Çok bekledik.
Çok fazla taş dolaştık
Çok sabrettik.
Balığı geç bulduk ama beklediğimize değdi.

…
BEN YORUM YAPMIYORUM.
TOP SİZDE.
Almanya Anadil Günü vesilesiyle son verileri açıkladı:
Ülkede her 100 kişiden 14′ ü Türkçe konuşuyor…
2024 itibariyle evinde Almanca dışında bir dili ağırlıklı veya tamamen kullanan 15,5 milyon kişi bulunuyor.
Almanya’ da nüfusun yüzde 14’ü Türkçe, yüzde 12’si Rusça, %9’u Arapça konuşuyor…
…
DİKKATİNİZİ ÇEKTİ Mİ ?
Sosyal medyada yaptıkları paylaşımlara ilgisiz kalındığı,
hatta beğeni bile konulmadığı için,
insanları korkaklıkla suçlayanların neredeyse tamamı,
yurtdışında ikamet edip yaşayan kişiler.
Bunların içinde,
bazen benim paylaşımlarımın altına da,
açıkça suç olan, hakaret içeren yorumlar yazanlarda var.
Bazıları ile çok eskiden tanışıklığımız olan,
bazıları ile de sadece sosyal medyadan tanışıklığımız olan,
şimdiye kadar hiç yüz yüze gelmediğimiz bu kişiler,
yorumlarını sildiğim için,
bazen açıktan , bazen de messenger’dan bana sitem edip,
beni korkaklıkla suçluyorlar.
Oysa ki çoğuna. yorumunu sildiğimi messenger’dan da söylüyorum.
Eskiden uzun uzun bunlara laf anlatmaya çalışırdım ama çok uzun zamandır faydası olmayacağına inandığım için
sadece ” evet ben korkağım ” deyip geçiyorum.
Dün gece ” evet ben korkuyorum. Bile bile suç işleyecek kadar da cesur değilim ” demiştim.
Az önce,
Benim de çok sevdiğim Nazım Hikmet’in ” Güneşi İçenlerin Türküsü ” adlı şiirinden arakladığı bir cümle ile cevap yazmış.
Diyor ki ;
” düşmesin bizimle yola: evinde ağlayanların göz yaşlarını boynunda ağır bir zincir gibi taşıyanlar. b
Bıraksın peşimizi kendi yüreğinin kabuğunda yaşayanlar ”
breh breh breh
Ben de ” seni öpeyim mi sabaha mı bırakayım.” diye cevap yazdım.
cevap gelince engelleyeceğim bu Don Kişot’u.
Hatırlar mısınız bilmem ,
Eskiden elimizden düşürmediğimiz Gırgır dergisinin bir çizgi roman karakteri vardı.
EN KAHRAMAN RIDVAN…..
Ben bu tipleri ona çok benzetiyorum………………….

…
Resmi rakamlara göre,
uluslararası finans kuruluşlarından alınan borçlara
bu yıl 56 milyar dolar faiz ödemesi yapılacakmış.
Tabi ki bundan sonra başka bir borç almazsak.
*****
Eğer bu haber de doğru ise,
Köprü ve otoyol satışları için düğmeye basılmış.
Konuya yakın kaynaklara dayandırılan bilgilere göre Türkiye,
İstanbul’da bulunan iki köprü ile bazı otoyolların özelleştirilmesine yönelik süreç için İngiliz Ernst & Young’ı yetkilendirdi. 2026 yılı için 4,4 milyar dolarlık özelleştirme hedefi konulduğu iddia ediliyor.
*****
Yani konulan hedef rakamdan satış gerçekleşirse,
Önceki hükümetler tarafından tamamen hazine kaynakları ile yapılan bu varlıklarımızın satışından gelecek para,
ödenecek faizin ancak 1 aylık bölümünü karşılayabiliyor.
**
Bu durumda da,
İnsan ister istemez,
Cumhuriyet tarihinde görülmemiş oranda vergi artışları yapılıp para toplanmasına rağmen,
Bu kadar büyük borçlanmalar niye yapılıyor , nerelere harcanıyor ?
diye sormadan edemiyor..
***
Kaldı ki;
Yine resmi rakamlara göre bu köprü ve otoyollar, bütün masraflar çıktıktan sonra 1 yılda 600 milyon TL kar etmiş.
Yani biz şimdi
Altın yumurtlayan tavukları mı keseceğiz?

…














