sozbizde.com
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
sozbizde.com
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana sayfa YAZARLAR

Datça’dan selam var…

Sedat Kaya Ekleyen Sedat Kaya
Kasım 19, 2023
in YAZARLAR
0
Datça’dan selam var…
0
Paylaş
0
Gösterim
Share on FacebookShare on Twitter

19 Kasım

Sarı desem sarı değil.

Yeşil desem yeşil değil.

O değil, bu değil, şu değil.

Sabah merhaban ne güzel senin azamet.

17 Kasım

YÜREĞİMDE SERÇE SESLERİ

Sabahın erken saati.

Ferfecir bir anda, balkona, tam karşıma bir serçe kondu.

Sabah yıldızından gelmişti sanki.

Sanki güneşi o doğurmuştu.

Şükrü Erbaş diyor ya.

“Güneş değil inandım

Serçeler başlatıyor sabahı.”

Ben de bu sevimli serçe ile başladım sabaha.

İki kare fotoğrafını çekmeye kalmadan, ürktü.

Cik’leyerek gitti.

Ne ince ne naif bir sestir o cik.

Mutluluğun, huzurun sesidir.

Cemal Süreya, Tomris Uyar’a boşuna yazmamıştı.

“Sesinden öpüyorum, yüreğime serçeler bırakan sesinden.”

Bu ses de benim yüreğime milyonlarca serçe bırakıp gitti.

Birden Mao Zedung geldi aklıma.

O büyük devrimci.

1949 yılında Çin’in başına geçtiğinde büyük bir tarım toplumu yaratmayı hayal etmişti.

Köylü bir aileden geliyordu,

Bir toplum için tarımın ne kadar önemli olduğunu biliyordu.

Lakin varlıklı yetiştiğinden doğayı bilmiyordu.

Ülkede tarım reformunu başlatmak için ziraatçilerle, çiftçilerle toplantı üstüne toplantı yaptı.

Dediler ki, tarıma zarar veren dört hayvanın soyunun kurutulması gerek.

Serçe, fare, sivrisinek ve karasinek yok edilirse tarım şahlanacak dediler.

Mao ikna oldu.

1958 yılında “İleriye Doğru Büyük Sıçrama” sloganıyla tarım reformunu başlattı.

Çin devleti çiftçiye destek verecek, ürününe sahip çıkacaktı. Böylece halk aç kalmayacaktı.

Ama önce serçelerden kurtulmak gerekliydi.

Serçelerin katli vacipti.

Görüldükleri yerde yok edeceklerdi.

Çin topraklarında serçenin soyu kurutulacaktı.

Büyük bir seferberlik başladı.

Önce yemleyerek tuzağa düşürmeye kalktılar, serçeler pek faka basmadı.

Sonra aç bırakma ve yorma yöntemleri denediler.

Yaşlı genç tüm halk akşama kadar tencereler çalarak, serçelerin havada kalmalarını ve yorulmalarını sağlamaya çalıştı.

Ayrıca yuvalarına ve yumurtalarını zarar verildi.

Korkuluklar yapıldı, tarım alanlarına büyük kırmızı bayraklar asıldı.

Özel av ekipleri kuruldu.

Sapan dağıtıldı.

En çok serçe öldürenler ödüllendirdi.

Kısa sürede 2 milyardan fazla serçe yok edildi.

Çin’de artık yok denecek kadar az serçe kalmıştı.

Seferberlik amacına ulaşmış, zafer törenle kutlanmıştı.

Artık tarımda patlama yaşanacaktı.

Bol ürün alınacak, insanların karnı doyacaktı.

Ancak tam tersi oldu.

Serçeler olmayınca

milyarlarca zararlı böcek Çin’i kuşattı.

Tarım arazilerine girdiler.

Pirinç, buğday tarlalarını talan ettiler.

Çiftçi ürün alamayınca ülkede büyük bir kıtlık başladı.

