdi.
O yüzden dikkatimi çekti.
Paylaşımların altına yüzlerce yorum düştü.
“Allah rahmet eylesin.”
“Toprağı bol olsun.”
“Işıklarda uyusun.”
“Mekânı cennet olsun.”
“Huzur içinde uyusun.”
Taziye hazır.
Duygu hazır.
Kalıp cümleler arka arkaya.
Ama küçük bir sorun var.
Güneri Civaoğlu iki yıl önce ölmüştü.
Olsun.
Bizde ölüm de bazen “güncellenir.”
Haber eski olabilir, duygu taze(!)

…














