BUTLANCILAR AİLELERİ BİLE BÖLDÜ
CHP Muğla İl Başkanlığı’nda yaşanan kriz, yeni atama kararının ardından daha da büyüdü. Parti Meclisi ve MYK toplantısının ardından CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Müslim Sarı, Muğla İl Başkanlığı görevine 2018-2023 yılları arasında Bodrum İlçe Başkanlığı yapan Halil Karahan’ın atandığını açıkladı.
Ancak karar, il örgütünde beklenenin aksine yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.
Görevden alınan İl Başkanı Nail Kızıl ve yönetimi, il binasında çektirdikleri toplu fotoğrafı paylaşarak Genel Merkez’in kararını tanımadıklarını duyurdu.Açıklamada, “Görevimizin başındayız. Mutlak butlanı da kararlarını da tanımıyoruz” denildi.
Krizin en dikkat çekici gelişmesi ise yeni atanan İl Başkanı Halil Karahan’ın ailesinden geldi.
CHP Şişli örgütünde aktif görev yaptığı belirtilen Taylan Karahan, sosyal medya hesabından Nail Kızıl ve yönetiminin paylaştığı fotoğrafı hikayesinde yayımladı. Taylan Karahan paylaşımında, babasının atamasına destek vermek yerine görevden alınan yönetime sahip çıkarak şu ifadeleri kullandı:
“Benim il başkanım Nail Kızıl’dır. Partimizin tüm seçilmiş kadrolarının yanındayız. Cumhuriyet Halk Partimizde görevler atanarak değil, örgütün iradesiyle tecelli eder.”
Bu paylaşım, CHP Muğla’da yaşanan tartışmanın yalnızca örgüt içinde değil, atanan il başkanının ailesine kadar uzandığı yönünde yorumlara neden oldu. İl örgütünde seçilmiş yönetim ile Genel Merkez tarafından yapılan atama arasındaki gerilim sürüyor.

…
POLİTİK KOMEDİ
Muğla’da sahnelenen “Mutlak Başkan” adlı politik komedi oyunu, adı nedeniyle son dönemde CHP’de yaşanan “mutlak butlan” tartışmalarını da yeniden gündeme taşıdı.
Hayalhane Tiyatrosu tarafından hazırlanan oyun, Menteşe’de seyirciyle buluştu.
Oyunu Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras, bazı siyasi partilerin il başkanları ve çok sayıda sanatsever izledi.
Basın toplantısında konuşan oyunun uyarlayıcısı Mehmet Topbaş, “Mutlak Başkan”ın yalnızca güldürmeyi amaçlayan bir yapım olmadığını, mizah yoluyla izleyiciyi düşünmeye ve sorgulamaya davet eden bir politik komedi olduğunu söyledi.
Topbaş, hikayenin tamamen kurmaca olan “Hindiye Cumhuriyeti”nde geçtiğini, devlet başkanına mektuplar yazan bir vatandaşın yaşadıkları üzerinden toplumsal eleştirinin işlendiğini belirtti.
Oyunun müzikal bölümler, danslar ve mizahi anlatımla zenginleştirildiğini ifade etti.
Oyuncu Reha Öztürk ise oyunun isminin kamuoyunda farklı siyasi süreçlerle ilişkilendirildiğini ancak bunun doğru olmadığını söyledi. Öztürk, “Mutlak Başkan”ın herhangi bir siyasi kişiyi ya da güncel siyasi süreci hedef almadığını, tamamen toplumsal meseleleri mizah diliyle anlatan bir eser olduğunu dile getirdi.
Yönetmen Yusuf Niş de sanat üretmenin giderek zorlaştığını belirterek, oyunun herhangi bir siyasi partiyle bağlantısı bulunmadığını ve toplumun yaşadığı sorunları politik komedi geleneği içinde sahneye taşıdığını ifade etti.
Basın toplantısında ayrıca sanatın ve ifade özgürlüğünün önemine dikkat çekildi. Menteşe Kent Konseyi Kültür Sanat Meclisi adına yapılan açıklamada, mizahın ve eleştirinin demokratik toplumun vazgeçilmez unsurları olduğu vurgulanırken, komedyen Deniz Göktaş’ın tutukluluk sürecine ilişkin kaygılar da dile getirildi.