Bırakın bakliyatı, hububatı, ekmek yapacak buğday bulamadılar.

Milyonlarca insan açlıktan öldü.

30 milyona yakın insan kırıldı.

Üç yıl sürdü bu kıtlık.

İşte o zaman anladılar,

serçelerin zararlı böcekleri yiyerek nasıl çiftçinin dostu olduğunu.

Sovyetler Birliği’nden yardım istendi. Vagon vagon serçe getirtilip, doğaya salındı.

Üç yıl önce lanetlenen, katledilen serçeler artık baş tacıydı.

Ve 1960 yılında Mao’nun talimatıyla serçeler koruma altına alındı.

Ekolojik sisteme müdahale etmenin bedeli çok ağır ödenmişti.

Doğada yaşam zincirleme olarak birbirine bağlı bir döngü.

Bu zincirin her halkası çok önemli.

Yaşam zincirinde bir serçenin işlevi bir insanınkinden daha önemsiz değil.

Belki de onca zararlıyı yediği için daha değerli.

O yüzden serçelere kıymayın efendiler.

Üstelik çocukların dostudur serçeler.

Hatırladınız mı?

Dostoyevski’nin Karamazof Kardeşleri’nde İlyuseçka şöyle demişti babasına.

“Babacığım, mezarımı toprakla örttükten sonra üzerine bir ekmek kabuğu ufala. Serçeler gelir; seslerini duyar, yalnız olmadığıma sevinirim.”

Ufalayın ekmek kabuklarını.

Serçeler konsun yüreğinize.

.

.

16 Kasım

BİR DEVRİMİN HİYAKESİ; CHE

Faik Ertener tiyatro dünyasında “hocaların hocası” olarak tanınıyor.

Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü mezunu.

Bugüne kadar 50’yi aşkın oyun yönetti, yurtdışında da ödüller aldı.

Rusya’da yılın en iyi yönetmeni seçildi.

Bir dönem devlet tiyatroları başrejisörüydü.

Birçok yerde tiyatro festivallerinin koordinatörlüğünü yürüttü.

Devlet Tiyatrolarının dışında özel kuruluşlara kültür sanat danışmanlığı yaptı, çok okulda eğitim verdi.

2007 yılında emekli oldu ve bir süredir Datça’da yaşıyor.

Datça için büyük bir şans.

Faik Ertener, Küba halkının özgürlük ve adalet savaşını, tarihsel gerçeklik temelinde anlatan bir tiyatro oyunu yazdı.

“Bir Devrimin Hikayesi; CHE.”

Bu kurgu 2019 yılında Oyun Yazarları Derneği’nin düzenlediği Ulusal Oyun Yazma Yarışması’nda birinci seçildi ve büyük ödülü aldı.

Ancak bugüne kadar hiçbir tiyatro bu oyunu sahneye taşımaya cesaret edemedi.

Üzücü ve düşündürücü.

Faik Ertener sağolsun “Bir Devrimin Hiyakesi; CHE” kitabını bana armağan etti.

Tiyatrosunu izlemeyeceğim ama en azından kitabını okuyacağım.

Var olsun.

Che isminden korkanlara da yazıklar olsun.

.

.

Pusu.

.

.

15 Kasım

ÇILDIRTAN CAZİBE

Çok sevimli görüyor değil mi?

Maske bu.

O maskenin altında bir vampir var.

Adı büvelek.

İneklerin baş belası.

Yapıştığı hayvan deli dana gibi çıldırır, kaçacak yer arar.

Bazen insanı da gözüne kestirir.

Aman ha.

.

.

Keyfe bakın hele.

.

.

14 Kasım

Analı kızlı.

Merhaba.

.

.

13 Kasım

100’LEŞEMEMEK

81 yıl önce bugün, 12 Kasım 1942’de bir gasp yasası geçti Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden.

Adı Varlık Vergisi.

Amacı azınlıkların malına mülküne el koymak.

