FESATLIK MI ?
ÇOK BİLMİŞLİK Mİ ?
Hobisi balık avı olan arkadaşlar mutlaka denk gelmiştir.
Sosyal medyadaki balık avı gruplarında bazı tipler var.
Özellikle Bodrum bölgesinde yaptığı avı paylaşan arkadaşlara hemen,
” Çiftlik kıyısı mı ? ” diye sorarlar.
veya,
” Çiftlik kıyısında çocuk da tutar o balıkları ” diye yazıp,
insanların keyfine limon sıkarlar.
İnanın bu insanların çoğu çiftlik kıyısında da,
açık deniz meralarında da o balığı tutamazlar.
veya
ömürleri boyunca çiftlik kıyısında hiç av yapmamış kişilerdir.
Bunun aksi olsa böyle çok bilmişlik yapmazlar.
Aslında sordukları bu soru,
bilgi almak için değil,
o paylaşımı yapan kişiyi aşağılamak, küçümsemek için sordukları bir sorudur.
Sanırlar ki,
Çiftlik kıyısındaki balıkları tutmak o kadar kolaydır ki,
oltayı atar atmaz hemen yemi yutup yakalanırlar.
Sanırlar ki,
çiftliğin etrafında, aynı kafeslerin içindeki gibi,
on binlerce balık var.
Deyim yerindeyse olta balıkların üstüne düşer.
Oysa ki durum hiç de öyle sandıkları gibi değildir.
Ben iddia ediyorum,
açık denizde yaşayan balıkları tutmak,
Çiftlik kenarındaki balıkları tutmaktan daha kolaydır.
Açık deniz balığı, yumurta dökme dönemi dışında
oltaya daha sert vurur.
Çünkü doğa ona,
yemi başkasına kaptırmadan elde etmeyi öğretmiştir.
Bu yüzden diğer balıklardan önce saldırıp kapmak zorundadır.
Çiftlik çevresinde yaşayan balıklar ise,
kafeslerin periyodik olarak yemlenmesi sırasında,
ağlardan denize de dökülen hazır yemek imkanı da bulur.
Bu yüzden yeme vurması da farklıdır.
Vurmak, parçalamak yerine,
deyim yerinde ise, yemi emer.
Bu yüzden oltacı,
vuruşu çok daha hafif, hatta belli belirsiz hisseder.
Eğer çok hassas kamış ve el tecrübesi yoksa ,
yemi kaptırdığının bile farkına varmaz.
Boşu boşuna balık vuracak diye,
oltası aşağıda bekler.
Çiftlik kenarı avında, tasmalama bile farklıdır.
Bu yüzden biz, çiftlik kenarı avına giderken
eğer ekipte, bu ava ilk kez katılan bir arkadaşımız varsa,
ona önce sözlü olarak,
sonra balık vurduğunda, tasmalamayı yaparken bizi seyretmesini söyler ve o anı da gözünle görecek şekilde anlatırız.
Çünkü bizde böyle öğrendik.
Çok bilmiş müthiş avcı bak,
videodaki balıklar,
geçen yıl çiftlik kenarı avında tuttuğum balıklar.
Diyelim ki çiftlik kıyısı avı o kadar kolaydır ki
hiç tecrübe istemez,
Sana ne ?
Belki de ömründe ilk defa balık tutmuş insanların sevincini,
Bu tip yorumlar yazarak, küçümsemek, aşağılamak,
sana ne kazandıracak ?
Söyle bana yapraaam
Bu şekilde yapmakla eline ne geçecek ?

…
Öğle saatlerine kadar balık alamadık.
Galiba bugün olmayacak ama bütün taşları sırayla yoklayalım,
Hava da sertleşiyor olmazsa döneriz diye düşünürken,
öğleden sonra çupraları bulduk.
Sabreden derviş misali ,
Arka arkaya çekmeye başlayınca da,
eve yine buzluklarımız dolu döndük.

…
YOKSULLUK EDEBİYATI…..
Gerek siyasi parti yetkilileri,
gerekse sosyal medyada
süslü süslü felsefi laflarla 7/24 siyasi paylaşım yapan arkadaşlar,
Hep yoksulluktan, işsizlikten bahsediyor.
Yani sürekli ağlama modundalar.
Yaptıkları sadece keskin laflarla,
yoksulluktan, işsizlikten şikayet edenlerle birlikte ağlamak.
Bazen onlara ” Ağlamak istiyorsan başını omuzuma yaslayabilirsin ” diyesim geliyor da , sonuç değişmeyeceği için demiyorum.
Ya arkadaş sende onlarla birlikte ağlayınca sorunlar çözülüyor mu ?
Çözümün ne onu anlatsana.
İşsizliği önlemenin yolu nedir ?
Üretimi arttırmak için
Ne yapacaksın, nasıl yapacaksın anlatan var mı ?
Yok……
Hangi işkollarında hangi vasıfta, ne kadar eleman açığı var ?
Bu konuda bir planlaman, bir planın var mı ?
Yok……
Dünya ve ülkenin koşullarına göre, hangi işkollarında üretimi arttırıp teşvik edeceksin,
Eğitim sistemini buna uygun nasıl planlayacaksın,
Bu konu da 5 – 10 – 15 yıllık planlaman nedir ?
veya böyle bir çalışman var mı ?
Yok…..
Talebin çok üstünde, üstelik istenen vasıfların çok altında mühendislik fakültesi açıp,
her yıl işsizler ordusuna binlerce kişi ekliyorlar
Ve hale gecekondu misali mühendislik fakültesi açılıyor.
Sonra mühendis pazarcılık yapıyor Kahrolsun diyorsun.
Atanamayan yüzbinlerce öğretmen var.
Hala İhtiyacın çok üstünde öğretmen mezun ediliyor.
Sonra öğretmenler üç harfli marketlerde kasiyerlik yapıyor,
olmaz olsun böyle düzen diyorsun.
Belki çok kötü bir örnek olacak ama,
İhtiyacın 2 ekmek ise 5 ekmek alırsan 3 tanesi çöpe gider.
Şu anda yapılan tam da bu.
Bu konularda çözüm önerin ne?
Siz,
İş imkanı neredeyse sıfır olan üniversite bölümlerine giren çocuklarınızın fotoğraflarını gururla paylaşırken,
Ben dahil sanayinin, ticaretin, piyasanın içinde olan bir çok kişinin içi buruluyor.
Çocuğun da, ailenin de 4 – 5 yılı heba oldu diye üzülüyor.
Sonuç olarak,
Yoksulluk edebiyatı ile,
ağlayanla birlikte ağlamak ile bir yere varılmaz.
Çözüm anlatın bana ÇÖZÜM.
Yoksa ne bu düzen ,
Ne düzen , ne de düzülen değişmez.
Böyle gelmiş böyle gider.

…
İSTEMİYORUM YAAAA ZORLAMAYIN….
Son 10 günde ABD ordusuna mensup kadın askerlerden,
41 tane arkadaşlık isteği gelmiş.
Hiç birini kabul etmedim.
Neden mi ?
Birincisi ben evliyim.
İkincisi emperyalizme ve onun ordusuna da karşıyım
Nasıl ama ?
Çok inandırıcı bir sebep değil mi ?















