Geçtiğimiz birkaç hafta içinde böyle bir açıklama yapıldı şehriniz İzmir’de. Neresinden baksam olumlu yanı, yönü olmayan, bu bakışı ve duruşuyla topluma katkı sağlamayacak bir girişimin “bize bakın, iyi işler de yapıyoruz” açılımından başka bir şey olmadığını söyleyebilirim.
Geçtiğimiz dönem İstanbul’ da tüm otoparkların gelirleri bir futbol kulübünün finansmanında kullanılmıştı. Büyük paralar ödenerek “yıldızı sönmüş” futbolcular alınarak, lig ve kupada iddialı takım oluşturulmuştu. Elbette birkaç göreceli başarı sonrası bu proje çöktü, halkın paraları da uçtu gitti.
Şimdi İzmir’de otoparkları işleten şirket bir yayınevi kurmuş. Buraya kadar çok iyi, ama baktığımda yapılan işler, şimdiye kadar yayımladığı kitaplar çok farklı yelpazede. Okul öncesi var, çocuk hikayeleri var, kültür var, anı var. Karmakarışık, öncelikle bir yayın planı, stratejisi, önceliği, hedefi yok. Aklına gelen bir şeyler yazıp getirmiş, oradaki arkadaşları da “ iyi, basalım o zaman” deyip yayımlamışlar sanki. Yazan arkadaşların bir emeği var elbet ama, çok satan kitaplar olacaksa eğer ülkedeki onca yayınevi bu fırsatı kaçırır mıydı? Hiç sanmıyorum. Şimdiye dek 17 kitap yayınlanmış. Kent kimliği, kent belleği ile ilgili geçmişten geleceğe ışık tutan, yol gösteren kitaplar çıkarmak çok da yakışırdı aslında.
“İzmir’in artık bir yayınevi var” çok iddialı olduğu kadar, çok haksız bir söylem. Hayatını yayıncılık ile kazanan bir kişi olarak böyle görülmekten rahatsızım. Bilinmeyebilir, ama bakınca görülür istenirse.
Özgür Eğitim Yayınları 1964 yılında Mevlüt Kaplan tarafından İzmir’de kuruldu. 60 yıla varan bu uzun soluklu yayın hayatında 670 çeşit kitap yayınladı. Tamamı çocuk ve gençlik yayını olan kitapları 25 milyondan fazla okuyucuya ulaştı tüm yurtta. Unesco/ Unicef aracılığı ile Afrika ve Asya ülkelerine gönderildi. Kitaplarımız, Türkiye’de MEB’e bağlı neredeyse tüm okul ve sınıf kitaplıkları ile Kültür Bakanlığı’na ait tüm kütüphanelerde yerini aldı. Halka açık 1 kütüphane, 3 kitaplık, 1 Kültürevi kurduk, kitaplık kuruluşlarına katkı verdik. 25 yıldır çocuk yazınını özendirme ve yeni isimleri çocuk edebiyatına kazandırmak adına “Mevlüt Kaplan Edebiyat Ödülü” veriyoruz. 100’den fazla dosya ödül aldı, bunların 35 tanesini yayımladık, kitaplaştırdık. Diğerleri de farklı yayınevlerince basıldı, kitaplaştı, okuyucuyla buluştu. Ülkemizin ve İzmir’imizin değerine katkı koymaya çalıştık. Hiçbir kişi ve kurumdan maddi destek almadık. Yerel yönetimlere kitap satışı yapmadık, kendi kendimize yalnızca çalıştık, ürettik. Görmek isteyen baktı, gördü.
Kurulan yeni yayınevinin uzun yıllar yaşayıp İzmir’li yazarların kitaplarını basıp dağıtmasını çok arzu ederim, içten dilerim. İzmir gerçekten yazar, çizer olarak zengin bir potansiyel barındırıyor. Mutfakta malzeme bol, aşçılar çok usta. Tüm mesele bu güzel yemeği tanıtmak, sunmak. Haydi görelim hünerinizi.
Bu yazıda isimlerini anmadan geçemeyeceğim, İzmir yayın hayatına katkı verenler, var olanlardan aklıma geliverenler; Bük Yayınları, Erdoğan Yayınları, Ege Rehber Yayınları, Arık Yayınları, Etki Yayınları, Yurttaş Yayınları, Okullar Yayınevi, Duvar Yayınları, Top Yayınları.
Demek ki zaten İzmir’de yayınevleri varmış.