Öyle ağır vergi borcu koydular ki, çoğunluk evini barkını satmak zorunda kaldı.

Yüzlerce fabrika, mağaza, villa bir anda haraç mezat el değiştirdi.

Borcunu ödeyemeyenler çalışma kamplarına gönderildi.

Yasa çıkmadan bir gün önce başbakan Şükrü Saraçoğlu şöyle demişti.

“Türk piyasasını Türklerin eline vereceğiz. Bu memleket tarafından gösterilen misafirperverlikten faydalanarak zengin oldukları halde, ona karşı bu nazik anda vazifelerini yapmaktan kaçınacak kimseler hakkında bu kanun, bütün şiddetiyle uygulanacaktır.”

Uygulandı.

Sermaye millileşti.

Sonuç zengin yine zengin, aç yine aç.

.

.

KAKTÜSLER DE ÇİÇEK AÇAR

Midillili Theophrastus botanik biliminin atasıydı.

Binlerce yıl önce yüzlerce bitkiyi kayıt altına aldı.

En ilgisini çeken bitki kaktüstü.

Dikenli bitkileri tek tek tanımlayamayınca ortak bir isim taktı; Kaktos.

Kuraklığa çok dayanıklı olan kaktüs, ömrünün büyük bölümünü uykuda geçirir.

Ne zaman yağmur yağar, uyanır, canlanır, hayat bulur.

Bugün Datça’ya birkaç damla yağmur yağdı, bahçedeki kaktüs çiçek açtı.

Çiçeği kendisi gibi sert, dirençli ve dikenli değil.

Aksine çok nazlı, çok narin ve çok kırılgan.

Koklasan küser, dokunsan düşer.

Ama inanılmaz güzel.

Ve ömrü sadece bir gün.

Bir günlük bir yaşam.

Kaktüs çiçeklerine kıymayın.

Bir gün de olsa, dolu dolu yaşasınlar.

Post Views: 226
Önceki yazı

İZMİR’İN DE ARTIK BİR YAYINEVİ VAR/MIŞ !

Sonraki Gönderi

ÇEŞME’NİN KARA KUTUSU: PORT ALAÇATI

Sedat Kaya

Sedat Kaya

Sonraki Gönderi
ÇEŞME’NİN KARA KUTUSU: PORT ALAÇATI

ÇEŞME’NİN KARA KUTUSU: PORT ALAÇATI

  • Çok okunanlar
  • Yorumlar
  • Son Haberler
Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Ekim 12, 2025
BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

Mart 9, 2025
Ceviz Ağacının Hafızası

Ceviz Ağacının Hafızası

Ağustos 27, 2025
Bir çakma kilise iki yoldaş…

Bir çakma kilise iki yoldaş…

Ağustos 25, 2022
Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

0
Nebati Margarinler Çağı

Nebati Margarinler Çağı

0
Pirus Generali

Pirus Generali

0
Bizden Karikatürler

Bizden Karikatürler

0
Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Güncel Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Kategorilere Gözat

  • BASINDAN
  • BİLİM TEKNOLOJİ
  • BİZDEN KARİKATÜRLER
  • ÇEVRE
  • ÇİZER
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GEZİ
  • GÜNCEL
  • GÜNÜN SÖZÜ
  • Hafta Ortası Karikatürü
  • İMECE DER
  • KADIN
  • KİTAP TANITIM
  • KONUK YAZAR
  • KÖŞE YAZISI
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • MEDYA
  • MİZAH
  • MÜZİK
  • ÖYKÜ
  • ÖZEL HABER
  • ÖZEL RÖPORTAJ
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • ŞİİR
  • SOSYAL MEDYADAN
  • SÖZ BİZDE
  • SÖZ SİZDE
  • SPOR
  • STK
  • TURİZM
  • Uncategorized
  • YAZARLAR
  • YEREL YÖNETİMLER
  • YORUM

Son Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.