Aslında hikaye çok öncelerde başladı ülkemizde. 1970 ler “hayali ihracat” dönemiydi. Bir malı yurtdışına göndermiş gibi yaparak bunun üzerinden vergi iadesi alınıyordu. 1980 leri “banker faciası” olarak tanıdık, bildik. Faciaya uğrayan ise halkımızdı. Çoğu banker halktan yüksek getiri vaadiyle büyük paralar toplayıp kayıplara karışmıştı. 1990 larda bir “ponzi” olan “titan” herkese zengin olmayı öneriyor, toplanacak para ve insan kalmayınca da sırra kadem basıyordu. Olan yine halka ve elindeki birikimine oluyordu. 2000 lere geldiğimizde yol ve yöntem biraz değişik versiyonlarla karşımıza çıkıyordu. Tombik bir adam “çiftlikbank” diye bir oyun kuruyor, kısa sürede zengin olma hayalleri kurduruyordu. Sonuç değişmedi “tombik” yurtdışına kaçtı, halkın umutları da, parası da onunla birlikte yurtdışındaydı. 2010 larda borsada çabuk ve çok para kazanma söylemleri etkili oldu. Parayı toplayan ise çabuk ve çok para kazanarak Arnavutluk’a kaçtı. Halkın birikimleri yine buharlaşmıştı. 2020 ler artık “kripto para” dönemiydi. Her dönem olduğu gibi bu dönemin de uyanıkları, dolandırıcıları olacaktı elbette.
1970 devleti dolandırarak aslında yine halkın parasını çalan zihniyet elli yıl sonra yeniden atağa geçti. O yıllarda “hayali ihracat” ile parayı çuvallayanların devamı olanlar şimdi “naylon fatura” ile yine olmayan bir malı satmış, yada almış göstererek kısa sürede “Karun gibi” zengin olmuşlardı. ‘Kimbilir yakalananlar bu şekilde zengin olanların içinde ne kadar azdır’ diye düşünmeden edemiyorum.
2023 yılında ‘Polatlar’ vb olaylar yaşanırken az da olsa iyi ve güzel örnekler de yaşanıyordu.
20 yıldır tanıdığım, ilk açıldığı günden beridir de zaman zaman Alsancak ve Kemeraltı’ndaki lokantalarında yemek yediğim yer. “Ayşa Boşnak Börekçisi ve ev yemekleri” Ayşe hanım kardeşleriyle birlikte işletiyor. Bu hafta dünyaca tanınan “Michelin Yıldızı” nın, Uygun bütçeli, halkın ulaşabileceği, lezzetli, kaliteli mutfak ödülünü aldı. Ülkemiz ve şehrimiz için hayırlı olmasını diliyor, kendilerini çalışkanlıkları, titizlikleri ve bir kültürün kalıcı olmasına katkılarından dolayı kutluyorum. Başarılarının sürekliliğini diliyorum. Denemeyen arkadaşlarım birgün yol düşürün Kemeraltı’na, dünyanın en büyük çarşısını gezin, öğlen yemeğinde de bir karnaval yaşayın Ayşa’da.
Demek ki çalışınca, işin hakkını verince oluyormuş. Demek ki demirci çekicini aynı yere sürekli olarak vurursa ezdiği demire istediği şekli verebiliyormuş. Ç, çalmak değil, çalışmak. Demek ki oluyormuş.














