Ta Antik Yunan’dan beri ( yaklaşık 2.800 yıl ) kullanılagelen bir kavramdır Nomos..
Heraklitos’tan itibaren felsefi bir kimliğe bürünmüş, filozofların en büyük düşünsel probleminden biri olmuştur… Genel olarak toplumsal yasalara uymayı, erdemli bir yaşamın gerekçesi olarak görür Nomos.. Aristo’ya göre 2 çeşit Nomos vardır ;
İnsan yapımı Nomos , ki bu her toplumun kendi kural ve inançlarına göre değişir .. İkincisi ise tüm evrende geçerli olan Physis yani doğa yasaları…
Platon’un son kitabının adı
NOMOS yani “Kanunlar” dır..
Platon’a göre gücünü halkın davranış ve inançlarından alan Nomos’lara uyanlar namuslu, uymayanlar ise namussuzdur!
Dilimize, Arapça’dan geçmiş olan namus ( ki oraya da Grekçe nomos’tan geçmedir. ) her ne kadar biraz anlam kaymasına uğrayıp kişisel onur ve duruşu betimliyor olsa da özde değişen bir şey yok…
Kanunlara ve ahlaki normlara uymak namus ve nomos’un en büyük problemidir.
Sözü şuraya getirmek istiyorum ; namuslu gazeteciliğe !
Çağımız artık bilgilenme ve bilgiyi ışık hızında yayma çağıdır… Bu görev de esas olarak Gazeteciliģindir.. İster dijital ister örgün ve yaygın… Bunu doğru yapmak da bir gazetecilik etiği ve namusudur… Devletin de kendi koyduğu Nomos’lara uyma ve uygulama yükümlülüğü vardır. Ne ki, çağımızın Erk’leri işlerine geldiği gibi gerçekliği ters – yüz ederek eğip bükme ve toplumu böylece manipüle etme peşindeler. Gazetecileri de buna zorlayarak biat etmiş bir zümre ve Embedded Jurnalist ( iliştirilmiş gazeteci ) tipi yaratarak toplumu daha kolay yönetirler.
Lâkin , sular her zaman egemenlerin istediği yataklarda akmıyor..
Dürüst , halkına ve gazetecilik etiğine bağlı birçok gazeteci de var; hem ülkemizde hem dünyada..
Ben , dürüst ve namuslu tüm Gazetecileri selamlarken burada iki ismi zikretmek isterim.
Eveli gün yitirdiğimiz , Özgür Gündem Gazetesinin Genel yayın yönetmeni Hüseyin Aykol ve Halkın Kurtuluşu Gazetesi Yazıişleri Müdürlüğünden dolayı 748 yıl ceza almış olan gazeteci Veli Yılmaz .. Her ikisi de onurlu duruşun, zorbalığa karşı boyun eğmeyin sembolleri oldular. Halkın haber alma ve bilgilenme hakkını kendi rahat yaşamlarından daha kutsal ve değerli bildiler… Ne yazık ki Veli Yılmaz’ı daha çok gençken 43 yaşında kalp krizinden kaybetmiştik 1993 yılında.. Yürekli insan Hüseyin Aykol’da ardında nice direniş öyküleri bırakarak sonsuz uykusuna dalıverdi.. Her ikisi de Halkın Cönk Defterinde Namus abidesi olarak yerlerini aldılar… Yıldızlar haberci ve Yoldaş olsun onlara…
Necdet Gökçe 03.01.2025.