…
BUTLAN VESAYETİ
CHP MYK toplantısında, Kemal Kılıçdaroğlu yönetimini tanımayan bazı il örgütlerinde yaşanan gelişmeler masaya yatırıldı. Toplantıda, parti malına zarar verildiği veya usulsüz işlem yapıldığı iddia edilen il başkanlıklarına müfettiş gönderilmesi kararlaştırıldı.
Yapılacak incelemeler sonucunda iddiaların doğrulanması halinde sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunulabileceği belirtildi. Öte yandan MYK’da Afyonkarahisar, Giresun, Trabzon, Yozgat, Burdur, Aydın ve Tekirdağ il başkanları görevden alındı. Böylece Kılıçdaroğlu’nun göreve dönüşünden bu yana görevden alınan il başkanı sayısı 43’e yükseldi. Ayrıca 14 yeni il başkanının atanmasına karar verildi.

…
SERT ÇIKTI
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu’nun daha önce dile getirdiği “Kayyum atansa daha mı iyi?” sözlerine çok sert ifadelerle yanıt verdi. Özel, hukuken atanacak bir kayyumun yetkilerinin sınırlı olacağını belirterek, “Vallahi daha iyi” dedi.
Cumhuriyet gazetesine konuşan Özel, CHP’nin olağanüstü kurultayı için 833 delegenin imza verdiğini, buna rağmen mevcut yönetimin kongre sürecini başlatmadığını savundu. Bu nedenle mahkemeye başvuracaklarını belirten Özel, olası bir kayyum yönetiminin görev ve yetkilerini örnek göstererek mevcut tabloyu eleştirdi.
Özel, “Kemal Bey ‘Kayyum atansa daha mı iyi?’ diyor. Vallahi daha iyi. Çünkü yetkisi sınırlı. 40 gün içinde kongre yapar. Eleman alamaz veya atamaz. Zorunlu harcamaları yapar. Mal alıp satamaz” ifadelerini kullandı.
Mevcut yönetimin ise bunun aksine hareket ettiğini öne süren Özel, “Şimdi alan, satan, vuran, kıran, 25 yıllık personeli işinden eden, polisle partiye giren bir durumla karşı karşıyayız” dedi.
CHP’de mutlak butlan kararının ardından yaşanan yönetim krizi ve karşılıklı açıklamalarla birlikte parti içindeki gerilim her geçen gün daha da tırmanıyor. Özel’in “Vallahi daha iyi” çıkışı, Kılıçdaroğlu’na yönelik şimdiye kadarki en sert ifadelerden biri olarak değerlendiriliyor.

…
“BUTLANCILAR SARAYA YANAŞMA ÇABASINDA”
CHP’de mutlak butlan süreciyle ilgili tartışmalar yeni bir polemikle daha derinleşti. CHP Sözcüsü Müslim Sarı’nın, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yargı sürecine ilişkin yaptığı “İmamoğlu susma hakkını kullandı” değerlendirmesi, parti içinde sert tepkilere neden oldu.
CHP Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Müslim Sarı’nın kullandığı ifadelerin iktidarın söylemiyle örtüştüğünü savundu. Bulut, “Ekrem İmamoğlu susma hakkını kullandı’ diyerek Sarayın dilini kullanan butlancı, aslında Saraya yanaşma hakkını kullandı. Verdiği mesaj çok net: ‘Siz nerede duruyorsanız biz de oradayız'” ifadelerini kullandı.
Bulut açıklamasında, mutlak butlan yönetimini hedef alarak, “Butlancılar kendilerine verilen vazife doğrultusunda, Türkiye’nin birinci partisi CHP’yi iktidara alternatif olmaktan çıkarıp Sarayın stepnesi haline getirmeye çalışıyor. Bu sadece siyasi bir savrulma değil; parti iradesine, seçmene ve mücadeleye ihanettir. Rezaletin de ötesinde bir teslimiyettir.” değerlendirmesinde bulundu.
Tartışmanın fitilini ateşleyen açıklama ise CHP Sözcüsü Müslim Sarı’dan geldi. Sarı, Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında gerçekleştirilen MYK toplantısının ardından yaptığı basın açıklamasında, İBB davasıyla ilgili bir soruya yanıt verirken, Ekrem İmamoğlu’nun duruşmada “susma hakkını kullandığını” ifade etmişti.
Sarı’nın bu sözleri kısa sürede CHP içinde yeni bir tartışmanın kapısını aralarken, parti içindeki mutlak butlan geriliminin söylem düzeyinde de sertleştiğini ortaya koydu. Burhanettin Bulut’un açıklamaları, seçilmiş yöneticiler ile Kılıçdaroğlu yönetiminin atadığı isimler arasındaki siyasi gerilimin yeni bir yansıması olarak değerlendiriliyor.















